Alımlama estetiği, okur merkezli bir edebiyat kuramıdır. Kökleri 1960'lı yılların sonlarına kadar giden bu düşüncenin ana fikri edebi eserleri her okurun kendi bilgisine, hayata bakışına, deneyimine göre alımlayacağıdır. Bu nedenle eserler hakkındaki yorumlar çok çeşitli olacaktır. Doğal olarak tek ya da doğru bir yorum yerine çeşitli, birbirinden çok farklı yorumlar doğacaktır. Yine de alımlama estetiği kuramı, "hermeneutik"in alt türüdür. Yine benzer bir zaman diliminde ortaya çıkan postmodern edebiyatla da fikren örtüşür. Postmodern edebiyatta yazar metnin bir parçası haline gelirken alımlama estetiği de yazarı merkeze almak yerine okuru odağına alır. Bu kurama göre metni var eden okurun kendisidir.
Umberto Eco'nun 1962 yılında yayımlanan kitabı Açık Yapıt'sa sanat eserlerinin açıklığı üzerine fikrini belirtir. Bu düşünceye göre her sanat yapıtı farklı yorumlamalara imkan tanır. Bazı eserlerse, tıpkı Kafka'nın romanlarında olduğu gibi anlatımdaki imgesel dil sebebiyle okurlar için daha fazla yoruma imkan sağlamaktadır. Böyle metinler daha geniş bir açıklığa sahiptir.
Bu konuları detaylıca anlattığım videoyu izlemek için: youtu.be/axASbW3GXM0
Hermeneutik kavramına edebiyat üzerinden baktığımızda bir edebi eserin doğru anlaşılması için yapılan yorumlar olarak izah edebiliriz. Dilimize yorumsama olarak geçen bu kavram, okurun ilgili eseri yanlış anlamasını, yeterince anlamamasını ve aşırı yoruma gitmesini engelleyen çalışmalardır diyebiliriz. İnceleme ve eleştiri yazılarıyla akademik çalışmalar hermeneutik kapsamına girer. Aşırı yorum teziyse ünlü İtalyan yazar ve akademisyen Umberto Eco'ya aittir. Okur merkezli eleştiri kuramlarının okura sınırsız bir alan açmasını eleştirir Eco. Yorumlamanın bir ölçütü olması gerektiğinden ve yazarın planladığı maksadı ve eserini aşan yorumlardan kaçınılması gerektiğinden bahseder.
Bu konuları detaylıca anlattığım videoyu izlemek için: youtu.be/a8n8gDcsrIQ