19. yüzyıl İngiltere'sinde genç bir ressamın atölyesinde başlıyor roman ve okurunu özellikle sanat hakkında düşünmeye davet ediyor. En güzel yanı, yazarın sanat, ahlak, insanlar ve sosyal yaşam üzerine görüşlerini yavan bir felsefi metin olarak sunmaktansa; bunları sağlam bir kurgu ve derinlikli karakterler ile beslemiş olması. Dili temiz ve anlaşılır, üslubu bir oyun yazarının elinden çıkmış bir roman için oldukça başarılı. Felsefi kurgu sevenlerin bayılarak okuyabileceği, diğerlerinin de felsefeye keyifli bir başlangıç yapabileceklerine inandığım bir kitap. Keyifli okumalar!