Harun Özkan

Harun Özkan

8.3/10
24 Kişi
·
52
Okunma
·
2
Beğeni
·
636
Gösterim
Adı:
Harun Özkan
Unvan:
Yazar
belki de bunca yaşananlar onların değil bizim sınavımızdır. Allah bizi masumların ezilmesine karşı susup susmamakla sınıyordur belkide?
Harun Özkan
Sayfa 70 - Ren Yayınları
Eğer aşka düşmüşse yolunuz, bir gözünüz kapıya bakar ister istemez. En cesur insanların bile çelikten zırhlı kalplerine korku zerrelerini düşürebilen bir güç varsa işte onun adı Aşktır.
Aşk böyledir. Korkutur, acıtır.. Kavuşsan da korkarsın, ya kaybedersem diye.
Eğer korkuyorsan aşıksındır...Aşıksan korkuyorsundur...
Harun Özkan
Sayfa 233
Pazartesi demek Candan öğretmenin dersi demekti.Bir insana pazartesiyi sevdiren birinin olması güzel bir şey olmalıydı..
Harun Özkan
Sayfa 53 - Ren Yayınları
Bir keresinde babası 'bir erkek babası ölünce büyür' demişti. Doğduğu, büyüdüğü evin kapısına sürgüyü vururken, camlarına karton çakarken anlamıştı büyüdüğünü..Bayramda öpülecek bir çift elin artık eksik olduğunu farkedince anlamıştı..
Harun Özkan
Sayfa 110 - Ren Yayınları
“Eylül yalnız, Eylül mahzun, Eylül’ün canı gitti
Her hayat bir vakadır, bizim ki acı bitti...”
Harun Özkan
Sayfa 304 - Eylül’den Kemal’e
Kemal çoktan kupasını almış, kahvenin kıvrak bir dansçı gibi kıvırtarak yukarı doğru çıkan beyaz dumanını ciğerlerine dolduruyordu. ' Siz nikotin çekin, ben kafeini tercih ediyorum' derdi sigara içen arkadaşlarına..
Sadakat, pamuktan ince bir ip gibidir. Önemli olan ipin ne zaman ya da nasıl kopacağı değil; ipin ucunun kimin elinde olduğudur.
Hani şu kadınların biraz daha güzel görünmek için gösterdiği çabalarından dolayı kocalarını beklettikleri en bilindik zaman dilimi." Hayatım! Beş dakikaya geliyorum." yalanı bir erkeğin duymak istediği en son sözdür belki de.
İnsan yaşadıklarıyla büyür.Kazanımlarıyla, kaybettikleriyle büyür.Gördükleriyle duydukları ile büyür.Bomboş yıllarla ömrünün sonuna gelmiş biri büyümüş değildir.
- Spoi İçerir -
İş arkadaşımın önerisiyle okumaya başladığım kitabı yeni bitirdim. birileriyle ortak kitap okumak ve üzerinde konuşmak hoş oluyor..okurken tüyo versin diye ne kadar baskı yapsam da çetin ceviz gibi ser verdi sır vermedi arkadaşım :) son yüz sayfa kala sonunu okusam da yine de devam etmeye değer diye okudum.. ve yazık oldu kemale diye bitirdim..iş arkadaşım ise kitabı bitirdiğinde pisi pisine gitti demişti :) niyazili atasözü eşliğinde..
Kitap kemal adında bir paramediğin vakalarla içiçe geçmiş hayatı aslında..Kemal, temiz düzgün ve bir sağlıkçıdan beklenmeyecek kadar insancıl ve duygusal biri..beklenmeyecek diyorum çünkü bir müddet sonra meslek dejenerasyonu yaşadıklarını ve insani duygularının ciddi anlamda köreldiğini düşünüyorum..ATT yani acil tıp teknisyeni bir akrabam kurban bayramında bizim işler açıldı dedikten sonra hele :) yani Kemali bu yüzden çok sevdim açıkçası.. Yazar bir paramedik olduğu için bu vakaları çok güzel yazmış akıcı bir dil ve kendini okutan üslupla..İlk kitabı olmasından kaynaklanan şeyler var.. mesela ilk 70 sayfada gereksiz bir ilk çocukluğu anlatımı var.. Alakasız bir yerde Mevlanadan bahsedip annesini çok okuyan bir kasaba kadını olarak tanıtıp okuduğu kitabın tek Sinekli bakkal olması gibi :) yani vakalardan da başlayabilirmiş diyorsunuz.. ama kemali eminim siz de seveceksiniz.. uçağı kaçırma pahasına iki kez taksi değiştirmesini (birinden sigara içilmiş diye diğerinden de şöför küfür ediyor diye), hasta yakınının kafa atması karşısında burnu kırıldığında soranlara betonla çarpıştık diyişini, sigaraya karşı kahveyi tercih edişini ve sevdiğini yürekten sevmesini, kitap okuyuşunu ve en önemlisi meslek icabı hayatın hep kan, acı, hüzün ve gözyaşı ile dolu tarafını görmesine rağmen insan kalışını..
okunmaya değer velhasıl..ve yazar yazarlık hayatına iyi bir başlangıç yapmış..devamı mutlu sonlarla biter inşallah diyelim ..
Bir paramediğin kaleminden çıkan harika eser.. Ana kahramanımız Kemal in hayat hikayesi, paramedik olma öyküsü ve görev boyunca onu etkileyen olaylar zinciri... Okunmaya değer harika bir eser..
Çok güzel bir kitap kesinlikle okuyun! Kitabın ilk bölümlerini anlayamayabilirsiniz ama pes etmeyin kitabı bitirdiğiniz anda bütün olaylar çözülmüş olacak.
Okudum bitti. Nasıldı peki? Öncelikle bana göre biyografik roman olarak değerlendirilmesi gereken bir kitap. Paramedik (pratisyen hekim ile acil tıp teknisyeni arasında tecrübeli sağlık çalışanı ) olan yazarın yine bir Paramedik baş karakterin hayatını ve özellikle adı ile müstesna karşılaştığı vakaları akıcı bir anlatımla romanlaştıran güzel bir kalem. Tabi yazar da sağlıkçı, konu sağlık ile ilgili olması, üstüne okurun da sağlıkçı olması kitabı daha bi okunası yapıyor. Tıpkı kitabın kapağında yazan not gibi, aslında herkesin hayatı bir vakadır, sadece bazıları tatlı sonla bazıları acı sonla biten. ..
Kitap ne iyi ne de kötü.Sadece editörün kitabı iyi incelemediğini düşünüyorum.Çünkü anlatım bozukluğu,kelime yanlışları ve kahramanları birbiriyle karıştırma gibi hatalar vardı.Tabi yazardan kaynaklı birr hatada vardı o da betimlemeleri uzatmasıydı.Anlatımı güzel ama betimlemeleri uzun olması konuyu sıkıcılaştırıyor.Merak ederek aldığım bir kitaptı ama beklentimi karşılamadı.
Bir paramedik olan Eliz'in yolda tesadüfen karşılaşmış olduğu bir hastaya müdahale etmesi gelecek hayatını da etkiler.
Ve kocalarını aldatan kadınları gözünü kırpmadan farklı yerlerden bıçaklayan, lakabı MARCELLUS olan bir seri katil.. Sanırım konuyu yazarsam spoiler vereceğim.. O yüzden şiddetle okumanızı öneriyorum️.. ️
Bitti !!!
Vaka.. Bir paramediğin kaleminden...
Görevi insanlara yardım etmek olan bir insanın yardıma muhtaç kalmasından daha trajikomik bir şey olabilir mi ? Evet olabilir, üstelik o gün doğum günüyse...
Kemal’in unutamadığı vakalar vardı, kendi hayatıyla da özdeşleşen. Kendi geçmişini ona hatırlatan.
Çok sevdiği kadın Eylül’ün istediğini gerçekleştirmek için girdiği bir vaka vardı ve başladıysa bitmeliydi.
Tüylerim diken diken ola ola okudum. Acil tıp teknisyeni ve paramedik olmanın zorluklarını gördüm sanki yaşadım. Yaşadım diyorum çünkü yazar o kadar güzel yazmış ki, aldı beni götürdü kendimi vakadan vakaya giderken buldum. Yazım şekli, anlatımı, akıcılığı, kullandığı üslup on numaraydı. Kesinlikle alın, okuyun ve 112’nin meşgul edilmemesi gereken bir numara olduğunu sadece gerekli zamanlarda aramanız gerektiğini öğrenin ve çocuklarınıza öğretin.
10/10 hemde yıldızl

Yazarın biyografisi

Adı:
Harun Özkan
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 52 okur okudu.
  • 6 okur okuyor.
  • 46 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.