Ümran

6/10
·80 syf.··
2025 5. kitabı
Yazarın bizzat kendi yaşamını, daha doğrusu annesinin hayat hikâyesini, özgürleşme çabasını anlattığı bir kitap. Tabii her ne kadar annesinin yaşadığı sorunları(alkolik, kendisini doven bir adamla evlenişi, maddi sorunlarla yüzleşmesi, çocuklarıyla ilgili sorunlar vs.) dile getirse de yazar, sanki kendi ile ilgili, küçükken aşamadığı bazı durumları, kendi cinsel yöneliminin diger insanlardaki yansımalarını, ailesinin daha çok da annesinin ona bakış açısını da çok az da olsa dile getirmiş. Her ne kadar hafif, herkesin anlayabileceği bir üslupla dile getirmişse de eserini, şunu söylemem gerekir ki duyguyu çok da okurlara geçirmeyi başaramamış yazar kanımca. Yüzeysel anlatmış çoğu durumu, olayı ki kitapta çok da bir olay olmuyor zaten. Ama ismini görünce ümitlenip aldığım, daha derinlikli, birazcık da felsefi bir anlatım beklediğim bir kitap idi kendisi. Ancak az evvel de belirttiğim gibi, yüzeysel bir anlatimla yazmayı tercih etmiş yazarımız. Yine de okunabilecek bir kitap mıdır? Elinizde varsa okuyun derim. Zira kısa anlatımı sayesinde çabuk bitirebileceğiniz bir kitaptır kendisi.
Bir Kadının Kavgaları ve DönüşümleriÉdouard Louis · Can Yayınları · 20242,881 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·288 syf.··
2021 14. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2021 11:33
İncelemeye başlamadan önce kendinize bir soru yöneltmenizi istiyorum: "Günlük hayatta yaptığım her hareketimde ve faaliyetimde beynim sürekli olarak çalışıyor ve bana yardımcı oluyor, uyurken bile. Her türlü faaliyetimde onu etkin ya da pasif olarak kullanıyorum. Peki bana bahşedilen hayatımın her alanında bana etki eden bu büyük nimetin nasıl ve ne şekilde işlediğini bugüne kadar hiç merak ettim mi veya araştırdım mı?" Çoğu insan çevresinde olup bitenden ve kendisine verilen nimetlerden habersiz bir şekilde yaşamını sürdürüyor. Hele de teknolojinin böyle hızla geliştiği bir çağda insanlar zihnini "telefon, bilgisayar ve televizyon"a teslim etmiş durumdayken zamanın nasıl akıp gittiğinin farkında bile olamıyor ve yavaş yavaş kendi ürettiği şeyleri kölesi haline geliyor. –"Modern köle" de diyebiliriz buna – Kendini sanal aleme hapsediyor ve faydalı şekilde kullanması mümkün olan ancak kötüye meyilli olarak tamamen zararlı bir şekilde kullandığı teknolojinin onu tüketmesine göz yumuyor. Bu şekilde "sosyalleştiğini" düşünerek aslında daha da yalnız hale geliyor çoğu insan. Oysa beynimize vurduğumuz prangalardan bir kurtulsak ve zihin gözlerimizi bir açsak her şeyin yalnızca sanal alemden ibaret olmadığını anlayacak, mikro alemden makro aleme kadar her şeyin ilahi bir düzen içerisinde gerçekleştiğini görecek görmekle kalmayıp merak etmeye ve haliyle sorgulayıp araştırmaya başlayacağız. Yazar da bu durumu şöyle ifade ediyor: "Elinizin altında sonsuz zenginlikler var. Bunu elde etmeniz için yapmanız gereken tek şey, zihin gözlerinizi açmak ve içinizdeki sonsuz hazineyi görmektir." Bu şekilde insan, kendini diğer canlılardan ayırt edecek ve insan olduğunu anlayacaktır bence. Merak etmeye va araştırmaya çok uzaktan başlamaya gerek yok aslında. Yazarın da dediği gibi
Bilinçaltının GücüJoseph Murphy · Koridor Yayıncılık · 200918,5bin okunma
10/10
·168 syf.··
2021 12. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2021 08:05
Başlamadan önce... ~ Okuduğumuz her kitap bize farklı dünyaların kapısını aralattırır, farklı yerlere ve farklı zamanlara ışınlar bizi. Farklı insanlar, farklı kültürlerle tanışır, yeni bilgiler edinme şansına sahip oluruz kitaplarda. Aynı zamanda şu kısacık ömrümüzde öğrenmemiz gereken ne kadar çok şey olduğunu anlarız her kitabın sonunda. Ee, durum böyle olunca, dört elle sarılırız kitaplara... ~ Bana yepyeni bir dünyanın kapısını açtıran, 'Gün Olur Asra Bedel'den sonra Aytmatov'un okuduğum ikinci eseri olan 'Beyaz Gemi'de de Isık Göl civarındaki Santaş Vadisinde bulunan üç haneli bir köyde buldum kendimi. Küçücük bir çocuğa büründü ruhum bu kitapta. Acılarla dolu gerçek dünyadan çok, sınırsız hayal gücünde yaşayan, çok sevdiği dedesinden dinlediği ilginç efsaneleri, masalları bu kurmaca dünyasına sanki kendi hayatının bir parçasıymış gibi yerleştiren, düşünceleri de kendisi gibi saf, tertemiz olan küçük bir çocuk... Her gün, bıkmadan usanmadan bir gün mutlaka ulaşmak istediği, kocaman, bir o kadar da ihtişamlı beyaz geminin gelişini sabırsızlıkla bekleyen ve bu gemi üzerine kurduğu bin bir türlü düşe kendini inandıran bir çocuk... Kendi küçüklüğüm de bir film şeridi gibi gözlerimin önünden geçip gitti bu kitabı okurken. Her şeyi oyundan, eğlenceden ibaret gördüğüm, henüz hiçbir şeyin farkında olmadığım o yıllar... Çocuk olmanın zevkini tattığım kadar acısını, üzüntüsünü de tattım bu kitapta. Çevremdeki adaletsizliklere, haksızlıklara karşı hiçbir şey yapamamanın üzüntüsü... Aytmatov'un okuduğum ilk kitabı gibi hiç beklemediğim bir şekilde başladı ve yine hiç beklemediğim bir şekilde bitti Beyaz Gemi. Anlatımıyla, konuyu ele alış tarzıyla, özgün ve eşsiz üslubuyla
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,4bin okunma
7/10
·200 syf.··
2020 31. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2020 12:55
Başlamadan önce dili ağır, anlaşılması zor bir kitap olduğunu duymuştum. Bu yüzden maalesef ön yargıyla başladığım bir kitap oldu kendisi. Açıkçası başlarda pek zorlamadı beni ama ilerledikçe kitapta anlamını bilmediğim kelimeler, konu karmaşası ve tabii ki ön yargılarım bu kitabı yarım bırakmam gerektiğini hissettirdi. Bırakmayı düşündüğüm zamanlar oldu. Ama başladığım bir işi yarım bırakmayı pek sevmem. O yüzden devam etmeye karar verdim iyi ki de böyle yapmışım. Çünkü kitapta gördüğüm bir söz beni cesaretlendirip kitabı bitirmemde en büyük etken oldu. Bu sözü sizinle de paylaşmak istiyorum: "Doğrusu büyük adam büyük cesaret gerektiren birkaç iş yapan değildir. Hayatın tüm evrelerinde cesurca kararlar alıp icra edendir. Tüm isteksizligine rağmen kalkıp bilmediği bir sözcüğün anlamını sözlükten bakan, tembellik yapma arzusuna rağmen işini tamamlayan, can sıkıcı olsa da o sayfayı okuyup bitiren öğrencidir cesur olan. İrade bu saymakla bitmeyen, tek başına anlamsız eylemlerin toplamının meyvesidir." Bu sözden sonra büyük bir istekle kitaba devam ettim ve amacım anlayarak okumak oldu. Notlar alarak, önemli yerlerin altını çizerek bilmediğim kelimelerin anlamını araştırarak ve dersler çıkararak bitirdim kitabı. İnsan iradesinin önemini bir kez daha anlamış oldum bu eserle. Daha çok gençlere daha dogrusu üniversiteli gençlere hitap etmesine rağmen bir liseli olarak ben de kendimden bir şeyler buldum bu kitapta. Her şeye rağmen okunmaya deger bir kitaptı:)
İrade TerbiyesiJules Payot · Ediz Yayınevi · 201838,4bin okunma
10/10
·413 syf.··
Beğendi
·
2020 30. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2020 17:49
Ben bu kitap sayesinde Cengiz Aytmatov un o eşsiz üslubu ve okudukça insanı içine çeken anlatımıyla tanışmış oldum. Yazarın anlattığı ibret verici efsaneler, hikayeler; gerçekçi anlatım beni kitaba daha çok bağladı. O kadar ki kitabı zerresine kadar yaşadığımı söyleyebilirim; yeri geldi cenaze alayıyla birlikte yürüdüm, yeri geldi anlatılan efsanelerde bulundum, yeri geldi demiryolunda çalıştım... ve en sonunda Ana Beyit Mezarlığına gömülürken buldum kendimi. Hani bazı kitaplar vardır ya bitirdiginiz zaman-keşke bu kitabı daha önce okusaydım-dersiniz işte bu kitap benim en çok bu cümleyi kurdugum eserlerden biri oldu. Cengiz Aytmatov'un bundan sonraki eserlerini de okumak için sabırsızlanıyorum... Okumanızı şiddetle tavsiye ederim.
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202656bin okunma