Ufuk Yıldırım

10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mart 2021 22:03
Bu eseri hediye olarak gönderen yayınevi Bilge Kültür Sanat’a teşekkür ederek incelemeye başlamak istiyorum. Öncelikle yazarımızdan bahsedelim. Erdoğan Merçil,Orta Çağ Tarihi alanında önemli bir hocamızdır. Kendisi hala ileri yaşına rağmen eserler vermeye devam ediyor; geçenlerde de yeni bir kitabı çıktı. Kuşkusuz alttan gelen tarihçilere örnek teşkil eden bir hocamız. Aynı zamanda TTK’nın şeref üyelerinden birisidir. ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Kitap, adından anlaşılacağı üzere Selçuklu Tarihini konu alıyor. Selçuklu Tarihinin, insanımız tarafından gerekli değeri görmediğini düşünüyorum. Yazar da benimle aynı fikirde zaten; “Bu vatan topraklarında yaklaşık 250 yıl hüküm sürmüş bir devletin tarihini gerek siyasi, gerekse kültür ve teşkilat açısından öğrencilerin belleğinde yeterli derecede iz bırakacak şekilde ve yoğunlukla okutulmalıdır.” Sürekli söylediğim gibi günümüz Türkiye Cumhuriyetini iyi değerlendirebilmek için Göktürkleri çok iyi bilmek gerekir, yazarımız buna Selçuklular’ın da dahil olması kanaatinde, ben de elbette buna katılıyorum. “Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu toprakların hikayesi, Selçukluların burayı yurt edinmesiyle başlamıştır.” ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Kitaba önce Selçuklu ailesinin menşei ve tarih sahnesine çıkışlarını ele alarak başlayan yazar; Selçukluların kuruluşundan yıkılışına kadar siyasi tarihini biz okurlara ana hatlarıyla sıkmadan anlatmış. Kitabın sonunda da yine ana hatlarıyla Selçuklu Devlet Teşkilatından bahsederek, biz okuyuculara sunmuş. Bu Kitabında Erdoğan Hoca, Büyük Selçuklu Tarihini ders notlarıyla,özet olarak,çok detaya girmeksizin anlatmış. Selçuklu Tarihi hakkında ana başlıkları,önemli detayları bilmek isteyen; tarih öğrencisi ya da tarih meraklısı olmayan okurlarımızın rahatlıkla sıkılmadan
Tarih
Büyük Selçuklu DevletiErdoğan Merçil · Bilge Kültür Sanat · 2016196 okunma
Reklam
8/10
·216 syf.··
2022 11. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2022 20:16
Kitap, adından da anlaşılacağı üzere filmlere ve dizilere ilham olan bir hanedan olan Tudorlar’ın tarihini ele almakta. 8 bölümden oluşan kitap, 180 fotoğraf, tablo ve resmi içinde barındırıyor. 1485 yılında Bosworth Field’de yapılan savaşta Henry Tudor’un III. Richard karşısında elde ettiği zaferle başlayan Tudor hanedanı, 45 yıl hüküm süren ve hiç çocuğu olmayan I. Elizabet’in 1603 yılındaki ölümüyle son buldu. İngiltere’nin küçük bir Ortaçağ krallığından Avrupa’nın önde gelen güçlerinden birine, hatta neredeyse bir İmparatorluğa dönüşmesini sağlayan Tudorlar, Britanya tarihine damga vurmuşlardı. Bu büyük yükseliş döneminin karanlık bir tarafı da bulunmaktaydı. Meşhur kral VIII. Henry’nin Roma Katolik Klisesi’nden ayrılışı, boşanmaları, altı eşinden dördünü idam ettirmesi; Leydi Jane Grey’in hüzünlü hikayesi ve İspanyol Armadasını yenilgiye uğratan, İrlanda’daki ayaklanmayı bastıran Kraliçe I. Elizabeth’in Amerika’da yeni topraklar elde etmek amacıyla korsanlara ve köle tüccarlarına destek vermesi gibi Tudor hanedanına ait bir çok unsurun temeline inildiği bir kitapla karşı karşıyayız. Kitap, bu konu hakkında bilgilenmek isteyen herkesin okuyabileceği sade, basit bir dille yazılmış, içerisinde bulunan fotoğraflar ve tablolar sayesinde de okuyucu, bilgiyi kafasında daha kalıcı bir şekilde oturtma imkanına sahip. Kitabın en büyük eksikliği kaynakçası bulunmaması. Çeviri bir kitap olduğu için orjinalinde kaynakçası olup olmadığını bilmemekle beraber bu sebepten ötürü akademik bir araştırmada bu kitaptan kaynak bir kitap olarak yararlanmak pek doğru olmayabilir. Akademik açıdan bu konu üzerine çalışma yapmak isteyen ya da doğruya ulaşmak isteyen okuyucular bu kitabın yanında Tudorların dönemiyle ilgili yazılmış başka eserlerden de yararlanarak bilgiyi en doğru şekilde
Tarih
Tudorların Karanlık TarihiJudith John · Ketebe Yayınları · 201957 okunma
Unutmayın ki gerçekler her zaman önemlidir.
5/10
·318 syf.··
2021 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2021 17:17
Merhaba, bugün bu kitabı biraz eleştireceğim. Katılan olur olmaz, bu yazıcaklarım bir ‘tarihçi’ olarak benim düşüncelerim. Semerkant romanı malum çok popüler bir kitap. Ben popüler olan kitapları pek okumayı sevmiyorum, ama bu kitabı İlber Hoca tavsiye ettiği için okuma gereği duydum. Eleştirime geçmeden önce kısaca kitaptan bahsedeyim. ~ Kitap, dört bölümden oluşuyor. İlk bölüm ağırlıklı olarak Karahanlı dönemi, ikinci bölüm Selçuklu dönemi, üçüncü ve dördüncü bölümler ise yakın tarihin olaylarını ele alıyor. Tabi isminden de anlaşılacağı üzere İran coğrafyasının tarihi anlatılıyor. Kitapta, ilk iki bölüm itibariyle Ömer Hayyam ve onun yaşadığı dönem hikayeleştiriliyor. Üç ve dördüncü bölüm ise Ömer adını alan bir Amerikalı’nın Ömer Hayyam’ın eseri olan Rubailer’i bulma arayışını hikayeleştirilerek, İran’ın yakın tarihini aktarıyor. ~~ * Birinci eleştirim, yazarımız sanırım Lübnan’lı ve Fransa’da yaşamını sürdürüyor… yani yazarımız bir Arap :) İnsanların milli kimlikleriyle ilgili benim bir sorunum yok, ama bir çok Arabın Türklerle sorunu var! Yazarda da bunu gözlemledim bu kitapta. İlk bölüm ve İkinci bölüm itibariyle Selçukluları ve Selçuklu Hükümdarlarını çok küçük gösteren cümleler sarfediliyor. Alparslan ve özellikle Melikşah’ı tanımasak, vasıfsız kişiler olarak yutturacak bize Amin Maalouf! Özellikle Melikşah dedim çünkü Melikşah’tan söz edildiği yerleri dikkatlice okuduğunuzda yazarın Melikşah’ı ciddi anlamda gömdüğünü görebilirsiniz. Selçuklu Tarihinin en geniş sınırlarına ulaşan, koca Melikşah’ı, haremin oyuncağı haline getirmiş. Tamam tarihi roman yazmışsın, iyi hoş, çok güzel, ama yapma; tarihi bilmeyen insanlar bu romanı okuyunca koca Melihşah’ı senin anlattığın gibi pısırık,vasıfsız olarak tanıyacaklar. Hele o Alparslan ve halifenin kızıyla evlenme
Edebiyat
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,7bin okunma
Cengiz Aytmatov’un kitapları okunmalı,okutulmalı!
7/10
·224 syf.··
2021 12. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2021 19:47
Cengiz Aytmatov, kalemini sevdiğim,ata kültürünü,bozkır kültürünü çok iyi yansıtan bir yazar. Kitapları kesinlikle okunmalı,okutulmalı! ~~~~~~~~~~~~ Kitap, meşhur bir yorga olan Gülsarı ile ilk sahibi Tanabay’ın birlikte geçirdiği zaman zarfını anlatıyor. Bir Kırgız Türkü olan Tanabay, II.Dünya Savaşı sonrası topraklarına dönmüş, eski dostu Çora ile beraber komünist partisinde faaliyetlerini sürdürmüştür. Önceleri yılkıcılıkla uğraşan Tanabay sonrasında çoban olarak partisine katkıda bulunmuştur. Yılkıcı olduğu esnada Gülsarı ile tanışan ve onun ilk sahibi olan Tanabay daha sonralarında Gülsarı ile yollarını ayırmak zorunda kalsa da aradan geçen uzun yıllar sonrasında bu iki dost tekrardan buluşmuş ve bir seyahat sonrası, eve dönüş yolunda, Tanabay dostu Gülsarının hayatının son anlarına tanık olmuştur. Bu esnada Tanabay’ın hayatı bir film şeridi misali gözünün önünden geçmiştir…. *Cengiz Aytmatov, diğer kitaplarında olduğu gibi bu kitabında da dönemini çok iyi yansıtmış; bu kitapta diğerlerine göre komünizm rejimi üzerinde çok sıkça durduğunu söyleyebilirim. Kitabı duygusal açıdan çok yoğun bulanlar varmış sanırsam, benim için pek bir şey değişmedi diyebilirim :d ve diğer kitaplarına göre bana biraz uzak kaldığını söyleyebilirim. Evet akıcıydı, hikaye sıkmadı fakat bir Toprak Ana,Beyaz Gemi ve Gün Olur Asra Bedel kadar beni içine çekemedi diyebilirim. Okunması gereken bir yazarımız, bu kitapta kesinlikle okunmalı diyerek incelememi burada noktalıyorum.
Edebiyat
Elveda GülsarıCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202321,1bin okunma
Mümkün mü ayırsın bizi İncil ile Kur’an?
8/10
·209 syf.··
2021 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2021 18:55
Bu eser geçenlerde yazar tarafından hediye olarak gelmişti. Burdan bir kez daha Oder Alizade’ye teşekkür ederek incelemeye başlamak istiyorum. ~~~~~~~ Kitapta, Azerbaycan Cumhuriyetinin 1918-1920 yıllarında geçen süre zarfındaki hadiseleri ele alınmış. Azerbaycan Cumhuriyeti’nin kurucularının ve önemli şahsiyetlerinin, bazı önemli konularda yaşadıkları fikir ayrılıkları ve meselelerle ilgili görüşleri alıntılandıktan sonra meseleleri, yazarımız o zamanın koşullarına göre değerlendirerek okuyucuya gerçekleri anlatmak istemiş. Yazarın eserde kullandığı kaynakların çoğu bizzat birinci elden yazılan anılar. Azerbaycan tarihine hakim olmayan insanlar biraz tökezleyebilir okurken. Bende bazı konulara çok hakim olmadığım için yazarın yaptığı bazı tahlillere, burda doğru düşünmüş diyemedim ama tabiki sürekli vurguladığım gibi bilmiyorsanız elinizde imkan var, açıp öğreneceksiniz. Bende bilmediğim bazı detayları araştırıp; okumaya devam ettim. Kitapta çarpıcı alıntılar var; özellikle Azerbaycan lider ve düşünürlerinin... Oder Alizade, gayet mantık çerçevesinde olayları tarih metoduna uygun bir şekilde okuyucuya açıklamış. ~~~~~~~~ Yazarın üslup ve dili konusuna da değinmek gerekirse; gayet anlaşılır,sade bir dille hadiseleri işlediğini söyleyebilirim. Faydalı bir kitaptı, Türkçülük veya Azerbaycan tarihiyle ilgili okumak isteyen arkadaşlara tavsiye edebilirim. Ama dediğim gibi bir başlangıç kitabı olarak değil...
Tarih
Türklüğün Azerbaycan’daki MukeddaratıOder Alizade · Kutlu Yayınevi · 20205 okunma
Reklam