"Eskiden çocuklar ne yapardı dersin? Nasıl eğlenir, vakit geçirirlerdi sence, Korkunç canavar keşfedilmeden önce?" Unuttunuz mu yoksa bilmiyor musunuz? Öyleyse avazımız çıktığı kadar bağırıyoruz: ÇOCUKLAR DURMADAN KİTAP OKURLARDI! BİRİNİ BİTİRİR, ÖBÜRÜNE BAŞLARLARDI! Hayatın ayrılmaz bir parçasıydı kitaplar! Çocuklarına kitap okurdu analar babalar! Her çocuğun başucunda bir kitap dururdu! Odası baştan başa kitaplarla doluydu! Akıllara durgunluk veren masallar, Korkunç canavarlar, zalim padişahlar, Tahta bacaklı korsanlar, kırk haramiler, Cinler, periler, bir de çizmeli kediler, Beyaz atlı prensler, pamuk prensesler, Kötü yürekli vezirler, yedi cüceler, Hırlısı hırsızı, yamyamı, yarım akıllısı, Gezer gece yarısı balkabağından arabası. Bu akşam binbir gece masalları mı istersiniz, Yok ben Define Adası okuyayım mı dersininiz? Andersen'den Masallar mı, Üç Silahşörler mi, Güliver'in Seyahatleri mi, Küçük Prens mi? Biraz daha yakına gelelim mi acaba, Tenten, Asteriks, Red Kit mi yoksa? Gördünüz mü, neler neler okumuşlar, Televizyondan önce kızlar, oğlanlar! O yüzden yalvarırız hepinize, lütfen, Eve gidince atın televizyonu pencereden! Evde televizyondan boşalan yere Güzel bir kitaplık kurun bir an önce.
Sayfa 186·Kitabı okudu
İyi. Gitsin. İlerde, üç odalı evinde sıkıldığı zaman beni düşünmeyecek mi? Yazık.
Sayfa 110
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Aşk, programlanmış tek hüsran, insanın yeniden yaşamak istediği tek öngörülebilir mutsuzluktur.
Doğru söze ne denir
Sevilmeden sevmek, Uyumadan yatmak, Gelmeyeni beklemek, insanı öldüren üç şeydir.
Stres üç şekilde sınıflandırılmaktadır. 1. Olumlu Stres, ılımlı, kısa ve genellikle yaşamın normal bir parçasıdır. Bu tür stresler sağlıklı gelişimin önemli bir bileşenidir. 2. Tolere Edilebilir Stres, gelişmekte olan beyni olumsuz yönde değiştirme potansiyeline sahip, ancak seyrek olarak meydana gelen, beyne iyileşmesi için zaman tanıyan ve destekle başa çıkabilen olayları içerir. 3. Zararlı(toksik) Stres, vücudun strese yanıt sisteminin güçlü, sık ve uzun süreli aktivasyonunu içerir.
Sayfa 147 - Epsilon Yayınevi·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Demek ki sevda acısı, entelektüel onurdan daha önemliydi; onu anında silebiliyordu. Bir yazarın, "Aşk egoyu yener" sözünün doğru olduğunu düşündü. Üçüncü aşamada ise, hiçbir şekilde geçmez sandığı sevda acısı, üç köpeğin tehdit edici bakışları altında yerini hayatta kalma güdüsüne bırakmıştı. Kendini aşırı bir korkuyla ele veren bir yaşama güdüsüydü bu, temeldi, belki de en temel duyguydu ve söylemesi zor olsa bile belki de anlık olarak aşktan daha güçlüydu. Ne var ki korku geçici, sevda acısı ise kalıcıydı.