tezcntyybe

Anglo-Sakson dünya görüşünün dikte ettiği “bunun bana ne faydası var?” (what is in it for me?) anlayışı kişide sürekli olarak alacaklı olma duygusunu körükler. Bu duyguyu yaşayan insanlar, değerleri arasında “doğruluk, aile, ahlak” gibi yüksek değerler tanımlasalar ya bunu bütünüyle unutarak ya da sıklıkla “ama” diyerek değer ihlalleri yaparak yaşar ve kaçınılmaz olarak ikiyüzlü bir hayatın parçası olurlar.
Sayfa 226 - Doğan Kitap; 15. Baskı
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"İnsan hayatı bir rahim arayışından ibarettir."
Sayfa 109 - Can Yayınları, 26. Baskı
Edebiyat
Yıllar boyu yanmaktansa için için, boş odalarla dolu bir evde boşluk büyütmektense; ipin üstünde yürümekten başka NEDİR BİR HAYAT?
Sayfa 70 - Can Yayınları, 26. Baskı
Edebiyat
Bir kadının gittiği, evden belli olur. Kadın giderken düzeni götürür bir kere. Yaşayan ev sarsılır. Ev dediğiniz şey küçük büyük elementlerden oluşur. Kadın olan evde, erkeğin anlayamayacağı bir denge vardır elementler arasında. Erkek her birine vakıf olduğunu düşünse bile, onların nasıl bir uyumla işlediğini bilemez. Kadın gidince evin dokusu bozulur, susuz kalmış çiçeğe benzer, solar. Küçük şeylerin izi silinir. Eşyanın dili tutulur, ev sağırlaşır. 
Sayfa 65 - Can Yayınları, 26. Baskı
Edebiyat
Yaşamak acı çekmektir; yaşamı sürdürmek, çekilen bu acıda bir anlam bulmaktır. Eğer bir amaç varsa, acıda ve ölümde de bir amaç olmalıdır. Ama hiç kimse bir başkasına bu amacın ne olduğunu söyleyemez. Herkes bunu kendi başına bulmak ve bulduğu yanıtın öngördüğü sorumluluğu üstlenmek zorundadır. Kişi bunu başarabildiği takdirde, onur kırıcı bütün rezilliklere karşın gelişimini sürdürecektir.
Sayfa 9 - OkuyanUs Yayınları, 41. Baskı
Alıntı