Sosyal medyada çokça gördüğüm bir kitaptı. Nihayet bana da okumak nasip oldu. Buradaki yorumlara da bakılırsa gerçekten okuyucuları ikiye bölmüş bir kitap. Bazıları göklere çıkarırken, bazıları acımasızca yeriyor. Acımasızca diyorum çünkü öyle. Abartmanın lüzumu yok. Hak edene hak ettiğini vermek gerek.
Bu kitabı elimde gören arkadaşlarımın yorumları gerçekten ilginçti. Sanırım ben hariç herkes fazlasıyla keyif almış okumaktan.
Benim okuma deneyimim ise ilginçti. Bazı bölümleri hiç ama hiç anlamadım. Öylesine okuyup geçmek zorunda kaldım. Üzerinde düşünüyorum, altındaki derin(!) anlamını düşünmeye çalışıp, başka kısımlarla bağlantı kurmaya çalışıyorum. Yok, olmuyor. En sonunda edebi anlayışımın çok kıt olduğuna karar verip pes ediyor ve başka bölümlerde şansımı deniyorum. Eli boş ayrılmadım neyse ki. Heybemi doldurduğum, alıntıladığım, duvara bakarak düşündürten satırlar oldu.
Genel olarak yazarımızın dilinin hiç alışık olmadığım ve ilk defa okuduğum tarzda farklı bir dil olduğunu söyleyebilirim. Kimi zaman gizemli ve kapalı, kimi zamansa kısa ve öz cümlelerle insanı sarsıp nokta atışı yapan bir dil. Alttan alta verdiği dini mesajlar güzel. Ama ''Sevgili Dost'' hitabının içini dolduracak samimiyeti yazarımızda bulamadığımı itiraf etmeliyim. Belki de bir şans verip tekrar okumam gerekecek. Neden 7 yıldız verdiğimi de bilmiyorum. Sanırım okurken ki hislerime göre değil, yazarın -ben anlamasam da- aslında başarılı bir kitap yazmış olduğunu düşündüğümden sanırım.