Turhan Yıldırım

Turhan Yıldırım
@ty1983
Sıkı Okur
Yazar, Youtube İçerik Üreticisi
Yüksek Lisans
İstanbul
İstanbul, 22 Temmuz 1983
1.566 moderatör puanı
4.438 kütüphaneci puanı
1614 okur puanı
Temmuz 2018 tarihinde katıldı
9/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2024 70. kitabı
Hicret Birik'in Yedi Yılanlı Kavuk adlı ilk öykü kitabı içinde on yedi öyküyü barındırıyor. Yazarın metinlerinde en dikkat çekici unsur kurgu zekası. Hem geçmişten hem de günümüzden öyküleri kurgularken birbirinden farklı düzlemde metinleri kaleme alabilmiş. Mesela eserdeki ilk öyküye baktığımızda, bir temizlik görevlisi kadının hayatını konçerto üstünden görüyoruz. Ayrıca kitaba adını veren öykü nefis. Bu metinde olduğu gibi tarihsel üstkurmacaya kaydığında özel bir yazarla karşılaşıyoruz. Bununla beraber günümüze dair öyküleri de genel olarak başarılı. Eğer kendisi öykü türünde devam edecekse bu iki damarı da sonraki eserlerinde dengeli şekilde sürdürmeli. Bir ilk kitap olmanın kusuru da bazı öykülerin seçimlerinde gizli. Örneğin "Dini Bütün Tefeci Osman" öyküsü, daha metnin isminden başlayarak yazar karakterini karikatürize ettiğinden bu esere yakışmayan bir metin olmuş. Anlatım dilinde başta uzun cümleler ve az paragrafa sahip öykü yapısı göze çarpıyor. Bu yapılanın, zaten kurgu anlamında okuru da zorlayan öykülerin bulunduğu bir kitapta işi daha da çetrefil hale getirdiğini düşünüyorum. Bazı öykülerde finaller muallak kalmış durumda. Böylesi bir kitap için belirgin sonların çok daha iyi olacağını düşünüyorum. Son olarak günümüz edebiyatındaki yeni öykü kitapları arasında farklı bir nefes olmuş Yedi Yılanlı Kavuk.
Yedi Yılanlı KavukHicret Birik · Metinlerarası Kitap Yayınları · 202428 okunma
Reklam

Turhan Yıldırım

, bir kitap okudu
9/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2024 70. kitabı
Hicret Birik
9/10 · 28 okunma
10/10
·76 syf.··
Beğendi
·
2024 34. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2024 14:20
Çığlıkta Arşe, tamamı düzyazı şiirlerden oluşan bir eser. “Çığlıkta Arşe” ve “Cehennette Ece” adlı iki bölüme ayrılmış kitapta toplamda elli iki adet şiir bulunuyor. Eserin arka kapağında, bu kitabın “ses” ve “düş” birlikteliğiyle kurulduğu yazılmış. Çığlıkta Arşe’de yer alan şiirlerdeki sesin yansımasıysa “çığlık”. Kitabın kapağında ağzında arşe bulunan kuşun varlığı bize çığlığın kaynağını gösteriyor. Zaten mısralarda pek çok hayvanın ismen geçtiğini gördüğümüz yapıtta, özellikle karganın tiz sesine daha fazla denk geliyoruz. Kitaptaki şiirlerin düşle kurulmasına geldiğimizdeyse eserdeki mısralar okuruna kâbus gördürtmüyor. Dizelerin renkleri zifir karası değil belki ama uyandıktan sonra tedirginlik hissini rüyayı görenin üstünde bir süreliğine bırakan düşler gibi. Çığlıkta Arşe’de bulunan şiirlerin meselesine baktığımızdaysa iki unsurun öne çıktığını görebiliyoruz. Bunun ilki, insan eliyle doğaya verilen zarar. Diğeriyse ailenin ve toplumun, çocuğun zihin dünyasında yarattığı geri dönüşü olmayan tahribat. Bu iki konu dizelerde yoğunlukla irdelenmiş. Sonuç olarak Gönül Demircioğlu’nun ikinci şiir kitabı Çığlıkta Arşe, sadece düzyazı şiir türünde yazılmış bir eser olarak değil, içindeki şiirlerin kendine özgü sesi ve şairin meseleleri ele alış şeklindeki farklılıkla öne çıkıyor.
Çığlıkta ArşeGönül Demircioğlu · Mahal Edebiyat Yayınları · 20244 okunma
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2024 63. kitabı
Ahsen Dalca Korkutan'ın ilk öykü kitabı Belki de Muhteşem, leziz anlatım diliyle öne çıkan bir eser. Kitapta yer alan tüm öykülerde bunu görebiliyoruz. Bir ilk eser olduğu için ufak tefek problemler olsa da anlatım nefis, usul usul. Birinci şahıs anlatıcı kullanımı öykülerde çoğunlukta. Özellikle eserin başlarında bunu daha çok görüyoruz. Yazarın "ben" anlatıcı kullanımını üçüncü şahıs anlatıcıya göre daha başarılı buldum. Kitapta şu öyküler öne çıkıyor diyemem. Bütünü itibarıyla bir duygu veren, meselelerini sakince ifade eden bir kitapla karşı karşıyayız. Öykülerde ritim çok yükselmiyor, bazılarındaysa finaller sürpriz sonlu. Metinler konu olarak daha çok aile üstünden. Ama bunu öyküye dökerken yazar fazlasıyla incelikli yapmış. Belki de Muhteşem'i bitirince üstüne kim ne demiş, diye bakma ihtiyacı duydum ve Olağan Hikâye dergisinin 23. sayısında Sebahat Meraki ve Merve Çakır'ın değerlendirmelerini okudum. Merve Çakır'ın 19 öykü bu kitap için fazla tespitine katılıyorum. (Gerçi benim gibi kitabında küçürekler dahil 27 öyküyü barındıran bir yazar için bu durum enteresan ama bana da okurken öyle geldi.) En azından son iki öykü dahil edilmeyerek kitabın 96 sayfada bitmesini tercih ederdim. Dilindeki lezzetin de etkisiyle tek nefeste okuması kolay bir yapıt değil Belki de Muhteşem. Bundandır ki sonlara doğru okuru tık nefes bırakabiliyor. Sebahat Meraki'nin öykü isimleri hakkında söylediği, yazarın muhtemelen adları sonradan metinlere verdiği düşüncesine de katılıyorum. Gerçi bunu ben de yazarıyla konuşmadım ama tahminim bu yönde. Bu anlatıma yaraşır daha imgesel öykü isimleri isterdim. Hem kapak tasarımı hem de eser adı daha iyi olabilirmiş. Sebahat Hanım'ın tespit ettiği "çukur" imgesi gibi özellikle baştaki öykülerde, anlatılan durumu ya da olayı simgeleyebilecek
Edebiyat
Belki de MuhteşemAhsen Dalca Korkutan · Ötüken Neşriyat · 202410 okunma
Reklam