Turhan Yıldırım

Turhan Yıldırım
@ty1983
Sıkı Okur
Yazar, Youtube İçerik Üreticisi
Yüksek Lisans
İstanbul
İstanbul, 22 Temmuz 1983
1.566 moderatör puanı
4.438 kütüphaneci puanı
1614 okur puanı
Temmuz 2018 tarihinde katıldı
10/10
·76 syf.··
Beğendi
·
2024 34. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2024 14:20
Çığlıkta Arşe, tamamı düzyazı şiirlerden oluşan bir eser. “Çığlıkta Arşe” ve “Cehennette Ece” adlı iki bölüme ayrılmış kitapta toplamda elli iki adet şiir bulunuyor. Eserin arka kapağında, bu kitabın “ses” ve “düş” birlikteliğiyle kurulduğu yazılmış. Çığlıkta Arşe’de yer alan şiirlerdeki sesin yansımasıysa “çığlık”. Kitabın kapağında ağzında arşe bulunan kuşun varlığı bize çığlığın kaynağını gösteriyor. Zaten mısralarda pek çok hayvanın ismen geçtiğini gördüğümüz yapıtta, özellikle karganın tiz sesine daha fazla denk geliyoruz. Kitaptaki şiirlerin düşle kurulmasına geldiğimizdeyse eserdeki mısralar okuruna kâbus gördürtmüyor. Dizelerin renkleri zifir karası değil belki ama uyandıktan sonra tedirginlik hissini rüyayı görenin üstünde bir süreliğine bırakan düşler gibi. Çığlıkta Arşe’de bulunan şiirlerin meselesine baktığımızdaysa iki unsurun öne çıktığını görebiliyoruz. Bunun ilki, insan eliyle doğaya verilen zarar. Diğeriyse ailenin ve toplumun, çocuğun zihin dünyasında yarattığı geri dönüşü olmayan tahribat. Bu iki konu dizelerde yoğunlukla irdelenmiş. Sonuç olarak Gönül Demircioğlu’nun ikinci şiir kitabı Çığlıkta Arşe, sadece düzyazı şiir türünde yazılmış bir eser olarak değil, içindeki şiirlerin kendine özgü sesi ve şairin meseleleri ele alış şeklindeki farklılıkla öne çıkıyor.
Çığlıkta ArşeGönül Demircioğlu · Mahal Edebiyat Yayınları · 20244 okunma
Reklam
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2024 63. kitabı
Ahsen Dalca Korkutan'ın ilk öykü kitabı Belki de Muhteşem, leziz anlatım diliyle öne çıkan bir eser. Kitapta yer alan tüm öykülerde bunu görebiliyoruz. Bir ilk eser olduğu için ufak tefek problemler olsa da anlatım nefis, usul usul. Birinci şahıs anlatıcı kullanımı öykülerde çoğunlukta. Özellikle eserin başlarında bunu daha çok görüyoruz. Yazarın "ben" anlatıcı kullanımını üçüncü şahıs anlatıcıya göre daha başarılı buldum. Kitapta şu öyküler öne çıkıyor diyemem. Bütünü itibarıyla bir duygu veren, meselelerini sakince ifade eden bir kitapla karşı karşıyayız. Öykülerde ritim çok yükselmiyor, bazılarındaysa finaller sürpriz sonlu. Metinler konu olarak daha çok aile üstünden. Ama bunu öyküye dökerken yazar fazlasıyla incelikli yapmış. Belki de Muhteşem'i bitirince üstüne kim ne demiş, diye bakma ihtiyacı duydum ve Olağan Hikâye dergisinin 23. sayısında Sebahat Meraki ve Merve Çakır'ın değerlendirmelerini okudum. Merve Çakır'ın 19 öykü bu kitap için fazla tespitine katılıyorum. (Gerçi benim gibi kitabında küçürekler dahil 27 öyküyü barındıran bir yazar için bu durum enteresan ama bana da okurken öyle geldi.) En azından son iki öykü dahil edilmeyerek kitabın 96 sayfada bitmesini tercih ederdim. Dilindeki lezzetin de etkisiyle tek nefeste okuması kolay bir yapıt değil Belki de Muhteşem. Bundandır ki sonlara doğru okuru tık nefes bırakabiliyor. Sebahat Meraki'nin öykü isimleri hakkında söylediği, yazarın muhtemelen adları sonradan metinlere verdiği düşüncesine de katılıyorum. Gerçi bunu ben de yazarıyla konuşmadım ama tahminim bu yönde. Bu anlatıma yaraşır daha imgesel öykü isimleri isterdim. Hem kapak tasarımı hem de eser adı daha iyi olabilirmiş. Sebahat Hanım'ın tespit ettiği "çukur" imgesi gibi özellikle baştaki öykülerde, anlatılan durumu ya da olayı simgeleyebilecek
Edebiyat
Belki de MuhteşemAhsen Dalca Korkutan · Ötüken Neşriyat · 202410 okunma
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2024 65. kitabı
İkinci Yeni akımının önemli şairlerinden Edip Cansever'in ilk olarak 1976 yılında yayımlanan şiir kitabı Ben Ruhi Bey Nasılım, ırmak (nehir) şiir olarak sınıflandırılabilecek özel bir eserdir. Şairin kendini de özdeşleştirdiği Ruhi Bey isimli kentsoylu, çocukluğu köşkte geçmiş bir adamın yaşam hikâyesine eserdeki şiirler boyunca konuk oluyoruz. Bu şiirlerde bazılarında Ruhi Bey'i tanıyan çiçekçi, otel katibi gibi kişiler tarafından anlatımı görüyoruz. Kimilerinde de karakterin kendi yaşamını olaylar üstünden anlatımına şahit oluyoruz. Üçüncü anlatım şeklindeyse şairin devreye girdiği ve karakterle kendini özdeş kıldığı şiirlerdir. İlk dört şiir haricinde tamamen Ruhi Bey'e odaklanan şiirler, yalnızlıktan, ölümden ve burjuva insanından bahsetmektedir. Eser boyunca tamamen Ruhi Bey'e odaklanıldığı için şair Hasan Hüseyin Korkmazgil'in bulduğu tanımla bu kitap bir ırmak (nehir) şiir olarak nitelendirilmektedir. Bu eseri detaylıca incelediğim videom için: youtu.be/jEaxFOVWr4g
Ben Ruhi Bey NasılımEdip Cansever · Yapı Kredi Yayınları · 20162,885 okunma

Turhan Yıldırım

, bir kitap okudu
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2024 65. kitabı
Edip Cansever
8.4/10 · 2.885 okunma
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2024 62. kitabı
Çek yazar Karel Çapek'in ilk olarak 1921 yılında yayımlanan tiyatro oyunu R.U.R (Rossum'un Evrensel Robotları), robot kelimesini bir bilimkurgu terimi olarak kullanan ilk yapıttır. Slavca angaryaya sürülen işçi anlamına gelen bu kelime metin boyunca süregelen insanlığın hizmeti için çalışan robot işçileri de tanımlamaktadır. Üç perdelik oyunun ilk perdesi, gelişen robot teknolojisi sayesinde insanlık için düşlenen ütopyanın gerçekleşmesi üstüne kuruludur. İkinci perdede bir apokaliptik anlatıyla karşılaşırız. İnsanlaştırılmış robotlar insanları düşmanı olarak görür ve yok edilmelerine karar verirler. Son perdedeyse post-apokaliptik dönemi görürüz. İnsanlık neredeyse tamamen yok olmuştur ama bu sefer robotların kendi üretimlerini sürdürecek güçleri de yoktur. Tam bir çözümsüzlük aşamasıdır. Tıpkı Yevgeni Zamyatin'in distopyası Biz gibi yazıldığı dönemi yansıtan, gelecek çağı anlatabilen üst düzey bir edebi metindir R.U.R Bu kitabı detaylıca incelediğim videoyu izlemek için: youtu.be/Fis-In_L-J4
R. U. R. – Rossum'un Evrensel RobotlarıKarel Čapek · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,231 okunma
Reklam