8/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 106. kitabı
Herkese Merhaba Bugün sizlere Şebnem Ekşib kaleminden Kadim Bilgilerin Işığında Rune kitabının yorumu ile geldim Mayıs ayının sıradaki kitabı 2023 yılı basımlı 264 sayfalık bir kitap •Eğer mitolojiye, sembollerin gizemli dünyasına ve alternatif tarihe biraz bile ilginiz varsa, bu satırlarda kendinizden çok şey bulacaksınız. •Kitap, hepimizin sadece İskandinav dünyasına veya Vikinglere ait sandığı o gizemli Rune (Runik) sembollerinin aslında çok daha derin, evrensel ve hatta bizim kendi köklerimizle bağından bahsederek açılıyor. Yazar; Mu ve Atlantis gibi kayıp kıtaların batışından, yerkürenin ekseninin kaydığı o büyük felaketlerden sağ çıkan kadim bilgelerin yedi ana kola ayrılarak dünyaya nasıl yayıldığını okuyorsunuz. Bu kollardan birinin Orta Asya’ya gelerek Uygur ve Göktürklerin temellerini atması. Bugün sadece İskandinav Futhark alfabesi olarak popülerleşen bu sembollerin asıl alfabe halinin bizim 38 harflik Orhun Kitabelerimiz olduğunu iddia ediyor. Hatta Türk mitolojisindeki Yaşam Ağacı ve tepesindeki Bay Ülgen motifiyle, İskandinavların meşhur kutsal ağacı Yggdrasill arasındaki birebir benzerliği okurken yok artık, her şey nasıl da birbirine bağlı diyorsunuz. •Kitap sadece bir tarih veya mitoloji kitabı değil; tamamen pratik bir rehber niteliğinde. 24 sembolü 8'erli üç bölüme ayırarak; insanı, dünyayı ve evrensel enerjileri nasıl temsil ettiklerini tek tek anlatmış. Üstelik bu sembolleri hayatımıza nasıl dahil edeceğimize dair inanılmaz pratik uygulamalar var. Fehu:Parayı, hak edilmiş bolluk ve bereketi çeken o güçlü ilk frekans. Uruz: Hastalıklardan sonra gelen o saf fiziksel ve ruhsal gücü, dayanıklılığı simgeliyor. Thurisaz: Şer enerjilere ve nazara karşı kurulan o muazzam koruma kalkanı. Ansuz:İlahi mesajlar, bilgelik ve sözün gücü. Raido:Yolculukların güvenliği ve hayatın kendi
Kadim Bilgilerin Işığında RuneŞebnem Ekşib · Ceres Yayınları · 202319 okunma
Ötüken üç kurt destanı
10/10
·536 syf.··
2026 23. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 01:02
Türk mitolojisinden doğan epik bir destan… Kadim bir kehanete göre, Yüz Güneş Kağan Dönemi'nin son kağanından doğan üçüz kardeşler Şülgen, Ural , Altay (üç kurt), ancak bir araya gelirse Karanlığın efendisi Erlik Han'ı yenebilecek. Ötükeni aydınlığa kavuşturmak için yola çıkan Altay,İlter ve ordusunun hikayesi…Aydınlık ve karanlığın bitmeyen şavaşı . Ülgen , gökyüzünün , iyiliğin ve ışığın tanrısı . Erlik Han, yer altı ve kötülüğün tanrısı. Kitap; dostluk, fedakârlık, kardeşlik ve büyük bir aydınlık-karanlık mücadelesini ön planda tutuyor. Türk mitolojisini merak ediyorsanız buyrun bu kitap sizi de bekliyor. Fantastik bir romanda Türk mitolojisinin kadim karakterlerini ve unsurlarını okuyoruz. Kitabın da bu türde olması ve yazarın kaleminin sade ve akıcı olması kitabı okuma hevesi veriyor. Hazmederek okumayı tercih ederim çünkü merak uyandıran çok kadim dostlar var. Bunlara bakmak isteyebilirsiniz o yüzden not almak iyi olur. Konar göçer köklerime selam olsun Keyifli okumalar
ÖtükenKürşad Akgül · Dorlion Yayınları · 202411 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·224 syf.··
2026 10. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 16:21
Pınar Ülgen hocanın Kadınlar ve Cadılar çalışması bize Orta Çağ'daki cadı avının başlangıcı, tarihsel gelişimi ve kilisenin yaklaşımı akademik dilden uzak, genel okuyucuya da hitap edecek şeklide aktarmış. Cadı avının başlangıcı, özellikle kadınların dönem itibariyle yaşadığı zorlukları net bir şekilde görebiliyoruz. Bununla birlikte korkunç Sabbath ayinlerine de değinmiş Pınar Hoca. Kitapta günlükler ve mahkeme kayıtlarının olması da kitaba zenginlik katmış diyebilirim. Özellikle "Bir Cadının Günlüğü" bölümünü okurken tüylerim diken diken oldu, hâlâ güncel şeyleri duyuyoruz maalesef. Konuya ilgisi olan herkese tavsiyemdir.
Kadınlar ve CadılarPınar Ülgen · Yeditepe Yayınevi · 2024237 okunma
9/10
·224 syf.··
2026 17. kitabı
Başkomiser Perihan için her şey, Ukraynalı Anna Burkunova dosyasından sonra değişmiştir. Günlerce süren sorgular, karanlık ayrıntılar ve zihninde dönüp duran cevaplanmamıs sorular... Tüm bunlar onun ic dünyasında derin bir iz bırakmıştır. Bu yüzden bir süreliğine görevinden uzaklasmak zorunda kalır. Ancak suç dünyası kimsenin dinlenmesini beklemez. Perihan'ın yokluğunda cinayet büroda sorumluluk Komiser Ayla'ya kalmıstır. Daha masasına tam anlamıyla alışamadan gelen bir ihbar, onu yeni ve karmaşık bir olayın içine sürükler. Mecidiyeköy'de bir ofiste iki ceset bulunmuştur. Olay yerine ulaşıldığında odadaki sessizlik neredeyse ürkütücüdür. Bir kadın ve bir erkek.. Boğazları kesilerek öldürülmüşlerdir. Kimlikler kısa sürede belirlenir. Cesetler Vefa Uslu ve Didem Ülgen'e aittir. ikili birkaç gün sonra baslayacak olan büyük Rock Festivali için son hazırlıkları yapmak üzere o ofiste çalışırlar. Festival organizasyonu için hummalı bir hazırlık içindedirler, ancak hazırlıklarının sonu sahne ışıklarıyla değil, kanlı bir cinayetle noktalanır. Cesetleri bulan ve polise ihbar eden kişi ise Didem'in nişanlısı Mete Can'dır. İlk bakışta olay basit bir kıskançlık ya da kişisel bir hesaplasma gibi görünüyordur. Fakat Mete Can'in sorgusu ilerledikçe tablo daha da karmaşık hale gelmeye başlar. Anlattıkları olayın bütününü açıklamaya yetmiyor, her cevap yeni bir soru doğurur. Komiser Ayla tüm ipuçlarını dikkatle toplar, olay yeri incelemesinden gelen raporları tekrar tekrar okur. Fakat dosya bir noktada tıkanıp kalır. İste o anda istemese de aklına tek bir isim gelir. Başkomiser Perihan. Perihan izinde olsa da bu düğümü çözebilecek deneyime sahip tek kişidir. Perihan dosyaya dahil olduğunda soruşturmanın yönü yavaş yavas değismeye başlar. Vefa'nın telefon kayıtları incelendiğinde
Tehlikeli ŞarkılarTuna Kiremitçi · Doğan Kitap · 2023402 okunma
9/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
#birkitapkahvehuzur Çağlayan Yılmaz Tengri Herkese merhaba kitap dostları sizlere andam Seher ile okuduğumuz kitabın yorumu ile geldim bugün. Hiçbir şey yokken sadece su vardı. Saf karanlığın içinde yaratılışın sesi yankılandığında doksan dokuz acun yaratıldı. Zamanın başladığı o gün Erlik, her şeyin biteceği güne kadar sürecek olan isyanın ateşini yaktığının farkında bile değildi... İlk zamanlara yaratılışa gidiyoruz Tanrı Ülgen ilk dünyayı var edip insanları yaratıyor. Erlik han ise yaptığı kötülük yüzünden tamuya yeraltına sürülüyor ve iblisleri ile insanları yoldan çıkarmaya devam ediyor... İyilik ve kötülük arasında savaşlar devam ederken Ulu Kamlar yeniden ortaya çıkacaktı... Ve insanlar ile Erlik hanın iblisleri arasındaki son savaş orta acunda başlayacaktı... Kehanet asil kandan üç kişiyi işaret etti. Yıkımı getirecek olan, kana bulayacak olan ve hükmedecek olan!!! Türk mitolojisi denince ilk okuduğum yazardır Çağlayan hoca tüm kitaplarını okudum her bir kitapla çıtayı daha da yükseltiyor bazı yazım hataları olsa da çok severek okudum kesinlikle tavsiyemdir kitapla kalın hoşçakalın dostlar
Türk Mitolojisi
TengriÇağlayan Yılmaz · Panama Yayıncılık · 202565 okunma
Puan vermedi·360 syf.·
2025 63. kitabı
İsmail Güzelsoy'un okuduğum ilk kitabı. Senaryonun akışı dolayısıyla başlangıçta alışamadığım ve zorlandığım eser oldu. Zaman zaman "ne anlatıyor acaba, hikâyeyi anlayabilecek miyim yahut hikâyesi var mı sonuca ulaşacak mı?" soruları eşliğinde okudum. Ortalara geldikçe Vladimir Bartol'un Alamut eserindeki gibi tartışmalar, kavramları eşelemeler, konulara sosyolojik - psikolojik - felsefik açılardan bakmalar çoğaldı ve çifte kavrulmuş acı mı acı Türk Kahvesi yanına gül lokumu tatlılığında satırlarla kitap, okuma zevkime hitap etmeye başladı. Altay Destanından alıntıyla başlaması, kitabın mitolojik öğeler barındırdığını gösteriyor. Ayrıca Subala'nın Ülgen'den söz etmesi de bunu gösteriyor. Sayfa 193'te "Sen yarattığın kadar öldürensin ve şifa verdiğin kadar azap çektirensin." diyerek Subala, Ülgeni cesaretle veya kör cahillikle eleştiriyordu. Ülgen, Türk mitolojisinde Göktanrının oğlu ve gökyüzünün hâkimi olarak bilinir. İyilik tanrısı olarak da adlandırılır. Argo kelimelerin yer yer kullanılması bakımından yeraltı edebiyatına kayan tarzı da var. Bununla birlikte altını çizdiren ve üzerinde düşündüren cümleler hayli fazla. "İnsanın kendini avutması kadar zor ve sahte bir şey olur mu? Kim kendisini kandırabilecek kadar aptallaşabilir ki? İnsan kendi omzunda ağlayabilir mi hiç?" (Kendi omzunda ağlamayı bilmem ama kendi ölümüne ağlayabilir ve kendi yasını tutabilir...), "Ayak bazen kanattır. Gittim.", "Acının dili... Hangi dilde konuşursa konuşsun aynı şeyi söyler.", "Birlikte gülebilmek umuttan daha sağaltıcı.", "Tanrıyı anlamaya çalışmak ya ona koşulsuz teslimiyetle ya da ona yürekli isyanla mümkün. Belki ikisi de aynı şeydir! Bazen birine koşulsuz teslim olduğun için de ona isyan edersin ya da isyan ettiğin için ruhunun derinlerinde ona biat edersin.", "Sorusu bitmiş
Saf Suya Anlatİsmail Güzelsoy · İthaki Yayınları · 2025159 okunma