Umay Zeynep Kocabuğa

Puan vermedi·239 syf.··
2026 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2026 03:50
İNÖNÜ VE DIŞ TÜRKLER s.92- 100 Eldeki bilgiye göre, bu teslim hadisesi çok acıklı olmuştur. Azerbaycanlı Türkler, kendilerinin Ruslara verilmemelerini, mutlaka yok edilmeleri gerekiyorsa, Türkiye topraklarında Türk kardeşleri tarafından öldürülmelerini istemişlerdir. … Azerbaycanlı Türkler Ruslara teslim edilmişler ve hepsi sınır boyunda boğazlanmışlardır. Bu acı teslimin bir başka acı yönü de, ölüme giden Azerbaycanlı Türklerin, soyunup elbiselerini, anavatan saydıkları Türkiye'ye hâtıra olarak bırakmalarıdır. Azerbaycanlı Türkçü şair rahmetli Elmas Yıldırım'ın, bu teslim hadisesi dolayısıyla yazdığı "Dönek Kardeş" başlıklı bir acı şiiri vardır ki, hiçbir Türkiye Türk'ü onu, yüzü kızarınadan okuyamaz. -N.Sancar - Türk denince özü, sözü mert olur, Dost deyince ayrılmaz bir fert olur, Kardeş deyip dara düşsem, sığınsam, Şimden geru bu bana bir dert olur. Ben ne diyem bu vefasız dağlara, Öz kardaşı dönek olan ağlara! Türk; o Altayların dünkü eri mi? Yolunda can koydum, verdim serimi, Düştüğü ağlardan kurtulsun diye, Serdim ayağına doğma yerimi… Kardaş armağanı, dökülen kanlar, Bana mükâfat mı giden kurbanlar? Ben diyorum, Kayıhan’dır soyumuz, Bir kaynaktan varlığımız, boyumuz, Dilim dili, yolum yolu, emel bir, Bir bayrakta, yıldız’ımız, ay’ımız. Azerî, Türk, Türkmen; var mı ayrılık, Nerden doğdu bu imansız gayrılık? Alnımın yazısı, karadır kara, Karadan bir mendil yolladım yara,
Türkçülük Üzerine MakalelerNejdet Sançar · Kamer Yayınları · 199576 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Deve Gözü Kitabının Kısa İncelemesi
Puan vermedi·55 syf.··
2022 5. kitabı
İlk okumamda zihnimin yorgun olması kitaptan yeterli verimi alamadığımı düşündürmüştü. Bu yüzden ikinci defa okuma ihtiyacı duydum. AYTMATOV'un anlatımı sayesinde olay yerinde bire bir bulunuyor, sanki uzaktan sessizce bu yaşanılanları izliyormuş hissiyatına kapılıyorsun. Kemal'de biraz kendimi bulmaya çalıştım. Hayalperestliği ve aklına gelenleri ulu orta söylemesi... Bozkırdan güllük bir vatan yaratma rüyasına o kadar inaçlı ve bağlı ki, bu yanı onu kendime yakınlaştırmama sebep oluyordu. Mütevazılığı etkiliyordu ama kendini kaba bir güce ezdirmesi oldukça rahatsız ediyordu. Abakir ile olan kavgası sonucu boylu boyunca yere uzanırken onun tabiriyle her şeye rağmen kavganın kazananı oydu. "Bu kavgada ben, hak için, gerçek için dövüşmek gerektiğini anlamıştım." Her okuyuşumda kitabın sonunda ister istemez bir kavuşma bekliyordum ama hikayenin böyle bitirilmesi bana daha gerçekci ve tatmin edici gelmekte. Nerede görülmüş hepimzin her istediğine kavuşabilmesi. Sonuçta Kemal traktörün idaresini eline alabilmişti. Asıl beklentim Abakir'in neden böyle hırçın ve öfkeli olduğunun bir sonuca bağlanmasıydı. Günümüz pembe dizilerinde her kötünün geçmişte yaşadığı travmaları vardı. Bu yüzden kötü olmak zorundaydı. Gerçek hayatta böyle değil işte. Her insan zor, kötü, incitici olaylar yaşıyor. İyiler yine de iyi kalabiliyorsa kötülere kılıf bulmaya gerek yok. Yine de Abakir'in uzaktan gelen bir traktör ile dönmesini beklemedim değil. Hikaye bende, insanların geleceğe ama hiç göremeyeceği geleceğe, torunlarına güzel bir yurt bırakma hissiyatının doğuştan geliyor olmasını uyandırdı. Kemal ve Kemal gibi bizler zahmetlere katlanabilme gücünü torunlarımıza güzel, bereketli yurt bırakma arzumuzda buluyoruz. Atalarımızda olduğu gibi. Kemal'in de arzusu buydu. Kendinden sonra kendi
Edebiyat
Deve GözüCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 20224,029 okunma
Yazmak Eylemi Kaç Çeşit Bakmak Eder?
Puan vermedi·137 syf.··
2022 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2022 00:03
Kitapta 101 farklı deneme ele alınmış. İlginç ve etkileyici olan yanı tek bir konunun, olayın 101defa ele alınmış farklı denemelerini okuyor olmamıza rağmen ilk defa duyduğun, öğrenmediğin, bilmediğin bir konuyu okuyormuş hissi yaşatıyor. Bu da bize yazarın ne kadar büyük bir söz ustası olduğunu gösteriyor. Bir kaç defa küçürek öyküleriyle karşılaşmama rağmen ilk defa bir eserini okuyorum. Diğer eserleriyle de merakla tanışmayı çok istiyorum. Bir insan kaç insan eder? Her dil bir insan sözündeki gibi her bakış açısı bir insan olmalı. Bir yazarın tek bir eserinde 101 farklı insan olabileceğini görüyoruz. Bunu sadece bir yazar yapabilirdi. Yazarların tabiatı böyledir. İnsana, bitkiye, kuşa,dağa, taşa bakmak üzerine kuruludur. Bu bakmak öyle bir bakmak değil. Kalemlerinin gözlerinden bakarlar, yürekleriyle görürler ve yine parmaklar arasına tutuşturulan kalemleri ile yazarlar. Bir çoğumuz tek bir insanız. Tek bir bakış açımız vardır. Hatta ömrümüz boyu arkamıza bile bakmadan yaşar gideriz. Tâ ki bir kitapla tanışana kadar. O kitapla hizmetci kızın evin oğlanına karşı duyduğu hislerden bakarız. Ömrünün bir çok kısmını çalışıp, didinip saygın bir insan olmaya adayan para babasının hırsından bakarız. Miras yedi oğluna toz konduramayan fedakar ananın yaşlı gözlerinden bakarız. Ve yazarda satırları arasından bize bakar. Mimiklerimizi okur ve eseriyle gururlanır. Biz kitaplardan 101 çeşit insanın bakış acısında 101 çeşiti görürüz ve 101 çeşitin tek kalemde birleştiği insan da yazardır. Yazarın 101 çeşit farklı insan oluşundan, tek bir konuyu bir solukta okumanın heycanıyla eseri bitirmişken "çünkü yazmak da bir eylemdir" diyelim.
Yazmak EylemiFerit Edgü · Sel Yayıncılık · 20171,277 okunma