Ulaş Kırbaş

"İyi ki buraya getirmeyi akıl etmişim canım radyomu, ne güzel, yarenlik ediyor bana. Müjgan'ın yaptığını yapıyor o da, eskilerden anıları toplayıp koyuyor kulağıma. Müjgan olsa, "Hatırlar mısın Müzeyyen?" derdi. Radyo öyle demiyor, bazen, "Duydum ki unutmuşsun gözlerimin rengini." diyor, ben ona, "Nasıl unuturum zeytin karası gözlerini ayol o kadar da bunamadım ya!" diyorum. Bazen, "Hatırla sevgili o mesut geceyi." diyor. "Bak ona söz veremem işte, bizim çok mesut gecemiz oldu Mazhar Bey'le, hangisini hatırlayayım?" diyorum..."
Sayfa 98 - Müzeyyen Güner·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Ne çok özlemişim oğlumu. Minik elleriyle parmağımı tutan o bebek de, şimdi karşımda oturan huysuz adam da aynı kişi. Bir anlık gülüşünde tekrar çocukluğuna dönüyor. Murat gülünce ben de gençleşiyorum. Murat gülünce mavi elbisemi giyip Eskişehir'de Mazhar'la kol kola yürüyorum. Murat gülünce her şeyi hatırlıyorum, Murat gülünce Müjgan'ın limonlu kekinden kocaman bir dilim daha yiyorum. Murat gülünce Ayvalık'ta bir sofra kuruluyor, Murat gülünce babası gibi gülüyor..."
Sayfa 95 - Müzeyyen Güner·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
"Mazhar Bey de çok duramadı bizimle. Kalabalık sofralarımızın olduğu o yazlık evin balkonunda göğsünü tutarken yakaladım Mazhar Bey'i birkaç kere. O yaşına kadar ufak tefek sıkıntılar dışında doktor yüzü görmeyen bu dağ gibi adamı ikna etmiştim sonunda. İstanbul'a gidince ilk işimiz tam teşekküllü bir hastaneye gitmek olacaktı, olmadı. Bir öğleden sonra terk etti beni."
Sayfa 94 - Müzeyyen Güner·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
"Müjgan başında kırmızı kurdelesi, yanı başındaki komodinde çiçekleri, sol yanında kocası, kucağında bebesi ile gülüyor bana. Ay yüzlü bir kız doğurmuş Müjgan. Çorbasını içiriyorum, sırtındaki yastığı düzeltiyorum, beslemesi için bebeğini kucağına veriyorum, doyduktan sonra tekrar yerine yatırıyorum. Murat da çok şaşırıyor bu kadar minik bir insan gördüğü için. Başında durmuş inceliyor. "Parmakları bile var anne." diyor."
Sayfa 91 - Müzeyyen Güner·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
"Müzeyyen Güner'dim ben. Müzeyyen! Benim adım Müzeyyen. Babam Mehmet Tahir Bey koymuştu bu ismi bana. Pek severdi rahmetli taş plakları, içli şarkıları ve Müzeyyen Senar'ı. İsmimin hikâyesini hatırlamam iyi hoş da bir de şu telefonumun yerini hatırlasam hiç fena olmaz. Dün hava çok güzeldi diye akşam yemeğimizi bahçede yemiştik, orada mı bıraktım acaba? Yok o dün değildi. Dün müydü?"
Sayfa 86 - Müzeyyen Güner·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı