Açıkçası sadece kendi boynumun üzerinde doğru durmuyor kafam; çünkü bilindiği gibi, başka herkes daha iyi biliyor neyi yapıp neyi yapmamam gerektiğini: sadece biçare ben bir akıl veremiyorum kendime. Hepimiz de, üzerlerine yanlış kafalar yerleştirilmiş heykel sütunları gibi değil miyiz?
Konserler ve sirkler, pazarlar ve alışveriş merkezleri kalabalıktır. Görmeyen ve duymayanlar için yapılmıştır buraları. Gördüklerini ve duyduklarını zannetsinler diye her şey çok büyük ve gürültülüdür. Ve bir kandırmacadan başka bir şey değildir bunlar. Herkes herkesle aynı şeyi gördüğünü ve duyduğunu düşünsün diye yapılır bunca şey. Çünkü herkesle aynı şeyi gördüğünü düşünen kendi körlüğünden kuşku duymak zorunda kalmaz.
Sizler, hepiniz hızlı, yeni ve alışılmadık olanı sevenler, çalışmaktan vazgeçmeyenler, sizler kendinize katlanamıyorsunuz. Çalışmanız bir kaçıştır ve kendinizi unutmak için çabalama isteminden başka da bir şey değildir. Yaşama daha çok inanmış olsaydınız kendinizi ona daha az kaptırırdınız. Ama içinizde beklemek için gereken cevher yok ki… Tembellik için bile…