Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Alıştığı beziryağı kokusuyla birlik yitireceği sabahlar vardı önünde. Aylak adamın uzun, doldurulmaz sabahları korkunçtu. Kimi saatler bile önemliydi. Geçmek bilmez, uzun 'üç-dört dakika'lar yaşamıştı; biliyordu.
"... Hanidir ben çalışırken arkamdan bakıyordu. Sonra çenesini omzuma dayadı. Ürperdim; sanki yoğunlaştım. Soluğunu duyuyor, ne olacağını hem bildiğim hem bilmediğim bir şeyin olmasını bekliyordum. Paleti, fırçayı bıraktım. Birden kendine döndürdü beni; öptü. Halûk Paris'e gideli beni kimse öpmemişti. Kafamdan kovdum onu, sarıldım."
"İnsan kendi hikâyesini yazabilmeli evladım..." dedi. "Bedeli ne olursa olsun, herkes kendi hikayesinin kahramanı olmaya cesaret edebilmeli. Cebinde çok parası olan değil, güzel hikayeler biriktirmiş insanlar zengindir. Kanadı yanacak bile olsa, güneşin ateşine vurgun olduğu için kendini yakan kelebekler değil, kabuğunu kırmaya cesaret edemeyenlerdir deli."