Dostluk ve sanatın içiçe geçmiş hikayesi
Puan vermedi·304 syf.··
2026 95. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 21:12
Muhteşem Zaferler beni en çok diliyle şaşırttı. Antik zamanda geçmesine rağmen karakterler baya sokak ağzıyla, ağır küfürlü konuşuyor :)) İlk başta garip geliyor ama sonra çok doğal ve gerçek hissettiriyor. Kitap boyunca en öne çıkan ana düşğnce ise ; sanatın iyileştirici gücü. Savaşın yıkımı içinde insanlar bir tiyatroya, bir hayale tutunarak ayakta kalmaya çalışıyor. Bir de dostluk var tabii. İki arkadaşın çabası küçük gibi görünse de aslında hikayeyi taşıyan şey bu, ikisinin "muhteşem zaferleri". Genel olarak çok mükemmel değil ama samimi ve içten bir kitap arayışında iseniz tavsiyemdir. Muhteşem Zaferler Ferdia Lennon
Muhteşem ZaferlerFerdia Lennon · Dedalus Kitap · 202532 okunma
Puan vermedi
Kitap 150 sayfa olunca bir oturuşta okurum demiştim ama yanılmışım. O kadar derin bir acıyı anlatıyor ki okurken sık sık mola vermem gerekti, çünkü yüreğim dayanmadı. 6 Şubat depremi ülkemizde 11 ili etkilemiş ve bir sürü kayıp vermiştik. Bu milli felaketin yaşanmasına deprem ülkesi olmamıza rağmen hazırlıksız yakalanmıştık ve yardım gitmekte bir hayli gecikmişti. Bu kitap tüm gerçekliğiyle bunları çarşaf çarşaf her sayfada yüzümüze vuruyor. Ali’nin hikayesini okurken boğazım düğüm düğüm oldu. Çoğu zaman ağladığım için kitabı bırakmak zorunda kaldım. Sonu mutlu sonra bitse de depremde milyonlarca insan için mutlu son olmadı malesef. Kitabı okuyan herkesin Ali’nin yaşamından çok etkileneceğini ve üzüleceğini tahmin ediyorum. Ali’nin yaşadıklarını anlatmak istemiyorum ama bu kitabı mutlaka okumanızı ve okurken yanınızda peçete bulundurmanızı tavsiye ediyorum.
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 2026106 okunma
Reklam
Bin Muhteşem Güneş
Puan vermedi·430 syf.··
2026 42. kitabı
Hosseini’nin dili her zamanki gibi çok akıcı, betimlemeleri ise karakterlerin acısını kemiklerinizde hissettirecek kadar güçlü. Sayfaları çevirirken gözyaşlarınızı tutmakta zorlanabilir, insanlığın böylesi bir vahşete nasıl göz yumduğuna isyan edebilirsiniz. Bin Muhteşem Güneş; kalbinizi parça parça edecek ama bitirdiğinizde iyi ki bu ruhlara dokunmuşum dedirtecek, kütüphanelerin değil, kalplerin başköşesinde saklanması gereken zamansız bir başyapıt.
Düşünce
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,4bin okunma
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 19:31
Son, Ayşe Kulin 302 Sayfa, Everest Yayınları Elinize yapışacak bir kitap diyerek başlıyorum sözlerime. Öyle akıcı ve sürükleyici yazılmış ki ne oldu ha ne olacak diye diye bakmışsınız kitap bitivermiş. Bir de şöyle bir tarafı var kitabın; karakterler bir yerlerden tanıdık. Nerden mi? Yazarın müdavimi olanlar bileceklerdir muhakkak. Geçmişte tanıştığımız bazı Ayşe Kulin karakterleri tekrar karşımıza çıkıyor burada. Yolları kesişiyor aynı evrende bazı karakterlerin. Kimlerin mi? Şimdi konusunu özet geçerken anımsarsınız yüksek ihtimal. Ha hiçbir kitabını okumadıysanız bile yazarın sorun değil. Çünkü öyle bir yazılmış ki hikaye sırıtmıyor hiçbir karakter. Cuk diye oturmuş kurguya. Ayşe Kulin yine yapmış yapacağını diyebiliriz. Kitabın konusuna gelecek olursak kısaca şöyle; Derya, eşi Hakan ve kızı Ada ile Ege’de bir köyde organik bir yaşam sürmektedir. Hakan uzun zamandır işsiz olan, ülkede mimlenmiş bir mimardır. Ne yapsa iş bulamaz ve bu yüzden de yurt dışındaki işleri de kovalamaktadır. Bir zaman gelir ki Çin’den kabul alır ve oraya gitmeye karar verir. Derya’nın da kızlarıyla birlikte onunla gelmesini çok ister ama Derya bazı korkularından ötürü gitmek istemez ve Türkiye’de kalmaya karar verir. Hakan Çin’e giderken köydeki evi kapatırlar ve Derya kızıyla beraber babasının yanına yerleşir. Evdeki çalışanlarla arası pek iyi olmadığından ötürü gündüzleri bebeğiyle birlikte sık sık dışarı çıkar, denize gider. Plaja gittiği bir gün denize açıldığında talihsiz bir olay patlak verir. Hikaye çok başka bir yere evrilecektir artık. Bu kitabı okuyunuz efenim. Şiddetle tavsiyedir. Bana da zorla okutan arkadaşım Özlem’e de çok teşekkür ediyorum. Kocaman bir iyi ki okumuşum dedirtti :) Sizler de eksik kalmayın okuyun, rica ediyorum. Çok sevgiler 🩵 #alıntı ”Ben seni hiç
Edebiyat
SonAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20184,385 okunma
8/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
Merhaba bugün sizlere @bysallypage nin kaleme almış olduğu "BAŞLANGIÇLAR KİTABI" ile geldim. Daha önce yazarın Hikaye Koleksiyoncusu kitabını okumuş ve beğenmiştim. Bu kitap da aynı şekilde güzel bir kitap. Jo Sorsby ... Dayısının kırtasiye dükkanına bakmak için Londra'ya taşınır. Dayısının Alzaymır olması ve bir bakım evine yatırılmasından sonra kırtasiyenin idaresi Jo'ya kalır. Aslında bu taşınmanın temelinde dört ay önce aldatılma sonucu bitmiş olan ilişkisini de unutmak vardır. Çünkü uzun süreli bir ilişkinin bitişi ve sevdiği insanın başkasını bulması çok zoruna gider.Bir nevi unutma çabası ile Londra'ya gider ama yer değiştirince malesef ki akildakiler unutulmuyor tabiki. Bu dükkanda rengârenk defterler, kalemler,kağıtlar arasında olmak zamanla ona iyi gelmeye başlayacaktır.. Ve tabiki sonradan tanıyacağı Ruth,Malcolm,Viking Eric gibi kişiler sayesinde hayatına ayrı bir renk gelecektir. Ruth,kaçak bir rahibe olarak biliniyor.Kilisesinden neden kaçmış olduğunu Jo hep merak eder. Malcolm 70 yaşında dükkanın sadık müşterilerinden biridir ve o yaşına rağmen ilk kitabını yazmak için uğraşıyordur. Viking Eric ise yan dükkanda çalışan biridir. Romanın en güçlü yönü, kesinlikle karakterlerin yaş ve hayat tecrübesi olarak birbirlerinden çok uzak olmalarına rağmen kurdukları bağ. Jo, geçmişinde yaşadığı kırılganlıklar yüzünden kendi kabuğuna çekilmişken; kilise kurallarına sıkışmış bir rahibe ve hayalleri olan yaşlı bir adamla yollarının kesişmesi hikayeyi güzelleştiriyor. Yazar, "Aile sadece kan bağıyla kurulmaz, bazen seçtiğimiz insanlar en gerçek ailemiz olur" mesajını çok güzel vermiştir. Bu kitapla dostluk,arkadaşlık ve vefa temaları çok iyi anlatılmıştır. Ve yeni başlayanlar,yeni başlangıçlar için harika bir
İnsan ve Duygular
Başlangıçlar KitabıSally Page · The Kitap Yayınları · 202689 okunma
Yaşamı sorgulatan, neden yaşadığını düşündüren bir kitap
7/10
·656 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
Eşim kitabı okumuştu. “Ben de okuyayım” dedim. Zaten yazarın diğer kitaplarını sevmiştim. Böylece başladım. Ama itiraf edeyim; kitap bana oldukça uzun geldi. Bazen “keşke filmi olsa da izleyip bitirsem” dediğim bile oldu. Okuması sabır, anlaması dikkat, devam etmesi yer yer çaba isteyen bir yolculuktu. Ama bırakmak da kolay değildi; içine gerçekten emek verilmiş bir dünya vardı. Yine de düşündürdü beni. Hakkını yememek lazım. Kitap; bilincin doğası, insan zihni, gerçeklik algısı, ölüm ve ölüm sonrası deneyimler, teknoloji ve “bedensiz varoluş” fikri gibi metafizik soruları merkezine alıyor. Ve en çok da korkunun insanı nasıl şekillendirdiğini… Gerçek dediğimiz şey, beynin sürekli yorumladığı bir deneyim olabilir mi? Dış dünya tek bir gerçek değilse, zihin onu sürekli yeniden kuruyorsa… “Beyin gerçeği görmez, tahmin eder.” Bilinç sadece nöronların ürünü mü? Yoksa daha geniş bir alanın içinde mi oluşuyor? Belki de bilinç, beynin içinde değil; beynin “aldığı” bir şeydir. Korku; kontrol ihtiyacı doğurur. Kontrol; bilinci daraltır. Daralan bilinç daha fazla korku üretir. Bu bir döngü gibi işler. Kitap ölümü de klasik bir “son” gibi değil;
Sırların SırrıDan Brown · Altın Kitaplar · 20253,967 okunma
Reklam
Reklam