"On yıl önce bir gün bu eve geldim. Oğuz'u beklerken gördüm seni. Atölyendeydin. Kulağında kulaklık, üstünde beyaz bir elbise vardı. Üstün başın boya içindeydi.Abin senden bahsederdi.Resim yapıyor derdi, çok narin bir kız, bizim hayatımızı kaldıramıyor bazen derdi ama o kadar. İsmini bile bilmiyordum senin. O an atölyende seni gördüğümde aklımdan geçen tek şey güneş gibi parlak olduğundu. Biliyordum, Işık. Seni tekrar bulacağımı biliyordum.Ama sana göz koymadım. Asla. O gözle bakmadım bile. Sadece... Çok güzeldin be kızım. Alamadım bakışlarımı işte."
Aşk da biter yaşanmazsa
Kalbin yorgun düşer
Bilmediğin buydu belki
Aşk da yorgun düşer
Unuttuğun bir şey vardı
Aşk da sonsuz değil
Yaşandıkça sürer belki
Aşk da sonsuz değil
Yaşanmış sevdalar sanma ki
Mecnun'u çöllere düşüren
Ferhat'a dağlan deldiren
Yaşanmış sevdalar sanma hiç
Kerem 'i kül edip savuran
Bir masal yalnızca, bir rüya
Mecnun'sa eskiden divane
Masaldı sevdalar, bir rüya
Hangi şehre yolun düşse
Orada yangın başlar
Hangi öykü anlatılsa
Orada aşklar kanar
Yalnızlığın buydu senin
Her aşk öykü değil
Yaşanmazsa solar gider
Aşk da sonsuz değil
Namazın, kalbin amellerinden olan iç şartları
A. Namazda huşû ve kalp hazırlığının şart oluşu Buna dair birçok delil bulunmakta olup biri de yüce Allah'ın
"Beni anmak için namaz kıl buyruğudur. Bu âyetteki açık buyruk (huşûun) farz olduğunu göstermektedir. Gaflet hali anma (zikir) hâline aykırıdır. (Bedeni namazda olduğu hâlde kalbinde ve zihninde yaptığının farkında olmama durumu, Allah'ı hatırlayıp anma ve yaptığı ibadetin bilincinde olma durumuyla çelişir.) Bir kimse kıldığı namazın tamamında gaflet hâlinde olmuşsa onun Allah'ı anmak için namaz kıldığı nasıl söylenebilir! Yüce Allah'ın "Gafillerden olma*sözü de bir yasaklamadır ve bu ifade açıkça "gafleti haram kılma" anlamını içerir. Yine "(Sarhoşken) ne dediğinizin farkında oluncaya kadar (namaza yaklaşmayın)*78 anlamındaki âyet de sarhoşlukla ilgili bu yasaklamanın gerekçesini göstermek-tedir. Bu yasaklama, birtakım vesveseler yüzünden aklı fikri korku → ve kaygılarla, dünya işleriyle dolu olan gafil kimse için de geçerlidir. Peygamber'in (s.a.s.) "Namaz özellikle ağırbaşlılık, tevazudur... sözü de konunun delillerindendir. Bir başka delil ise Hz. Peygamber'in "Bir kimsenin namazı kendisini kötülük ve çirkinliklerden alıkoymuyorsa bu namaz o kişinin (Allah'a) uzak kalmasından başka bir işe yaramayacaktır" anlamındaki sözleridir. Nitekim gaflet hâlinde olanın namazı kendisini kötülük ve çirkinliklerden alıkoymaz. Benzer bir hadis de şöyledir: "Nice namaz kılanlar var ki, onların nasipleri, sadece çektikleri yorgunluk ve sıkıntı olacaktır." Burada da Resûlullah gaflette olandan başkasını kastetmiş değildir.
Neden hep gündüz oluyor? Hayatın mezarlığında yeni bir günün anlamı nedir?
Hadi git tekrar gün ışığı. Bir daha gelme.... Tanrım ne kadar da sessiz, çok sessiz. Neden hepiniz sustunuz, sessizleştiniz, bütün o sevdiğim sesler... Keşke... keşke birazcık uyuyabilseydim... eğer birazcık uyuyabilseydim