Turhan Yıldırım

Turhan Yıldırım
@ty1983
Sıkı Okur
Yazar, Youtube İçerik Üreticisi
Yüksek Lisans
İstanbul
İstanbul, 22 Temmuz 1983
1.566 moderatör puanı
4.438 kütüphaneci puanı
1612 okur puanı
Temmuz 2018 tarihinde katıldı
8/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
Kosta Rikalı yazar Carlos Fonseca'nın ikinci romanı olan Hayvan Müzesi, bir moda tasarımcıyla müzebilimcinin hayvanların kamuflaj özelliğini kullanarak yapılacak bir projenin işbirliği için tanışmasıyla başlar. Üç ayrı zamanda geçen bu katmanlı metinde 1977'ye geçiş yapıp modacı Giovanna'nın çocukluğuna gidilir. Sonrasında büyük şehirden kaçıp Latin Amerika'nın ıssızlığına giden ve orada kıyamet günü habercisi bir çocuğun peşine takılan oyuncu ve fotoğrafçı eşlerin hikâyesine geçeriz. Romanın burası sistemden kaçıp kendince kurtuluşa ermeye çalışanların yaşadığı umutsuzluk hissidir. Metnin bir sonraki aşamasındaysa gerçeği yalanla değiştirip hiçbir menfaat elde etmeden borsa manipülasyonları yapan Virginia'nın sanat anlayışına ve bitmemiş bir gökdeleni yaşam alanına çeviren insanların hayatına geçiyoruz. Roman, Kapitalizm, Neo-liberalizm, Beat kuşağı, Post-truth çağı gibi pek çok düşüncenin eleştirisini yapıyor. Bunu da çok sayıda düşünür ve yazarın eserlerine yaptığı göndermelerle sağlıyor. Karşımızda entelektüel düzeyi üst seviye olan ve birbirine iç içe geçmiş hikâyeler ve farklı zamanlar etrafında büyük bir kurmaca evreni kurabilmiş yazar var. Hayvan Müzesi gayet zor ve karmaşık bir roman ama Fonseca'nın yazarlığına hayran olmamak elde değil. Bu kitabı detaylıca incelediğim videoyu izlemek için: youtu.be/gucGG2xJPpw
Hayvan MüzesiCarlos Fonseca · Metis Kitap · 201987 okunma
Reklam
9/10
·847 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
Direnmenin Estetiği üç ciltten oluşan bir belge roman. Türkçe çevirisi yaklaşık 850 sayfa olan, devasa boyutuyla kütle roman diye adlandırabileceğimiz, 1937 - 1944 arasındaki Dünyanın en kanlı dönemlerden birini, başta Almanya olmak üzere Avrupa'nın çeşitli şehirleri üzerinden "ben" anlatıcıyla bizlere anlatan bir eser. Öyle ki uzunca cümlelere, sayfalarca süren paragraflara, ben anlatıcının hem bir aktör hem de aktaran olduğu bir yapıya sahip. Örneğine pek de denk gelemeyeceğimiz yer yer otobiyografik bir kurmaca. Direnmenin tarihiyle estetiği bir araya getirmiş, hem Hitler'e ve Franco'ya olan mücadeleyi hem de sanatın çeşitli türlerine dair örnekleri bol bol okuyoruz romanda. Kafka'dan Neukrantz'a, Brecht'ten Karin Boye'ye kadar pek çok yazarı ve sanat eserini görüyoruz metinde. Siyasi olaraksa Nazilerin ortaya çıkışından İkinci Dünya Savaşı Almanya'sına, İspanya İç Savaşı'ndan Soyvetler Birliği'ne, Çekoslovakya'dan İsveç'e kadar çok sayıda ülkede gezinerek dönemin politik meselelerini okuyoruz romanda. Bu romanı detaylıca anlattığım videoyu izlemek için: youtu.be/CjPGN-WqdWY
Edebiyat
Direnmenin EstetiğiPeter Weiss · İletişim Yayıncılık · 201475 okunma
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
Bir Göçmen Kuştu O, 93 Harbi olarak geçen Hicri Takvime göre 1293 tarihli Osmanlı - Rus Savaşı'ndan başlayarak Emir Bey ve ailesinin yaklaşık 90 yıllık zaman dilimindeki yaşantısının, özenli bir dil ve iyi bir mimariye sahip kurgu yapısıyla anlatılmasının romanıdır. Bu romanın daha sonra devamı Emir Bey'in Kızları olarak gelmiştir. 93 Harbi'nden başlayarak İstanbul'un işgali, Kuvayı Milliye günleri, Cumhuriyet'in kuruluşu ve sonrasında Ankara'da yaşananlar, İkinci Dünya Savaşı öncesinde ülkenin durumu ve elbette tüm bunların içerisinde Emir Bey'in ailesinin hayatı. Üçüncü şahıs anlatıcı ve serbest dolaylı anlatımın bir arada görüldüğü romanda, Emir Bey'in hayatını etrafındaki kadınlardan dinleriz. Bu bazen annesi, bazen eşi, bazense kızıdır. Özellikle Ayla Kutlu'nun tarihi olabildiğince tarafsız anlatabilmesi, kurguladığı karakterleri de iyi ve kötü yönleriyle romana dahil edebilmesi takdire şayan. Zaten bu durum da kitaba 1986 yılında Madaralı Roman Ödülü'nü getirmiş. Bu kitabı detaylıca incelediğim videoyu izlemek için: youtu.be/movKnfurhc4
Edebiyat
Bir Göçmen Kuştu OAyla Kutlu · Bilgi Yayınları · 2008193 okunma
9/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2025 54. kitabı
Fatma Nur Uysal Pınar'ın ilk kitabı Miyase Çıkmazı, tıpkı esere adını veren öyküde olduğu gibi insana dair çıkmazların anlatıldığı metinlerin yer aldığı bir yapıt. Bundan dolayı kitaba bu öykünün adını verilmesini gayet yerinde olmuş. Gülhan Tuba Çelik 'in kimi kitaplar için söylediği "bizden, samimi öyküler" ifadesini aynı şekilde ben de bu eser için kullanabilirim. Dili temiz, daha ilk sayfadan okurunu yakalayan, birinci şahıs anlatımı yoğun, aile ya da gönül ilişkilerindeki kırıklıkları, ölümü ve daha pek çok insana dair çıkmazları anlatan metinlerin bulunduğu bir kitap. Örneğin, travmatik geçmişini sevdiğine ancak bir mektup vasıtasıyla anlatabilen karakter de yer alıyor öyküde. Yani esasen karakterler ya bir nedenden dolayı suskun ya da "Miyase Çıkmazı" öyküsünde olduğu gibi susmak zorunda. Sadece kadın karakterleri değil erkek karakterlerin birinci şahıs anlatımı da gayet başarılı. Ayrıca yaşlıya da çocuğa da iyi anlattırmış yazar. Öykülerin kurguları genel olarak başarılı ve inandırıcı. Bazı öykülerde birinci şahıs anlatımda yazar sesini de duyuyoruz. Fakat yine de kabul edilebilir seviyede. Keza birkaç öyküde acı, keder anlatımı biraz fazla olmuş. Elbette tüm bunlar ilk kitabın ufak tefek kusurlarıdır. Miyase Çıkmazı'nı es geçilmemesi gereken bir yapıt olarak görüyorum.
Miyase ÇıkmazıFatma Nur Uysal Pınar · Loras Kitap · 202460 okunma
10/10
·61 syf.··
Beğendi
·
2025 46. kitabı
Bir kitaba denk gelirsiniz ve metindeki olağanüstü anlatımla sayfalara çakılıp kalırsınız. Demet Fünf'ün sadece 60 sayfalık Selki'si de böyle bir eser. Yoğun bakımdaki Sevim'le ablasının ikili anlatımıyla kurulan eser, birbirine iki zıt dilin buluşmasıyla meydana gelmiş. Sevim'in anlatımı daha çok şiirde gördüğümüz "sapma" üzerinden kurgulanmış. Bunun "deliryum" yaşayan hastanın zihnini algılayabilmemiz için çok iyi bir seçim olduğunu düşünüyorum. Geçirdiği kaza sonrasında düştüğü marazlı hâli aşıp oğluna ulaşma çabasını görüyoruz. Onun geçmişini ve yaşadığı şu anki durumu da ablasının anlatımından okuyoruz. Daha önce denk gelmemiş olmama çok üzüldüğüm bir kitap oldu Selki. Son sayfalarına bir damla gözyaşı da döktüm. Bu metinden bana kalan Sevim'in ürettiği kimi sapma sözcükleri kaldı: akılbaş, yazvaz, terkbırakmış, düğümce, seçebenek, rengâhenk.
SelkiDemet Fünf · Sel Yayıncılık · 202166 okunma
Reklam