Söndürülemeyen aşk
Puan vermedi·107 syf.·
2026 50. kitabı
Bazı kitaplar hikâye anlatır, bazıları ise zihnin içine uzun bir monolog bırakır. Ateşler ikinci gruba ait. Bu kitabı okurken bir olay örgüsünün peşinden gitmiyorsunuz; aşkın, tutkunun, kıskançlığın, terk edilmenin ve insanın kendi içinde büyüttüğü yıkımın peşinden sürükleniyorsunuz. Mitolojik karakterler yalnızca birer araç. Asıl anlatılan, yüzyıllar geçse de değişmeyen insan ruhu. Kitabın en güçlü yanı dili. Cümleler yer yer şiire yaklaşacak kadar yoğun, ama bunu gösteriş için yapmıyor. Özellikle aşkın insanı özgürleştirmekten çok nasıl esir aldığını anlatırken kullandığı imgeler gerçekten etkileyici. Mitolojik öyküleri bugünün duygularıyla yeniden kurması da kitaba ayrı bir derinlik katıyor. Okurken bir anda Akhilleus'u ya da Phaedra'yı değil, kendinizi okumaya başladığınızı hissediyorsunuz. Beni en çok etkileyen taraflarından biri de aşkı romantikleştirmek yerine, insanı yavaş yavaş tüketen bir saplantı olarak ele alması oldu. Sevginin içinde kibri, arzuyu, sahip olma isteğini ve yalnızlığı aynı anda gösterebilmesi, kitabın yıllar geçmesine rağmen hâlâ güncel kalmasını sağlıyor. Buna rağmen kitap kusursuz değil. En büyük sorunu, dilinin zaman zaman kendi ağırlığının altında ezilmesi. Bazı bölümlerde anlamdan çok üslup öne çıkıyor ve aynı duygunun farklı benzetmelerle tekrar tekrar işlendiği hissi oluşuyor. Bu da okuma temposunu düşürüyor. Bir noktadan sonra kitap sizi ilerletmek yerine aynı düşüncenin çevresinde dolaştırmaya başlıyor. Mitolojiye uzak okurlar için de yer yer mesafe oluşturan bir eser. Karakterleri tanımak şart olmasa da, göndermelerin tamamını yakalayamamak bazı bölümlerin etkisini azaltabiliyor. Ayrıca olaylardan çok iç konuşmaların ağırlıkta olması, hareketli bir anlatı bekleyenleri hayal kırıklığına uğratabilir. Sonuç olarak Ateşler, herkese
1000Kitap
AteşlerMarguerite Yourcenar · Metis Yayınları · 1974294 okunma
Latrina'da s*çmak
Puan vermedi·64 syf.··
2026 2. kitabı
Çok mu sapıkça veya ahlaksızca olacak bilemiyorum. Ama ben bu platformu oldukça şeffaf kullanacağım. Bu kitabı okuyup bitirdikten sonra Roma'nın ahlaki noktada yerlerde olduğu düşüncesinden ziyade kafamda şu fikir baskın hale geldi; Dostlarımla Latrina'da ( özellikle eksedra tipli olanlar çünkü u şeklinde olması herkesin birbiriyle rahat iletişim sağlaması demek) s*çmak ve bununla birlikte güzel sohbetler edebilmek. Bunu önyargısız deneyimleyebilmek. Esas olan budur! Bu süre zarfında yapılan güzel sohbetlerin,gülüşmelerin halihazırdaki ortamın pis olmasını örteceği ve işin daha huzurlu hale geleceğinden en ufak şüphem yok. Hayatımın içinde bu duruma benzer ufak bir jestim var. Ben hep şöyle düşünürüm: "Bir yerde gerçekten rahat s*çabiliyorsan orası senin evin gibidir,mutlu hissedersin,orada uzun süre canın sıkılmadan, bulunduğun o bölgede vakit geçirmek canını acıtmaz,kendini güvende hissedersin." Hiç şüphesiz Latrinalar da beni böyle teselli ederdi. Bütün kalbimle buna inanıyorum.
Düşünce
Eskiçağ’da Tuvalet KültürüOnur Gülbay · Sakin Kitap · 202224 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ahmet Hamdi Tanpınar /Huzur
10/10
·415 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 23:27
"Tanpınar’ın Huzur’u, sadece bir aşk hikâyesi değil; İstanbul’un ruhunu, bireyin iç çatışmalarını ve toplumun huzursuzluğunu aynı anda anlatan eşsiz bir roman. Okuyucuya hem edebi bir şölen hem de derin bir düşünce yolculuğu sunuyor." Ve eski İstanbul'u her detayı ile yaşatan,hissettiren bir eser... Keyifli okumalar..
1000Kitap
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201921,4bin okunma
6/10
·400 syf.··
2026 32. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 19:52
"Demek insanların yüzü başka, içleri başkaydı." Allah hepimizi korusun böyle insanlardan. Orhan Kemal öyle bir kaynana figürü yazmış ki şeytana dudak uçuklatır. Gelini Nazan'a yapmadığını koymayan Hacer Hanım ikiyüzlü, yalancı, dini istismar eden, bencil, çıkarcı bir kaynanadır. Oğlunu istediği gibi manipüle edip gelinine karşı doldurmakta üstüne yok. Torunu Haldun'u da pis işlerine alet edip kendine kalkan olarak kullanıyor. Bence kendinden başka kimseyi sevmeyen kaynana Hacer Hanım bir yuvanın yıkılmasına bir kadının hayatının kararmasına sebep oluyor. Nazan ise tam vur eline al elinden ekmeği tabirine uyan bir gelindir. Yazarın cümleleri ile: "Hayatı boyunca çekilen tarafa sürüklenmiş, istenen her şeyi yapmış, sonunda suç onun olmuştu." Her olayda kabak başına patlar ve hep o suçlu çıkar fakat kendini hiç savunamayan bir kadındır. Eşiyle güzel zamanlar geçirmek ister fakat yetiştirilme tarzından dolayı içindekileri dışarı yansıtamaz, utanır. Kimseye karşı gelemez, nereye çekilirse oraya gider. Kaynanasının yaptıklarına boyun eğmek zorunda kalır ve ona kurulan tuzağı fark edemez. Daha sonrasında kaynanasının sahte iyi niyetlerine de inanarak ne kadar saf olduğunu gösterir. Başına daha neler neler gelir sayfalar ilerledikçe. Anne oğul, kaynana gelin, toplum ve dedikodu ekseninde dönen roman bir yandan çok abartılı olaylarla ilerliyor. Bu kadar da olmaz dedirtecek şeyler oluyor kitapta. Nazan'ın uysallığına, kaynananın şeytanlıklarına ve Mazhar'ın eşine karşı davranışlarına sinir olmamak elde değil. Sonrasında hikayeye dahil olan bar kızı Jale bence kitaptaki en mantıklı aklı selim olan karakter. Tabi onun da kusurları var elbette. Orhan Kemal'in bizi çıldırtmak için yazdığını düşündüğüm El Kızı kitabı bazen üzüp bazen de saç baş yoldurtacak bir kitap. Okurken
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,4bin okunma
Kavgaz Çantacı-Alper Sezgintüredi & Mesut Demirbilek
8/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 53. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 21:09
Olay yeri kitap kulübümüzde Haziran ayının üçüncü kitabı olarak Kavgaz serisinin ilk kitabı olan Çantacı'yı okuduk. Kitap yirmi iki yaşındaki yeni akademi mezunu Komiser Yardımcısı Mutlu Kavgaz'ın İstanbul Cinayet Büroda göreve gelmesiyle başlıyor. Bir gün görev esnasında ortaya kesik bir el çıkıyor. Ama 1987'li yıllara olduğumuz için DNA analizi yok,bilgisayar,cep telefonu ve internet yok. Kısacası teknoloji olmadan cinayetin nasıl çözüldüğünü okuyoruz. Benim Türk polisiyesi olarak okuduğum ilk kitap oldu Kavgaz. İlk başlarda yavaş başlayan ama sayfa 130'dan sonra daha akıcı ilerleyen bir kitap oldu. Ben yazarın kalemini ve Mutlu karakterini sevdim. Mutlu'nun yıllarca hayalini kurduğu mesleğe kavuşması ve İstanbul'a ilk defa gelmenin getirdiği acemiliği okurken bana geçti. İçerisinde fazla betimleme var ama beni rahatsız etmedi. Mutlu Kavgaz'ın bu kitapta acemiliği olmasına rağmen adım adım cinayeti çözmesi güzeldi. Benim şüphelendigim olaylar oldu ama katilin kim olduğunu bulamadım. Kitabın son sahneleri de çok hoşuma gitti. Bazı yerleri okurken İstanbul'da o bölgelerde olmak istediğim yerler oldu.Diğer kitaplarda Mutlu neler yapacak çok merak ediyorum. İkinci kitap olan Pilot'u Temmuz ayında okuyacağım. Kitaba puanım:8/10
1000Kitap
Kavgaz - ÇantacıAlgan Sezgintüredi · April Yayıncılık · 2024267 okunma
Puan vermedi
Yanlış anlaşılmak istemem ! Ama Öz'ü ve Söz'ü bir olmayan Bir yazar/birey olduğu kanaatindeyim. Kitaplarının tamamını okumaya Niyetlenmiş olduğum dönemde Son satırlarda değineceğim Malum olay hasebiyle bundan Vazgeçmiş ama yine de kabaca da olsa eserlerine üstün körü göz atmış olduğumdan, Roman/Şiir/Hikaye türündeki eserlerinin hakkını teslim etmem gerekirse, bugün bile okunabilir olduklarını Söyleyebiliyor olsam da ( benim açımdan ) burada esas olan yazarın kitabı ya da kitapları değil, Eldeki verilere göre yazarın Hâl ve harekatları kadar tutumlarıdır. Bu kitapta açıkça Kadın kimseye satılmaz, O mal değildir deyip Bir de üzerine konferans verip Yıllar sonra da Evlenmek istediğin kadının ailesini ziyaret edip Kız isteme merasimi tertip edilirken de Dile getirmediysen, Yıllar sonra yazdığın kitapta
İnsan ve Duygular
Çakıcı'nın İlk KurşunuSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20249,6bin okunma