uykunun da iyisi kötüsü vardır!
...düşünmeden uyumak istiyorum tek bir gece; dizlerin de, ellerin, saçlarımı tararken.. kâbuslar görmeden, dört duvar örülmeden, örümcek ağına takılmadan; sol'uma kapanarak uyumak. kaygısız, yarınsız, yarım kalmadan, ân'ı koklayarak uyumak. sesinden bir şiir ya da ninniyle, iç çekmeden tek bir gece; iyi ki diyerek uzun uzun.. ecel terleri dökmeden, kırılmadan dökülmeden uyumak. saçlarınla yüzümü kapatarak, hüzünsüz, güz'ü hissetmeden.. sıcacık ellerin de; acı'madan uyumak.
Şiir
PULP FICTION
PULP FICTION Quentin Tarantino Yönetmen: Quentin Tarantino Yıl: 1994 Süre: 154 dakika Tür: Neo-Noir / Kriminal Cannes: Altın Palmiye (1994) Bazı filmler zamanı doldurur. Bazıları zamanı yeniden tanımlar. Pulp Fiction, ekrana her yansıdığında sinemanın kurallarını yeniden yazmaya devam eden, otuz yıldır güncelliğini yitirmeyen sapkın bir başyapıttır. Anlatı Yapısı: Zamanı Kırmak Pulp Fiction'ın en yıkıcı özelliği, hikâyeyi neden-sonuç zinciriyle sunmayı reddetmesidir. Film, birbiriyle kesişen üç ayrı öykü katmanını — "Vincent Vega ve Marsellus Wallace'ın Karısı", "Altın Saatin Hikâyesi" ve "Bonnie Durumu" — kronolojik sırayı paramparça ederek anlatır. Bir sahnede öldürülen karakter, başka bir sahnede sağ sağlim oturup hamburger yer. Bu yapı seyirciye hem yabancılık hem de tuhaf bir huzur verir: olayları değil, anları deneyimliyoruz. Tarantino, kurgusunu bir bulmaca olarak değil, bir caz kompozisyonu gibi düzenler — her parça kendi ritmine sahip, ama bir arada çalındıklarında mükemmel bir harmoni doğar. *"Tarantino'nun doğrusal olmayan kurgusu bir numaracılık değildir; tembelliğin değil cesaretinin ürünüdür. Film, başlangıcından sonuna doğrusal okunduğunda bile tüm anlamını korur."* Senaryo, Tarantino ve Roger Avary'nin müşterek kaleminden çıkmış olsa da üslup tümüyle Tarantino'ya aittir: Sıradan insanlar sıradan şeyler hakkında — McDonald's menüleri, ayak masajları, masa başı fıstık ezmesi — olağanüstü diyaloglar kurar. Şiddet ise şiirsel bir estetikle sunulurken komedi ile trajedinin sınırını bilinçli olarak silik bırakır. Karakterler: Efsaneleşmiş Siluetler Filmin her karakteri, türün klişelerini içselleştirdikten sonra onları yıkmak üzere tasarlanmıştır. Suç sinemasının tetikçileri bu denli felsefi konuşmaz; bu denli kırılgan, bu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Uma
Ben, sefil arzularımın kamburuyla rezil hazzı Venüs’ün avuçlarında sana uzatırken; sen, beş para etmez aklının paslı namlusundan tek kelime sıktın: “Git, Uma.” ... Ve şehir kendi tanrısına secde ederken, bakire yeşilliğin teninde toplu talan ayinleri sürüyordu. Siz — naylondan ahlakınıza sarılmış insanlar — parsel parsel cennet sattınız, çürümüş nefeslerinize alıcı arayan bir kalabalığa. NiÇe
30 yaşından büyük okurlara ufak bir soru
Şuan 18 im sürekli geleceğin kaygısını yaşıyorum bu çok kötü bir duygu ve sık sık düşündüğüm konulardan biri değişim. Büyüdükçe insanların düşünceleri değişir diye düşünüyorum ve heyecan denilen kavramın azaldığını düşünüyorum bu yüzden bu yaşlarımı(daha doğrusu 30 uma kadar)çok mutlu çok iyi geçirmeye dolu dolu geçirmek istiyorum sanki 30 umdan sonrasında hayat zevkini kaybedecekmiş gibi hissediyorum biraz düşüncelerinizi paylaşırsanız sevinirim boş yeremi kaygılanıyorum
Hayata Dair
Mesela 19 uma 07 olurmusun?
1000Kitap