Ah genç Werther, kim senin gibi kıskançlığın ve aşkın birbirinin düşmanı olduğunu bilmeden sevebilirdi ki ?.. Kim senin gibi bir insana bu kadar bağlı olup yüce sevgili için ölmeyi göze alabilirdi? Kim senin gibi sevgiliyi hayatının tek varlığı, tek çiçeği, tek güzelliği olarak görebilirdi?
Sözlerim aslında bu kitabın ne kadar trajik olduğunu kanıtlar nitelikte. Werther aşk tuzağına düşmüş, ilahi aşk şarabını içmiş bir kişi. Sevdiği kişinin evli olması onu daha çok yaralıyor ve sırf sevdiği kişi Lotte ve kocası Albert mutlu olsun diye kendini feda ediyor...
Kitabı herkesin okumasını tavsiye ederim.
Kitaptan çıkarılabilecek güzel bir ders varsa o da bir insanın her şeyden çok bir insana bağlı olmamasının gerekliliğidir.