Erlik Kağan
İç Avrasya'ya dağılmış tüm milletler vaktiyle öğrendi ki yer altının tanrısı Erlik Kağan'dır. Türk sahası mitolojik anlatılarında kötülüğün, ölümün, ölülerin ve yer altının tanrısı olarak
Sayfa 97 - Holden Kitap, 5. Basım, İllüstrasyonlar: Aslı Ekim
Epistemolojide bir dile dönüş yaşandığında, gözlemlenebilir nesnelerden söz etmek yerini gözlem terimlerinden söz etmeye bıraktı. Bu iyi bir hamleydi ancak yeterli değildi. Gözlem tümceleri kuramsal tümcelerden, gözlem terimlerini içerip kuram-yüklü veya kuramsal terimleri dışlamasıyla yalnızca türetimsel olarak ayrıldı. Sonuçta Reichenbach ve başkaları bu iki tür tümceleri bağlamak için “köprü ilkeler”e gereksinim duydu. Şimdi bir köprüye gerek olmadığını görüyoruz ve köprüleme yanlış bir figürdür. Halihazırda yaptığımız üzere terimler yerine tümcelerle başladığımızda, iki tür tümce tarafından bir sözcük dağarcığının paylaşılmasının önünde bir engel görmeyiz; zaten onları bağlayan bu paylaşılan sözcük dağarcığıdır. Tümcelerle başlamak, gözlem tümcesinin tanımını kuramdan bağımsız ve kuram-yüklü arasındaki ayrıma bağımlılıktan kurtarmak gibi bir başka yarar sağlamıştır. Üstelik bu hamlenin getirdiği üçüncü bir üstünlük, gözlem tümcelerinin kullanımı ve edinilmesini, (bu tümceleri) oluşturan sözcüklerin gönderim yapıyormuş gibi düşünüldüğü nesneleri önvarsaymaksızın çalışabilmemize olanak sağlamasıdır.
Felsefe
BİR GÜN SABAH SABAH...
"Bir gün sabah vakti kapıyı çalsam, Uykudan uyandırsam seni: Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliç'ten.
Sayfa 17·Kitabı okudu
Şiir
23 - Çocukça bir yarış:
İki saat sonra, Onikinci Ordu Grubu' nun günlük sabah brifinginde, Bradley' in karargahında bulunan Patton'ın irtibat subayı Yarbay Richard Stillman, komutanının bu yeni başarısını tüm ayrıntılarıyla açıkladı. Alaylı bir ifadeyle, Montgomery 'nin Ren'i geçmek üzere yaptığı büyük hazırlıklara değinerek sözlerini şöyle sürdürdü: - "Hava bombardımanı, sisleme, topçu hazırlıkları ve havadan indirme paraşütçü birliklerinin desteğine gerek duyulmadan Üçüncü Ordu, 22 Mart Perşembe gecesi saat tam 22.00'de Ren Nehri'ni geçmiştir." Yarbay Stilman' ın bu konuşmayı yaptığı sıralarda Almanlar da tepki göstermeye başlıyorlardı. Patton'ın bu hilesine çok içerleyen Almanlar, en son model uçaklarını harekete geçirdiler. Bu uçaklar, son zamanlarda Alman semalarında görülmeye başlayan ve Müttefiklerin en hızlı uçaklarından bile çok daha süratli jet bombardıman uçaklarıydı. O gün 150 jet bombardıman uçağı, Beşinci Tümeni ve Ren üzerindeki köprü başını bombalamak üzere havalandı. Patton, hava karardıktan sonra Bradley'i aradı. Artık hiçbir tereddütü kalmayan Patton' ın başarısından dolayı şaşkınlığı da geçmişti. Şimdi haberi, o garip tiz sesiyle haykıra haykıra verebilirdi. Telefonda Bradley'e: - "Brad, Allah'ını seversen Ren'i geçtiğimizi dünyaya duyur. Bu gün tombaz köprümüze saldıran 33 Alman'ı temizledik. Üçüncü Ordu'nun Montgomery' den önce Ren'i geçtiğini bütün dünyanın bir an önce duymasını istiyorum." Dedi.
Sayfa 110·Kitabı okudu
Alıntı
Yurttaş Dışında Neden Muhalefet Yok? Dünyanın Maliyeti En Yüksek İktidar ve Muhalefetine Neden Hazine Yardımı Ödüyoruz? Son çeyrek yüzyılın temel sorunu. Tek yetkiyi iktidarda tutan asıl sebep
Hayata Dair
Sanayi Sitelerine Giden Metro Yok Alış Veriş Merkezine Metro Var
İstanbul da trafik felç oluyor her gün insanlar mesai süresinin yarısı kadar dört saat sabah iki akşam iki saat yolda geçiriyor. Nüfusu azalması gerekir iken İstanbul'a sürekli insaat yaparak karmaşayı artırmanın manasını çözmek mümkün değildir. İstebula üçüncü köprü kuzey ormanları için cinayettir dedikten sonra o cinayeti işleyip sonrada kötülüğü biz yaptık dediği halde hala askeri arazilere toplu konut yaparak İstanbul'un beton çıban yükünü seçim kazanmak ve ölü yatırım ile karşılıksız para basarak yıkımı büyütenler yine kendileri. Sanayi sitelerine giden metro yok, alış veriş merkezlerinin içine kadar giden her yerde metro var. Yüz yıl sonra metro yaptık diye övünenler sadece tüketime ve soyguna hizmet ederek bu sonu yaşamak zorunda kaldılar. 1939 sonrası uçak üreten Cumhuriyet devrimlerinin sanayisini yok eden her mahallede bir milyoner besleme minibüs satarak zengin olsun, dışa bağımlı akaryakıt satılsın diye ve kendileri devlete ve Türk ulusuna karşı tehdit güç olsunlar diye bin yıllık kinin yüz yıllık hınç içinde bu günkü yıkım ürettiler. Yarım kalan devrimi tamanlama bilinci ve birikimi iradesi karşısında yalan, talan, soygun, yaşam pahalılığı beka sorunu yaşatmak dışında hiçbir birikimi olmayanların ve seçenek olamayanların yurttaş hukuku ve etik ahlakı karşısında tutunmaları mümkün değildir.
Hayata Dair