Ne parmak kaldırcam ki
Ne parmak kaldıracan ki” Rüzgârın uğultusundan duyulmaz diyerek, yaklaşmadan uzak mesafeden biraz bağırarak: “Selamünaleyküm!” — Su yok su..! :) — Su yok su..! Burda su yok diyorum. — Neden suyun yok!? Çayını içmeye geldim amaa… — Aha burda su yok, su yok diyorum. Derken diğer bir taraftan da ne demek istediğini iyice anlatabilmek için; toprağın üzerinde dövünürcesine ayak topuğu ile sertçe kurumuş toprağa vururken kelimesini destekliyordu adeta. Toprağın üstünde tepinmesi; su olsa bu topuk vuruşu ile su fışkırır çıkardı :) “Aha işte su yok, su..!” Bizimki bir tebessüm eder :) “Ne anlayışsızım yaw,” der kendi kendine. “Öküz müyüm ne?” “Hele şuna bir ders vereyim de… Çobanın suyu olmaz olur muymuş yaw? Kurdu var, kuşu var, uçanı var, kaçanı var, misafiri var; çobanın suyu biter miymiş? :)” — Haklısın, haklısın da bitti işte. — Ee buyur, oturalım hele deyşté (düzlük alan). — Kömsürlü Cafer ne ediyooo, hasmı eyimi…?? :) Hönggg…! — Ne diyon la!? O kim ya emmi? Gözün kaymağını yiyem, sorduğun kişiyi bilmiyem, seni bile…
Edebiyat
Hayatın Gerçekleri (Tecrübe) kitabımdan
-----İNSAN VE İNSAN ÇEŞİTLERİ Kitabımda yer vermiş olduğum konuların bana ne kadar üzücü geldiğini anlatmak hem çok üzücü ve bir hayli de can sıkıcı bir durum.Ama ne diyeyim ki ? bilemedim . İnsan ve insan çeşitleri.Bu nedir?Allah aşkına biriniz bu duruma bir cevap verin.Yada biriniz tepki gösterin.Deyin ki poyraz sen ne diyorsun.Bende size diyeyim ki vallahi ve billahi ne dediğim apaçık ortada. İnsanin çeşidimi olur. Olur mu ?olmaz mı? Bence olur .Ki olduğu için yazıyorum.Kitabin ismi gerçeklerin olduğunu anlatıyor ve buda bir gerçek.. Başlayalım muhabbete gerçek mi?, değilmi? Bu bence bir gerçek.Aksini savunan buyursun .Hatta bu çeşitlilik konusunda verebileceğim çok çeşitlilik var.Hemde çok. Biraz açıklama yapıp örnek vereyim bakalım rakam kaça kadar gidecek . 1--- GERCEKTEN HER SEYİ İLE İNSAN İNSAN. 2---Kahpe insan 3---Serefsiz insan 4-- Namussuz insan 5--- düzenbaz insan 6--Karektersiz insan 7-- Yalancı insan 8--- Dolandırıcı insan 9 --- Kansız insan 10. -- Ruhsuz insan 11---Hirsiz insan 12---Bencil insan 13 --- Düşüncesiz insan 14 --- Pić insan 15---- Dümbük insan 16 --- Duygusuz insan
Reklam
“Şu son bir senede neler oldu var ya, üff diyorum. Anlatasım bile yok inan, lanet gelsin şu son bir seneye. Evi yansın, ocağı yıkılsın, defolup gitsin hangi cehenneme giderse. Adını dahi anmak istemiyorum.” demiş Aylin Balboa Bu Hikâye Senden Uzun Osman da :) Evet, yazarla aynı duyguları hissediyor olabilirim, okurken al benden de o kadar, demiş olabilirim, amaaaa…. Amadan öncesi var:) 2024’e girerken bu yıl benim yılım olacak, demiştim. Öyle bakmayın, sadece ben değil pek çok astrolog da demiş ikizler burcunun yılı olacak diye, o yüzden evet çok umutluydum:) Ama ilk beş ay öyle kötü, öyle bunaltıcı, öyle büyük sorunlarla geçti ki “Nasıl ya, hani benim yılımdı?” diye isyan ettiğim, gğzel günlerden vazgeçtiğim çok oldu. 2023 hiç bitmemiş gibiydi sanki. Ve biliyorsunuz 2023 zaten benim gibiler için kıyametin koptuğu yıldı. Tam artık ümidimi kaybettiğim, artık bundan sonra buradan dönmez dediğim yerde güzellikler yaşamaya başladım. Evet, hayat tam da her şeyden vazgeçtiğinizde size güzelliklerini sunuyormuş, öğrendim. Hayat düz bir çizgi değilmiş, inişli çıkışlı, taşlı bozuk bir yolmuş. Düz bir çizgide ilerlemeyi bekleyenler boşa beklemesin yani:) Önemli olan o kötülükler içinde güzelliklere odaklanmak, o güzellikleri oradan çekip çıkarmakmış. Yoksa hep asla gelmeyecek güzel günleri beklersiniz. Evet gelmeyecek, dedim çünkü hayat geçmiş ya da gelecekte değil, tam da bu andaymış. Peki her şey güllük gülistanlık mı şu an? Hayır. Ama kötü anların geçeceğini (çünkü hep geçer) ve ne kadar kötü olursa olsun güzellikler olduğunu biliyorum ve artık kendime haksızlık etmiyorum:) Bu kamu spotundan sonra gelelim yazmak istediğim diğer şeye:) 2024 benim yılım oldu evet:) Hayattan tam da vazgeçtiğim esnada güzellikleri bulmayı başladım dedim ya, burada işte o güzelliklere bu sene hayatıma girdikleri ve
1000Kitap
Fîl Suresi - 1-5 . Ayet Rabbin fil ordusuna ne yaptı Onların planlarını boşa çıkarmadı mı? Onların üzerine pişkin tuğladan yapılmış taşlar yağdıran kuşlar salmadı mı? Sonuçta Allah onları yenilip ezilmiş ekine çevirdi Öyle bir çağda yaşıyoruz ki her gün sanki dünden de beter bir haldeyiz sokaklar aç insanlar her cadde huzur evi ile dolu annene babana üff bile demeyeceksin diyen İslam ümmeti ne yazıkki her sokak ve caddede bir huzur evi açar hale geldi insanlar bugün ikiye bölünüp te kardeşçe paylaşılan bir ekmeğin kokusuna hasret biz insanlar sadece kendi bahçemizde yaşananları gördüğümüz için dünyayı güllük gülistanlık bir bahçe zannediyoruz oysaki dünya çoktan kirlendi ve biz müslümanlar ne yazıkki kötülüğü kurtarmamız gereken yerde bir kurtarıcı bekliyoruz söndürmediğimiz ateşin dumanına bizde ortak değilmiyiz dün Cahillikle kendi evladını diri diri toprağa gömen insanlar kıskançlıkla nice savaş başlatıp yuvaları ateşe verenler gerçekten bittimi  dünün Ebu cehilleri ebreheleri firavunları içimizde yaşamıyor mu bir sivrisinek sizi helâk etmesin Kendinize Allahın esmasını dost edinin Ebu cehilin sonu bir helâ olmak oldu  Karun malları ile yok oldu Murat Altuğ zalime dur demeyen insan elbet onun ortağıdır zalime taş atmak varken oturup seyrediyoruz oysaki dur demek onu kötülemek te bir sadakadır diyen bir dinin insanıydık peki tok açın halini sormazken yeryüzünde bu kadar savaş varken her caddede bir huzursuzluk evi açılırken biz ben müslümanım demeye hiç yüzümüz kızarmaz mı sahi insanlar bu kadar hırs kin nefret ile filistinde evler yıkarken bebeklerin gözü yaş ile dolarken biz insanız diyecek ar kaldımı evet bugünün insanı ve zulmü dünden beter her geçen gün Ebu cahilleri firavunları karunları geçti şeytan bile insanın hızına yetişemez hali insanın hali kötülükte
babam olsa cidden bu kadar dusmezdim ama dustugum zaman gormus olmasini da istemezdim.. (yani stonks?) iyi, surekli olarak bunlari dusunuyorum. buyu diyorum kendime cunku buyudum ama buyumemis gibiyim de. guzel bir kiz oldum, o beni en son gordugunde cirkindim. guzel bir okulda cok iyi ortalamam var onur ogrencisiyim, hicbir onemi olmayan ego savaslarim bunlar ve bu sene mezun oluyorum sonunda. iki senedir cok buyuk bir sirkette calisiyorum her gun mobbinge maruz kalarak ama adi var ya hani, bir kere ben X yerinde yazilimciyim diyince linkedine uff aman aman.. akademik validasyon degil bence, kendi kendine teshis koymak gibi bir sey bu. neden yapiyorum. her neyse. ameliyat oldum. 3 hafta antibiotik kullandim. bak hele hele Allahin hollandasinda her yigidin harci degildir doktora antibiotik yazdirtmak,, ama ben basardim gencolar. 4. haftanin sonunda ise corona oldum. kimse de inanmadi sirkette korona olduguma.. zaten ameliyattan ciktiktan sonra da sirkete gitmistim hicbir sey olmamis gibi. korkunclar, yaslilar ve cepleri para dolu, kisaca onlara gore degilim. bir sevgilim oldu. ilginc bir usak, karadenizli, burnunu yaptirtmak istiyormus - hepimiz istiyoruz chinaski siraya gec. rezalet komik cunku hollandada karadenizli mi buldun sakasina guluyoruz. ilk sanal olmayan sevgilim, iki otistik birbirini bulmus gibi.. ama ben ona cicek almayi ogrettigi icin mutlu olan otistigim.. kotu biri degil, ama beni anlamiyor, onu duygusal olarak gelistirme sorumlulugum mu var, hayir ama, ama gelisiyor iste potansiyali var yani. bir erkek nasil buyur? peki bir kiz nasil buyur? bak ikisini de bilmiyorum. o da bilmiyor,,, ama evlenmek istiyormus. o zaman buyuyecegiz diyince suratini asiyor. benim 2 gune parallel programming sinavim var. linux kurdum catir catir kod yazdim oglum aloo naber.
Duygu Durum Dump
Nasıl Daha Fazla Kitap Okuyabilirim?
Bugün ders anlatırken şöyle bir soru ile karşılaştım. Gerçekten günde 50 sayfa kitap okursak ne olur? Yılda ortalama 18000 sayfa kitap okumuş oluruz. Yani 30 yılda 540000 sayfa. Buda takriben 1800 kitap yapar. 1800 kitabı şöyle bir tahayyül etmek istersek, üst üste dizdiğimizde bu da takriben 90 metre yapar. Yani günde 50 sayfa okuyan bir kimse 30 yılda üst üste dizildiğinde 30 katlı bir bina yüksekliğinde kitap okumuş olur. 20 yaşına kadar hiç kitap okumayıp kitap okumaya başlayan bir kimse 50 yaşına geldiğinde teorik olarak 30 katlı bir bina dikmiş olur. Ne buyurmuştu sav : "Az da olsa devamlı olan..." Dün şöyle bir kısa yazı yazmıştım. Evet, kağıt üzerinde bu böyle ama “Her gün nasıl kitap okuyacağım? Okumaya başlıyorum sonra uzun bir süre okumuyorum zaten. Hem okusam da anlamıyorum ki. Aklımda hiçbir şey kalmıyor benim.” Bu cümleler tanıdık geliyor mu? Öncelikle kitap okumak bir şeyler öğrenmek kolay bir iş değildir bunu ifade edelim. Bununla alakalı Taftazani’ye atfedilen bir söz var: “Her şeyin önünde bir engel, ilmin önünde ise engeller vardır.” Bu gerçekten de böyledir. Peki bu engellere rağmen nasıl daha fazla kitap okuyabilirim? Öncelikle şu görseli inceler misiniz? Evet belki bazen motive oluruz, halk arasındaki tabiriyle gaza geliriz. Ama bunun etkisi kısa sürer. Uzun süreli bir işe girişiyorsak eğer, disiplinli olmamız şart. Bunun için Jules Payot’un “İrade Terbiyesi” gibi bu tarz kitaplar okuyabilirsiniz. Yada youtubeda bu minvalde birçok video bulabilirsiniz. Ben okuduklarımdan ve izlediklerimden yola çıkarak, nasıl daha fazla kitap okuyabilirim? Sorusunu maddeler halinde cevaplamaya çalışacağım. 1. Okumayı bir ihtiyaç olarak görmek. Eğer okumanın önemini kavrar ve gerçekten bizim için ihtiyaç olarak görürsek mutlaka az da olsa okuruz.
Hayata Dair
Reklam
Reklam