ukulele

Puan vermedi·234 syf.··
2026 3. kitabı
Çeviri kitabı okutmayacak kadar kötüydü. Kitabı büyük bir beklentiyle elime aldım. Konusu, dikkat çekici. Ancak ne yazık ki, eserin Türkçe çevirisi bu potansiyelin büyük ölçüde gölgede kalmasına neden olmuş. Çeviri boyunca sıkça karşılaşılan anlatım bozuklukları, devrik ve anlamsız cümleler, okuma akışını ciddi şekilde sekteye uğratıyor. Yer yer cümlelerin birebir çevrildiği o kadar belli ki, Türkçede doğal durmayan ifadeler metni mekanik ve ruhsuz hale getirmiş. Özellikle diyaloglarda bu durum daha da belirgin; karakterlerin konuşmaları gerçeklikten uzak ve yapay bir tonda ilerliyor. Bunun yanında bazı kelime seçimleri de oldukça problemli. Metnin bağlamına uymayan, anlamı karşılamayan ya da Türkçede nadiren kullanılan kelimeler tercih edilmiş. Bu da okurun kitaba odaklanmasını imkansız hale getiriyor. İyi bir editöryal süreçten geçmiş, özenli bir çeviriyle çok daha etkileyici bir okuma deneyimi sunabilirdi. Sonuç olarak, bu kitap içerik açısından değerli olsa da mevcut çevirisiyle okuru tatmin etmekten uzak. Umarım ileride daha titiz bir çeviriyle yeniden yayımlanır; çünkü bu haliyle yazarın emeğine de, okurun beklentisine de tam anlamıyla karşılık veremiyor.
Mekke'ye KanmakHassan Aourid · İnsan Yayınları · 202527 okunma
Reklam
Puan vermedi·160 syf.··
2020 69. kitabı
Yemeklerin sadece yeme eylemi için yapılmadığına bir kez daha kanaat getirdim. Tovmasyan ailesindeki birlik, beraberlik ve muhabbet yemekler sayesinde daha da görünür olmuş. Ermeni kültürü ve Türk kültürü aynı topraklarda yüzlerce yıl beraber yaşamanın neticesinde birbirinin içine geçmiş. Tariflerin hiç biri yabancı değildi. Ailede hüküm süren gelenekler de bir o kadar benzerdi. Kitapta acının bir tonuna da şahitlik ediyorsunuz. Tehcir günlerinden sağ kurtulanlar hep geçmişlerinin, kaybettiklerinin peşine düşmüşler. Yıllarca geride bıraktıklarını unutamamışlar. Onlarsız yaşamanın zorluklarına katlanmak zorunda kalmışlar. Eski fotoğraflardan acılarla yoğrulmuş ruhların gözlerini çok iyi okuyabiliyorsunuz. Kitapta yemeklerin görsellerinin olmamasını eksiklik olarak kabul etmeliyiz. İyi ki Youtube gibi video içeriklerine ulaşabileceğimiz platformlar var günümüzde. Yemek kitaplarının sadece sözlü anlatımlarını takip ederek yemek yapmak eskiden çok zor oluyordu herhalde. Bu yüzden bir ustanın yanında yetişmek, onun nasıl yaptığını canlı canlı görmek eskiden fazlaca kıymetliydi. İrmik Helvası bölümünde geçen hüzünlü hikayeyi ve irmik helvasının yazar için ifade ettiklerini çok beğendim. Yazara göre helva bahane. O, en çok sevdiklerini, özlediklerini, öldüğüne bir türlü inanmadıklarını anmak için giriyor mutfağa.
Sofranız Şen OlsunTakuhi Tovmasyan · Aras Yayınları · 2016105 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2020 37. kitabı
Baş karakterimiz İrlanda'nın bağımsızlık mücadelesine katılır. Görünüşte amaçlarına ulaşmışlardır ancak hayal ettikleri ülke hala çok uzaktadır. Uğruna savaştığı bu topraklarda yaşayamayacağını anladığında Antarktika yakınlarında bir adaya meteoroloji uzmanı olarak gider. Bu öte dünyada sessiz, sakin, kitaplarıyla bir yıl geçirecektir. Ancak adada onu işgalci sıfatıyla gören ve yemek isteyen canavarlar beklemektedir. Sessizlik vaad eden ada yaşamak için verdiği mücadeleyle savaş alanına dönüşür. Canavarlar kendisinden farklı olan insanı öldürmek ister. İnsan da kendisini öldürmek isteyen bir canavarla mücadele etmek fikrini düşünmeden kabul eder. Her iki taraf da ötekileştirmeden birbirini tanımlayamaz. Önlerindeki en büyük engel de ortak bir dili konuşamıyor olmalarıdır. Oysa birlikte yaşamanın, öldürmeden bir arada bulunmanın mümkün olduğunu da evcilleştirdikleri canavarla bizzat görmüşlerdir. Önceleri yaşama ümidiyle gemi yolu gözleyen uzman, sonrasında kendisini almak için gelen gemiyi umursamaz bile. Onun için mücadele sona ermiştir. Geçen zaman yaşama aşk ve şevkini götürmüştür. Kendini almaya gelen adamlarla yapacağı dönüş yolculuğuna dahi tahammülü yoktur. Önceden canavar olarak gördüklerini tanımayı, onlarla yaşamayı, bu mümkün değilse de ölmeyi tercih edecektir.
Soğuk DeriAlbert Sanchez Pinol · Jaguar Kitap · 20181,771 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2020 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2020 16:56
Yazar; dini değerlerin günümüz problemlerine çözüm olacağı ön kabulüyle fikirler üretmiş. Auguste Comte'un fikirlerinden yola çıkarak adına din denmeden, Tanrı fikrini tamamen dışlayan dini değer ve ritüellerin çağdaş insanın hayatında yer bulması gerektiği savunuluyor. Ancak inanmak gibi bir olgunun dışlandığı bu durumda insanların motivasyonunun ne olacağı sorusuna kitap boyunca cevap verilmiyor. Yazar üç büyük din olarak Hristiyanlık, Yahudilik ve Budizmi görürken İslamiyet'e neden gözünü kapattığını açıklamalıydı. Dünyada Yahudi ve Müslüman nüfusu karşılaştırıldığında İslami değerlerin daha büyük etki alanı doğurduğu açıktır. Hristiyan bir ülkede doğup büyümesi, ailesinin Yahudi kökenleri ve incelediği kadarıyla budizmden bahsetmesi ve İslamiyet dünya üzerinde hiç var olmamış gibi yapması( en azından neden kitapta yer verilmediği açıklamalıydı.) kitabın en büyük eksikliğiydi.
Ateistler İçin DinAlain de Botton · Sel Yayıncılık · 2011333 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
Her ebeveynin karşılaşabileceği, çocukları da mutlaka etkileyecek; fakirlik, gelir eşitsizliği ve fırsat eşitsizliği vb engelleri aşmanın ne kadar zor olduğu herkesçe malum. Kitap, bu engelleri aşmak için tüm bu şartlardan bağımsız bir dil çevresi oluşturulmasına dikkat çekiyor. Doğumdan sonraki ilk üç yıl, beyin gelişiminin neredeyse %85’inin tamamlandığı, nöroplastisitenin en yüksek olduğu dönem. İlk üç yıl kısmen görünmez olan dil gelişim farkları ilerleyen yıllarda kapatılmayacak bir noktaya gelebiliyor. Bu aşamada sorunları görünür olmaya başladıktan sonra çözmek de bir o kadar zorlaşıyor. Kitap, bu yüzden erken dönemde yapılması gerekenler hususunda ülkemizde de başvurulacak önemli kaynaklardan.
Otuz Milyon KelimeDana Suskind · Buzdağı Yayınevi · 20205,3bin okunma
Reklam