Ulaş Kırbaş

"Nereden estiyse yazmış gene bizimki mesajda. "Hayatta en çok neyden korkarsan o geliyor başına. Evlada titriyorsan önce evlattan çekiyorsun, aile diyorsan kocadan yüzün gülmüyor, evim yuvam bir olsun, daim olsun diye çabaladıkça içinde huzur kalmıyor. Huzur da kalmayınca çok yoruluyor insan Müzeyyen." Bana demiş bir de, sanki ben bilmiyormuşum gibi. Ben bir yalnız kalmaktan bir de akılsız kalmaktan çok korkardım hep. Geldi başıma, işte benim hâlim ortada da Müjgan'a ne oldu acaba?"
Sayfa 81 - Müzeyyen Güner·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Kocam ve oğlumla çok mutlu olduğum küçücük dünyam, Müjgan'ın dostluğuyla daha da renklenmişti. Mutfak sohbetlerimizde annemi, pazarda dolaşırken ablamı, dertleşirken eski dostum Hale'yi buluyordum Müjgan'da. Mazhar Bey iş seyahatlerine gittiğinde bizde kalırdı Müjgan, Murat'ı uyutup sabahlara kadar sohbet ederdik. Fikret Bey pek iyi adamdı, "Aman Müjgan, Müzeyyen Hanım'la Murat'ı yalnız bırakmayalım Mazhar yokken." derdi. Onların da bir muradı olsaydı keşke. Şehir şehir gezmekten çocuk yapmaya cesaret edememişlerdi ama, "Artık kurulu bir düzenimiz oldu, zamanı geldi." diyordu Müjgan."
Sayfa 79 - Müzeyyen Güner·Kitabı okudu
Alıntı
"Akıl demişken, iki gün önce Fatma Hanım ve Hulusi Bey'le kahve içerken gidivermiş gene aklım. Hiç benzememelerine rağmen Mazhar demiş durmuşum adama. Fatma Hanım dünkü yürüyüşte anlatırken yerin dibine girdim utancımdan. Ben de telefonda Müjgan'a anlattım, çok güldü. "Adamı gözüne kestirdin demek." deyip dalga geçti epey. Anlatmaz olaydım, söyler söyler durur artık."
Sayfa 77 - Müzeyyen Güner·Kitabı okudu
Alıntı
"Radyoda bir şarkıya denk geliyorum Aylin Aslım isimli bir sanatçının ses verdiği. "Ağladım Zeki Müren'le, çoştum Müzeyyen'le." diyor sanatçı. İsmimi bir şarkıda duymak hoşuma gidiyor, şarkının da bir tek burası aklımda kalıyor."
Sayfa 77 - Müzeyyen Güner·Kitabı okudu
Alıntı
"Sevdim galiba bu kadını. Sohbeti de kendi gibi pek güzel. O bana anlatıyor ben ona anlatıyorum derken saatin nasıl geçtiğini anlamıyoruz. Beyler kamyonu boşaltıp eşyaları eve taşımışlar bile. Habersiz gelen misafirlerimizle acelece hazırladığım yemekleri yiyoruz, kadınbudu başka bir zamana kaldı artık. Göndermiyorum onları, salondaki kanepeyi hazırlıyorum. Hoş geldiniz dostlar, sefalar getirdiniz..."
Sayfa 76 - Müzeyyen Güner·Kitabı okudu
Alıntı