7/10
·424 syf.··
2026 46. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 22:57
“Hiç kimsenin geleceğe inanmadığı umut dolu bir ülke, hiç kimsenin geçmişe inanmadığı anılarla dolu bir ülke” Grange gerçekten hayal gücümün sınırlarını zorlayan yazarlardan biri ve Koloni ile bunu bir kez daha başardı. Bu kitap, klasik bir polisiyeden çok gizem ve macera unsurlarının ön planda olduğu bir roman. Grange'ın en sevdiğim yönlerinden biri, ele aldığı konular üzerine son derece kapsamlı araştırmalar yapması. Koloni de bunun en iyi örneklerinden biri. Şili, Fransa ve Nazi Almanyası ekseninde ilerleyen hikâye; siyasi ve tarihî detaylarla oldukça zenginleştirilmiş. Cinayetlerin işleniş biçimi son derece ilkel ve rahatsız edici. Özellikle Tibet ses frekanslarının cinayetlerle ilişkilendirilmesi, okurken beni en çok etkileyen detaylardan biri oldu. O anlarda sık sık “Bu nasıl bir zihin?” diye düşündüm. Romanın merkezinde, 63 yaşında emekli bir polis olan Kasdan bulunuyor. Kilisesinde işlenen bir cinayetin ardından olayın peşine düşmeye karar veriyor. Diğer tarafta ise uyuşturucu bağımlılığıyla mücadele eden Volokine var. O da cinayetleri kendi karanlık geçmişiyle bağlantılı görüyor. Yolları kesiştiğinde, ikili resmi yetkileri olmaksızın bu seri cinayetleri araştırmaya başlıyor. Araştırma derinleştikçe “Koloni” adı verilen karanlık bir tarikatın varlığı ortaya çıkıyor. Bu tarikatın ergenliğe girmemiş erkek çocuklarını kaçırdığı öğreniliyor. Peki kaçırılan çocuklarla işlenen cinayetler arasında nasıl bir bağ var? Romanın en sürükleyici tarafı da tam olarak bu gizemin peşinden gitmek. Koloni, bence Grange ile tanışmak için en uygun başlangıç kitabı değil. Ancak yazarı zaten seviyorsanız ve bol gizemli, macera dozajı yüksek, araştırma yönü güçlü romanlardan hoşlanıyorsanız kesinlikle şans vermenizi tavsiye ederim.
KoloniJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 20097bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 2. kitabı
365/15 Arminuta, bebekliğinde evlatlık verildiği ailesinden kendi gerçek ailesine geri verilmesi ile başlayan bir roman. Yazar öyle kırgın bir zeminde yaşanan bir olayı her bireyin bakış açısından öyle bir gösteriyor ki. Günün sonunda "hiçbir şey dışardan göründüğü gibi değildir" dedirtiyor. Aynı zamanda yazar yokluk ve varlık çatışmasını, yetiştirme tarzının bir çocuk üzerindeki etkilerini, aidiyet duygusunu, fıtratı kurduğu betimlemeler ile 4 duyunuzu harekete geçiriyor. Kız kardeşliğin ne kadar kuvvetli ne kadar büyülü ve bir o kadar da gerçek olduğunu hatırlatırken. "Kan bağın olsa da kardeşin gerçekten kardeşin midir?" sorusunun cevabını iliklerime kadar hissettiğim bir roman oldu. Kitap bittiğinde Arminuta'ya sarılmak isteyeceksiniz Gönülden tavsiyemdir.
Geri Verilen KızDonatella Di Pietrantonio · Domingo Yayınevi · 20254,160 okunma
Reklam
8/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:00
Ayla Aydemir & Karşı Köyün Delisi ​ "Zengin hiç olmadık ama muhtaç da olmadık kimseye. Hep şükür, hep sabır... Her lokma alın teriydi, her lokma." ​İçimize işleyen sımsıcak şiirleriyle tanıdığımız Ayla Aydemir, bu kez karşımıza birbirinden farklı ve yüreğimize dokunan öykülerin yer aldığı bir kitapla çıkıyor. ​Her hikayede hayat denen denizin ayrı bir limanına ulaşıyor, kendimizden bir parça buluyoruz. Kitap; 14 hikaye, 14 ayrı hayat sunuyor bizlere. Kiminde aşk acısı, kiminde evlat hasreti... Karakterler bazen bir tahta kaşıkta buluyor annesiyle hayatının benzerliğini, bazen de babasızlığın ne büyük bir yokluk olduğunu fısıldıyor kulaklarımıza. ​Keyifle okudum, hissettim ve kendime dersler çıkardım. Sizlere de tavsiye ederim. ​Kitapla ve sevgiyle kalın...
Karşı Köyün DelisiAyla Aydemir · Nesil Yayınları · 202087 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2026 30. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 22:56
Vanya Dayı , Rus yazar Anton Çehov tarafından 1890'ların sonunda yazılmış, modern tiyatronun en önemli eserlerinden biri kabul edilen bir oyundur. İlk bakışta sakin bir taşra yaşamını anlatıyor gibi görünse de, derinlerinde boşa harcanmış hayatlar, gerçekleşmeyen hayaller ve insanın kendi varoluşuyla hesaplaşması yer alır. Oyun, kırsaldaki bir çiftlikte geçer. Vanya, yıllardır eniştesi olan Profesör Serebryakov'un mülkünü yönetmektedir. Ancak profesörün genç ve güzel eşi Yelena ile çiftliğe dönüşü, evdeki dengeleri bozar. Vanya, Yelena'ya âşık olur; doktor Astrov da aynı duyguları paylaşmaktadır. Bu sırada Vanya, hayatının en verimli yıllarını profesör için harcadığını fark ederek büyük bir hayal kırıklığı yaşar. Oyunun merkezindeki tema budur. Vanya, yıllarca çalışmış olmasına rağmen yaşamının anlamını sorgular. Çehov, insanların çoğu zaman hayallerini ertelediğini ve sonunda pişmanlık duyduğunu gösterir. Karakterlerin hemen hepsi ulaşamadıkları hedefler veya karşılıksız aşklarla mücadele eder. Bu durum esere melankolik bir atmosfer kazandırır. Doktor Astrov'un ormanların yok edilmesine dair görüşleri, dönemi için oldukça ileri fikirlerdir. Çehov, çevre sorunlarına dikkat çekerek insanın doğaya karşı sorumluluğunu vurgular. Oyundaki aşk ilişkileri çoğunlukla karşılıksızdır. Karakterler birbirlerine yaklaşmaya çalışsalar da gerçek bir mutluluk yakalayamazlar. Karakter Analizi Vanya: Hayatını başkaları için harcadığını düşünen, öfkeli ve kırgın bir karakterdir. Yelena: Güzelliğiyle dikkat çeker ancak kendi yaşamından da memnun değildir. Astrov: İdealist, zeki ve çevreye duyarlı bir doktordur. Oyunun en ileri görüşlü karakterlerinden biridir. Sonya: Sabırlı, fedakâr ve çalışkan bir genç kadındır. Oyunun sonunda söylediği sözlerle umut temasını temsil eder. Çehov'un en
Vanya DayıAnton Çehov · Kitap Zamanı Yayınları · 201111,4bin okunma
7/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 39. kitabı
Doğayı unuttuk... Tabiatımız gereği insan olduğumuzu, çocuk olduğumuzu, oyunlarımızı, organikliği, kirazın markette değil de ağaçta yetiştiğini unuttuk... Çok güzel anlatılmış ama bir süre sonra tekrarlara düştüğü için puandan eksik verdim. Bir aile hafta sonu doğada yürüyüş yapmayı önemsiyorsa çocukları da büyüdüklerinde önemser... Çekirdekten doğayı sevdirerek yaşayarak büyütmeliyiz... Basit anlatımlı bir kitaptı, dili kolay anlaşılır, tekrara düşen ve bence biraz eleştiri de alabilir. Lüks otellerde tatil yapmayı tatilden saymadığını söylediği için yazar. Herkes köy hayatında huzur bulmayabilir kendi fikrimce. Keyifli okumalar dilerim
Doğadaki AileElif Güvere · Aile Yayınları · 202319 okunma
8/10
·400 syf.··
2026 60. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 21:18
Narin, arkadaşı Hilal'in doğum gününde abisi Hakan ile tanışmış ve o tanışmadan sonra ikisininde hayatı değişmiştir. Narin küçüklüğünden beri bir çok şeyle sınanmıştır. Üstüne bir de Hakan'ın kaybıyla sınanması gerekmiştir. Narin her şeye ve herkese rağmen çocuklarını tek başına büyütmüş, Hakan'ın kaybının üzerinden dört yıl geçmiştir. Ancak Narin'in ödül alacağı bir gecede şehit bildiği Hakan'ı yeniden görmüş ve kocasının yıllar önce ölmediği ortaya çıkmıştır. Ancak Narin'in bunu öğrenmesi ile birlikte hayatlarına tehlikeler de girmiştir. Narin ateş hattının ortasında kalırken, Hakan'ın hala devam eden ve en kısa zamanda bitirmesi gereken bir görevi vardır. Hakan kaybettiği yılları telafi etmek için her şeyi yapmaya kararlıdır. Ancak öncelikle Narin ile hayatlarını yollarına sokmaları gerekmektedir. Bunlarla birlikte Narin yaşadığı hayatın yalanlar üzerine kurulduğunu fark edecek, geçmişin sırları ile yüzleşmesi gerekecektir. Bu seri kalbimi paramparça ederken bir yandan da kalbimi yumuşacaık yaptı.Bazı şeylerin ortaya çıkmasıyla 'bu kız daha nelerle sınanacak yaşadıkları yetmedi mi' diye bir yükselmiş olabilirim.Ve öncesinde olamasada sonrasında Hakan ona destek olmak için hep yanındaydı.Hakan'ın yaşamak zorunda kaldıkları ve onların ağırlığı da içime oturdu.Her şeyi beraber atlattılar ve aşkları ile kalbimi ısıttılar.Özelliklede sonlara doğru olaylar daha hareketli bir hal aldı ve soluksuz okudum o kısımları.Hilal'in abisi hakkındakileri öğrendiği kısımsa içime ayrı oturdu.Demet ve Orhun'u okurken kahkaha atmış olabilirim ama Demet'e üzüldüm bir yerde.Halit ve Hilal, Banu ve Tarık'ın hikayesini ise ayrıca merak ettim.Barlas'ı da unutmamak lazım.Ayrıca Sezgin'e buradan püü yazıklarım olsun demek istiyorum.Neşe ve Umut ise yine efsanelerdi.Bu arada az da olsa
Gölgesiz Cilt - 2Sibel Akcan · Pukka Yayınları · 202543 okunma
Reklam
Reklam