Öncelikle böyle güzel bir kitabı neden bunca sene kesfedemedim diye kendime kiziyorum ama sonuçta bulmuş olmanın verdiği o mutluluğu düşünerek kendimi affediyorum. Almanya'da ödül alan ve ülkemizde çok bilinmeyen bu kitapta yazarın çocukluktan gençliğe 1940'lı yıllardan 1960'lı yıllara Bursa,Ankara gibi farklı şehirlerde geçirdiği hayatı ve çevresindekileri açık bir dille ve akıcı olarak anlattığı bu eserde sanki o yıllara gidiyorsunuz. Ülkemizin o döneminde yaşananların halk içinde ne şekilde görüldüğü ve ülkenin durumuna dair fikir sahibi olurken insanların yaşayış ve inanışlarına da ışık tutan bu eser beni çok etkiledi. Zorlukları ve sevinçleri, eski inanışları ve modern yaşamı, iyilikleri ve kotulukleri yani zitliklari ilmek ilmek isleyebilen ve bunları insanların yanıbaşında oluyormuscasina akıcı bir dille anlatan bu eserin ülkemizde tanınmamasina üzüldüm. Yazarın bir diğer kitabı olan Halicli Köprüyü de şuan okumaktayım. İmla ve noktalama hataları için kusura bakmayın. Hızlıca yazdım ancak bu kitabı öyküleri sevenler kacirmamali
Kitapta yazara göre bir çocuğun hangi yaşta nasıl yetiştirilmesi gerektiği ve neler yapılması gerektiği yazıyor. Öğretmen ve aileler için bir rehber niteliğinde diyebiliriz.
Kitaba daha yeni başladım ancak hic bitmesini istemiyorum. Öyle sürükleyici bir anlatımı var ki insan kitabın içindeki yaşamlarla birlikte buluyor hemencecik kendisini. Köprüyü de çok merak ettim. En kısa zamanda bu köprüyü gerçekte görmeye gideceğim
Genç bir doktorun Rusya coğrafyasında başına gelen zorluklar ve onlarla mücadelesi anlatılıyor. Tabi çok zor ve acıklı durumlar ile de karşılaşan doktorumuz olaylari o kadar güzel anlatıyor ki sanki orada hastalarin yanında duruyormusum ve yardım etmem gerekiyormuş gibi hissettim.Kisitli imkanlara rağmen kaliteli eğitim alan bir doktorun neleri başarabileceğini çok güzel anlatan bu eseri özellikle cerrah arkadaşların okumasını tavsiye ederim. Ben çok etkilendim ancak onlarin hem mesleği ile ilgili teknik durumlar var hemde psikolojilerini yansıtan bir eser.
Muhteşem bir eser. Oya hanım olayları öylesine güçlü ve net bir şekilde anlatmış ki sanki o çağda, o yerlerde, o olayları gören hatta yaşayan biriymisim gibi hissettim okurken bu harika yapıtı. Kitap biraz daha uzatilip detaylandirilabilirmisti naçizane fikrim. Yazarın anlatımı için tek bir kelime seçmem gerekseydi o kelime NET olurdu.O kadar net ve direk anlatımı var ki insanı kendine çekiyor.Bir ara o hikâyelerle hep sürüp gidecek ve sonunda kitap bitecek sandım ancak öyle olmadı.Gunumuze de ışık tutan ve derinlemesine olayları düsundurten bu esere en kısa zamanda gereken değer verilecektir. Bu arada yazarı ilk defa okudum ve kendisini tanımam ama bu eseri övgüyü hak ediyor.