Kitap 18 bölümden oluşuyor. 15. bölüm tiyatro oyunu şeklinde ve uzunca. Bu nedenle o kısmı iki güne yayarak, gün arası vermeden 19 günde okumak Ulysses için ideali. Araya mesafe girdiği anda bu romanı okumak giderek zorlaşıyor. Tüm bunları, ayrı zamanlarda üç çeviriyi de okumanın verdiği deneyimle söylüyorum. Yanına kılavuz kitaplardan biri alınarak ya da öncesinde kılavuz kitap niyetine Benden'iz James Joyce okunarak da başlanabilir. Herhangi bir kılavuz kitap olmadan da rahatlıkla okunabilir. Romanı esasen zorlaştıran bölümlerdeki biçim deneyişleri. Tabiri caizse ilk üç bölümde hafif eğimli bir yokuşta yürürken sonrasında her bölümde yokuşun eğimi dramatik şekilde artıyor. Kurmacanın doğasına kendinizi bırakarak ve ara vermeksizin rahatlıkla 19-20 günlük bir sürede bu özel eseri okuyabilirsiniz. Asıl iş Ulysses sonrasında başlıyor.
Etkinliğe katılan herkese kolaylıklar ve keyifli okumalar diliyorum.
Buraların dutluk olduğu zamanlarda okuma etkinlikleri yapılırdı. Yalnız başıma okumaya korktuğum birçok eseri burada arkadaşlarımla birlikte okudum. Savaş ve Barış, Don Kişot, İnce Memed, Anna Karenina bunlardan bazıları. Şimdilerde böyle etkinlikler kalmasa bile Ulysses okumak için ben erkenden duyuru yapmak ve bu çetin yolda arkadaşlık yapacak kimse çıkar mı diye denemek istiyorum. Aynı tarihlerde birlikte okuma yapmak isteyenleri bu iletinin altına ekleyeceğim.
Okuma zorluğu konusunda üst sıralarda yer alan bu eser için 2 aylık bir süre düşündüm. 1 Temmuz’da başlayarak Ağustos sonunda bitirmek istiyorum. Bu süreçte birlikte okumak isteyenler çıkarsa alıntı, yorum ve incelemelerle burayı biraz zenginleştirebiliriz.
Yazarın ölümünün üzerinden 70 yıldan fazla geçmiş olduğu hâlde çeviri zorluğundan dolayı yayınevleri tarafından pek basılmayan bu eser için 3 yayınevinden birini tercih edebiliriz.
1. Ulysses – Yapı Kredi Yayınları – Çev: Nevzat Erkmen
2. Ulysses – Norgunk Yayınları – Çev: Armağan Ekici
3. Ulysses – Kafka Kitap – Çev: Fuat Sevimay
Cesareti olanları 1 Temmuz’a kadar düelloya davet ediyorum.
Ulysses Okuma Etkinliği
1. Resul Bulama
2. Eylül Türk
3. Râbia
4. Beyzanur Gökduman
5. Aybike
6. SEDA
7. Fатма ᵕ̈♡︎
8. Yasemin zengin
9. FŲƝƊÁ
10. fiLiz
11. GONCA
12. Mustafa A.
13. Osman Y.
14. Homeless
15. Orhan Gazi
16. ...
Hece Öykü Dergisi - Sayı 132 (Aralık 2025 - Ocak 2026) 'de "2000 Sonrası Türk Edebiyatında Küçürek Öykü" başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Edebiyatımızda küçüreğe dair her şeyi kapsayan bir kitap yazmayı düşünüyorum. Fotoğrafta önemli eksiklikler var ama yalnızca bir öykü içeren kitaplar bile çalışmama dahil olacak. Yorumlarınızla bu iletimi zenginleştirmenizi, bana küçürek öyküye dair kitap, antoloji, dergi vs. önerilerinde bulunmanızı rica ediyorum. "Her şey" derken, küçürek öykünün isim tartışması dahil, bu türe dair edebiyatımızda yapılmış tüm çalışmaları kastediyorum.
Youtube kanalımı açalı 1 Nisan itibarıyla tam 6 sene olmuş. Bu süre zarfında edebiyat adına olabildiğince kapsayıcı videolar çekmeye çalıştım. Kitap incelemelerinden yazar biyografilerine, anlatım tekniklerinden kuramlara, yazarmış gibi okumaktan yazarlığın kendisine dair 400'e yakın video yayımladım. Bu mecrayı bir edebiyat atölyesiymiş gibi kurgulamıştım, o minvalde ilerledim ve bugüne geldiğimizdeyse 15 bin aboneye ulaşmışız. Kanalı açtığımda henüz kitaplarım yoktu. Bu süre zarfında üç öykü kitabım geldi. Dördüncü eserim de pek yakında. Sözün özü, bugüne kadar yorumlarıyla YouTube kanalıma değer katan ve senelerdir videolarımı takip eden herkese içtenlikle teşekkür ediyorum. youtube.com/@turhanyildirim
Şair Gönül Demircioğlu ve benim ortak kitabımız Arşe Duo 'nun söyleşisi 7 Şubat Cumartesi saat 15.00'te Alakarga Yayınları'na ait Kadıköy Alakarga Kitapçısı'nda yapılacak. Kitabımız dışında düzyazı şiir ve küçürek öyküden de bahsedeceğimiz edebiyat sohbetimize tüm edebiyatsever dostlarımızı bekleriz.
Üsluba sözlük anlamıyla baktığımızda karşımıza, sanatçının kendine özgü anlatış biçimi ifadesi çıkıyor. Bana göreyse edebiyatta üslup yazarın imzası, parmak izidir. Her zaman ilk kitaptan bunu göremesek de üslubun çekirdeğini, ham halini anlayabiliriz. Kimi zaman da daha ilk eserinden belli eder üslubunu yazar. Zaman içerisinde üslup geliştirebilir, değiştirebilir. Yazılan eser sayısı arttıkça üslup da şekillenip kıvamına gelecektir. Vakit geçtikçe imza da kusursuz hale gelecektir. Buna en iyi örnek Sevim Burak'tır. Gazetelerde kalan öykülerindeki üslupla daha sonraki yıllarda yayımlanan Yanık Saraylar kitabının içinde yer alan metinlerin tarzı birbirinden çok farklıdır.
Bu konuyu detaylıca anlattığım videoyu izlemek için: youtu.be/PPSgAHoGGyg