1830' da Avrupa devletlerinin baskısıyla Yunanistan ve Mora' nın bağımsızlığını kabul eden Osmanlı Devleti, halkın tepkisini susturmak için dönemin şeyhülislamı Abdülvehhab Efendi' den,İslam Devleti 'nin diğer topraklarındaki Müslümanların kurtuluşu için bu ayrılışın uygun görüldüğünü belirten bir fetva almak zorunda kalmıştı.
M.Şemseddin (Günaltay)'e göre, sıradan halkın eğitim düzeyini artırmak için öncelikli olarak hocaların ve imamların eğitiminden işe başlanmalıydı. Çünkü, kendisi söyle der: bir köylü,Sarbon Üniversitesin'den mezun bir efendinin parlak fikirlerinden bir şey anlamaz. İstanbul yüksek mekteplerinden tomarlarca şahadetname(diploma) almaya muvaffak olmuş bir zatın sözlerini dinlemez. O ruhlar kendisine pek yabancı, o telkinler pek bigane, belki de pek tehlikeli görünür. Köylü, ancak ruhunun munisi, fikrinin aşinası olan imamın telkinlerini, hocanın va'zu nasihatinidir ki (vaaz ve öğütlerini) kesin bir teslimiyet ile dinler ve kabul eder. İmamlar ve hocalar kendisini ne yola sevk ederlerse, düşünmeksizin, tereddüt etmezsizin, hemen o yolu takibe koyulur.