ugur

ugur
578 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi
Nietzsche, önsözünde şöyle buyurur: "Bu kitap en azlarındır. Belki de onlardan hiçbiri yaşamıyor daha. Onlar, benim Zerdüşt'ümü anlayanlar olacaklar: kendimi, daha bugünden işitilecek kulaklar bulanlar ile nasıl karıştırabilirdim ki? Ancak öbür gündür benim olan. Kimileri öldükten sonra doğar." Kitabımız hristiyanlığa büyük bir öfkeyle eleştirilerin dile getirildiği bir kitaptır. Kitap içerisinde Hristiyanlığa lanet edilirken, Yahudilik ve Budizm kıyaslamaları çokça yapılmakta. Ancak bir şeye getirilen eleştiri diğer eşdeğer şeyleri kutsadığı anlamına gelmez. Şahsi görüşüm, "Hristiyanlığa lanet etti ama diğer dinleri kutsadı," tespitleri tamamen kitabı tekrar okunmasını gerektiren tespitlerdir. Hatta biraz ileriye gidecek olursak kitabın asıl mevzusu dinler değil, bu dinlerin bazı kavramları nasıl yok ettiğidir. Bu dinlerin içerisindeki acıma, merhamet, iyilik ve kötülük olgularının, yine bu din ve din adamları sıfatı taşıyanların elleriyle nasıl kullanıldıkları ve ne amaca hizmet ettikleri üzerinde çokça durulmuştur. Kitabın genel üslubu Nietzsche okurları için akıcı bir niteliktedir. Ancak ilk başlayanlar için tavsiye edeceğim bir kitap değildir. İyi okumalar.
Felsefe
DeccalFriedrich Nietzsche · Tutku Yayınevi · 20165,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·120 syf.·
2021 29. kitabı
Kitaba başlamadan önce Schopenhauer hakkında birtakım bilgiler elde edeceğimi düşündüm ama öyle olmadı. Eserde aslında Nietzsche'nin felsefeyle ilk merhabalaşmasını, ilk adımlarını ve bu adımlarında kendine neden yoldaş olarak Schopenhauer'ı seçtiğine dair bilgiler alıyoruz. Nietzsche bu eseri Schopenhauer'ın çevresinde gelişen olaylarla ele alarak; devlet, eğitim, bilim, felsefe gibi konuları işlemeye çalışmış ve örneklerini bu çevrede vermeye çalışmıştır. “İyinin ve kötünün yaratıcısı olmak isteyen, ilk önce bir yok edici olmalıdır ve değerleri paramparça etmelidir.” ifadeleri üzerinden bir noktaya değinmek istiyorum. Nietzsche okurları şu kavramı çok iyi bilir: Üstinsan. Ama bu kitapta bu kavramı hiç görmüyoruz. Genel olarak dahi, deha, filozof ve bilgin-bilge gibi kavramlar üzerinde durulmuş. Özellikle Üstinsan'dan önce neye, nasıl baktığını görmek ve bunlar üzerindeki yorumlamalarını okumak güzel bir tat bırakıyor. Çünkü daha sonra savunacağı Üstinsan kavramı için tamamen bir yok edici olacaktır Nietzsche. Bir problemin içine dalmayı değil de bazen uzaktan bakabilmeyi, yeri geldiğinde toplumun sesi olabilmeyi, gereksiz kültürel duygusallıklarından sıyrılabilmeyi ve bunlar arasındaki dengeyi nasıl kurabileceğimize dair birçok konuya değiniliyor. Bunlar çerçevesinde ara ara geçmişe, günümüze ve ileriye nasıl bakmamız yönündeki kılavuzluklar da çok değerli görünüyor. İyi okumalar.
Felsefe
Eğitici Olarak SchopenhauerFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20151,227 okunma
Puan vermedi·97 syf.·
2020 19. kitabı
Öncelikle derginin sayfa tasarımlarının diğer sayılarda daha sade olmasını diliyorum :) İçerik ve seçilen konular güzel fakat çokça yazım hatasıyla karşılaştım. Sanki öncesinde bir hazırlık olmamış da "hadi bir dergi çıkaralım" havasında, aceleye gelmiş gibi hissettirdi bana. Bazı yazılar çok yüzeysel geçilmiş. Yani daha öncesinden bilgi verilmiş de bir devam yazısıymış gibi hissettiriyor. Bir tarih hakkında bilgi veriyorsanız okuyucunun düşüncelerinde çok büyük boşluklar kalmamalı diye düşünüyorum. Bir de varsayımlar üzerinde çok durulmuş (böyle olduğunu düşünmüyoruz, bizce bu yeterli bir kanıt değil vb). Bazı konular ise bunun aksine net ifadelerle ve öncesi sonrası bilgilerle gayet doyurucuydu. İkinci sayıyı bu eksiklerle beraber takip etmeye çalışacağım.
Tarih
All About History Türkiye - Sayı 1 (Kasım-Aralık 2020)All About History Türkiye · Doğan Burda Dergi Yayıncılık · 2020173 okunma
Puan vermedi·80 syf.·
2020 8. kitabı
Namık Kemal'in ilk tiyatro oyunu olan Vatan yahut Silistre, yurtseverlik ve kahramanlığı konu edinmektedir. Oyun 1853 Osmanlı-Rus Harbi'nde cepheye gönüllü olarak giden sevgilisinin ardından savaş alanında onunla beraber bulunmak ve onunla aynı kaderi paylaşmak için asker giysileriyle Silistre savunmasına katılan genç bir kızla sevdiği genç adamın aşkını anlatmaktadır. Oyunda izleyicilerin fazla coşkuya kapılması nedeniyle Namık Kemal tutuklanmış ve sorgusu yapılmadan Magosa'ya sürgüne gönderilmiştir. Vatan yahut Silistre Namık Kemal'in oynandığını gördüğü tek piyesidir.
Edebiyat
Vatan Yahut SilistreNamık Kemal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,5bin okunma
Puan vermedi·180 syf.·
2020 7. kitabı
Kitabın ismi her ne kadar Felâtun Bey İle Râkım Efendi olsa da, Ahmet Mithat Efendi'nin, Râkım'ın hikayesini anlattığı bir kitaptır bence. Çünkü kitabı yüzdeye bölecek olursak anca yüzde 20 Felâtun Bey anlatılmaktadır. Yazar açıkça Râkım'ın tarafını tuttuğu için böyle olmuş sanırım. Bana kalırsa en gerçekçi karekter Felâtun Bey karakteridir. Çünkü tamamen batılılaşmayı yanlış anlamış, kendini akıllı sanan akılsız bir herifin teki. Râkım Efendi'ye gelecek olursak böyle bir çabası olmayan ama batılı bir düşünce yapısı ve buna uygun yaşayışı olan bir karekter. Yazarın taraflı tutumu Râkım Efendi üzerinden birçok yanlış şeyleri meşrulaştırması beni rahatsız etti. Yoğunluktan dolayı parça parça okuyabildiğim için bir günlük kitabı üç günde bitirebildim. Ama akıcı bir kitap ve kısa sürede okuyup bitirebilirsiniz. İyi okumalar.
Edebiyat
Felâtun Bey ile Râkım EfendiAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202528,2bin okunma