Bu görmek istemediğimiz sayfaları yașam bize her daim hazırlar. Hani nasıl ki köy kadını sabah, gün aydınlanmadan kalkar ekmeğini yoğurur, sütünü sağıp hazır ederse hayat da bunu yapar. Önüne koyar işte. Zehir tadında bir şeyi koyar önüne. Al, savaș bunlarla der! Bunlarla savaşırız biz.
Biz sadece bir çocuk yetiştirmiyoruz
yetiştirdiğimiz çocukla başka insanların kaderini de belirlemiş oluyoruz. Sizin yetiştirdiğiniz çocuk
yarın başka bir insanın patronu, iş arkadaşı, eşi, annesi-babası, çalışanı belki de bir ülkenin cumhurbaşkanı olacaktr. işte o gün sizin çocuğunuza öğrettikleriniz o kişilerin kaderi olacaktır
Ama yetişkinlerin çok azı, bir zamanlar kendilerinin de çocuk olduğunu ve bir çocuğun nasıl
yaşadığinı, nasıl çalıştığını, nasıl oynadığını ve neyi sevip neyi sevmediğini anımsar. Bu şaşılacak ve ayıplanacak bir durum değil midir? Çok azdir, gerçekten çok azdır
çocukluğun ne demek olduğunu hâlâ unutmayanlar!