Bak! Pencereden dışarı başını çıkar. Şu evlerin yapılışlarındaki duygusuzluğa, milliyetsizliğe, biçimsizliğe bak! Benliksizliğe bak! Artık yeter!
Herkese benliğini öğreteceğim. Benlik olmayınca varlık olmaz. Millet san'atkâr olacak, san'atında Türk damgasını, Türk usûlünü, benliğini gösterecek. Millet tezgâhtar olacak, mâmulâtında Türk düşünüşünü, Türk benliğini satacak. Millet zengin olacak, çalışmasında benliğini rehber edecek. Dağlardan, yaylalardan, derelerden, denizlerden, sokaklardan, saraylardan, konaklardan, evlerden, kulübelerden, döşemelerden, halılardan, libaslardan, yüzlerden, bir Türk benliği, İslâm benliği parlayacak. Bir İslâm, Tünk san'atı, medeniyeti taşacak, bir İslâm, Türk ruhu, zihni görünecek. Anladın mı? Bunları hep ben yapacağım. Yâhut bu duygusuz, gönülsüz, haysiyetsiz, muhabbetsiz, vatansız sürü arasında yaşayamayacağım. Öleceğim.