Puan vermedi·
Hasan İzzettin Dinamo'nun anne ve babasını erken yaşta kaybederek ve zorlu şartlarda büyümesini bilerek bu romanı okumak insana çok acı hisler yüklüyor. • Savaş ve Açlar tam olarak böyle bir kitap. Bir çocugun gözünden açlığı, yokluğu; bir annenin gözünden çaresizligi,yetirememeyi okumak.. En çok da açlık dokunuyor insana. Bir lokmanın hayal olduğu, bir annenin çaresizliginin kelimelere sığmadığı o cümleler. Okurken karnımızın tokluğunu utançla hisseder, yürek burkulur ama bu kırılgan öykü, sessiz kalmayıp okuru derinden sarsan bir direniş marşına dönüşür.O kadar gerçekçi bir şekilde anlatılmış ki açlık, dibine kadar hissediyorsunuz. Annelik ne büyük bir yük yüklüyor sırtımıza. Ama tüm karanlığın içinde küçücük bir şey var: UMUT .. Çok zayıt da olsa 10/10
Savaş ve AçlarHasan İzzettin Dinamo · Tekin Yayınevi · 20172,204 okunma
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 173. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 12:56
"MUKADDES" "Bilir misiniz, ilkbaharda yağmurdan sonra gökyüzü bambaşka bir berrak mavi renge bürünür. Yağmurla yıkanan ağaçlar tıpkı düğüne süslenen kızlar gibi açılır; hava nefis bir kokuyla dolar, kuşların cıvıltıları her tarafı kaplar. Mukaddesʼle vedalaşıp geri dönerken, benim gönlüm de tıpkı yağmurdan sonraki gökyüzü gibi bemberraktı. Sanki herkes bana bakıyor, güya yalnız ben değil, bütün insanlar gayriihtiyari birbirine karşı şefkatli, son derece nazik, oldukça iyi kalpliydiler." Aşk, sadece kavuşmak değil; anlamak, beklemek ve büyümektir. Özbek Edebiyatının zarif kalemlerinden olan bu muazzam eser, bir aşk hikâyesinin ötesinde; eğitim, aile bağları, kimlik arayışı ve umut üzerine derin bir yolculuk sunuyor bizlere. Göründüğünden çok daha derin bir meseleyi anlatıyor aslında. Şerif'in hikâyesi; Türkiye’nin dört bir yanında sınava hazırlanan binlerce gencin hikâyesiyle aynı: Emek, fedakârlık ve gelecek kaygısı. Hikâyemizin kahramanı Şerif bir fabrikada işçi olarak çalışıp üniversite sınavlarına hazırlanan genç bir delikanlı. Enstitü koridorlarında geçen günlerinden birinde, tek başına bir köşede oturan Mukaddes’e rastlar. O an değişir her şey hayatında. Dersler, kitaplar, sınav kaygısı geri planda kalır; Şerif’in tüm dikkati bu gizemli kıza odaklanır. Zordur hayatı bir yandan çalışıp bir yandan okumak. Sevdiği kıza olan duygusu, özlemiyle alır götürür onu da hayatın karmaşasında. Mukaddes'in sessiz duruşu, yalnızlığı ve naif halinden etkilenen Şerif içindeki samimiyetle ona kendi ailesini anlatır. Mukaddes de boş değildir ona karşı, kapılarını açar ve kendi hayatından anlatmaya başlar. İki genç arasında başlayan samimi konuşmalar, kısa sürede derin bir bağa dönüşür. Birlikte sınava hazırlanırlar, hayaller kurarlar, geleceği konuşurlar. Ama hayatın sürprizleri
Edebiyat & Roman
MukaddesAdil Yakubov · İleri Yayınları · 2000138 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·55 syf.··
2026 1. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 12:47
Ermiş, insanın dış dünyaya olan bağımlılığını azaltıp kendi içsel zenginliğine ve "tanrısal" özüne dönmesini öğütleyen, didaktik olmaktan ziyade sezgisel ve şiirsel bir varoluş manifestosudur.Kitap, bireyi parçalanmışlıktan kurtarıp evrensel bir bütünlüğe davet eder. İnsan olmanın, yaşamın zorluklarını bir yük olarak değil, ruhun olgunlaşması için bir "ilaç" olarak kabul etmekten geçtiğini vurgular.Ermiş, günlük yaşamın karmaşasında (çocuk yetiştirme, kurallar, çalışma, alışveriş) ruhun nasıl dingin kalabileceğine dair poetik bir kılavuzdur.Eserin sonunda yer alan şiirler, insanın yenilgilerle güçlendiğini ve kendi içsel şarkısını söyleyen bir varlığa dönüştüğünü simgeler. Özetle her bir bölümde Halil Cibran, okuyucuya bir dogma sunmak yerine; insanın kendi yaşam deneyimlerini, duygularını ve ruhsal derinliğini sorgulayarak kendi bilgeliğine ulaşmasını teşvik eder. Kısa bir kitap olmakla birlikte okumanızı kesinlikle tavsiye ederim.
ErmişHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202385,3bin okunma
8/10
·216 syf.·
2026 61. kitabı
Umarım karanlığı gördüğünüz kadar parlak ışığı da görürsünüz. Umarım yorgun omuzlarınız hafifler ve özgürce yürürsünüz. Umarım yalnız olmadığınızı ve özel olduğunuzu hep hatırlarsınız. Uzun yıllardan sonra(yaklaşık 25 yıl:)) tekrar bir çizgi roman okudum. Bir çocuk kitabı gibi görünse de aslında tam da yetişkinlere hitap eden bir kitap. İnsanların zihnindeki iç sesleri, çelişkileri ve duygusal mücadeleleri sevimli bir tavşan aracılığıyla anlatıyor. Bir yanda cesaret veren, umut aşılayan ses; diğer yanda kaygılandıran, eleştiren ve korkutan ses... Aslında ikisi de bize ait sesler. Kitaptaki çizimler ve mizahi anlatım, derin konuları ağırlaştırmadan aktarıyor. Özellikle mükemmel olma baskısı, sürekli mutlu görünme zorunluluğu ve kişinin kendisiyle kurduğu ilişki üzerine verdiği mesajlar oldukça etkileyici. Genel olarak, Omzumdaki İki Arkadaş kendini anlamaya, iç seslerini tanımaya ve onlarla barışmaya çalışan herkesin keyifle okuyabileceği, kısa ama uzun süre akılda kalan bir kitap. Çocuklar için eğlenceli bir hikâye, yetişkinler için ise küçük bir farkındalık yolculuğu. Şimdiden okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim.:))
Duygu ve Düşünce
Omzumdaki İki ArkadaşLee Suyeon · Yuzu Kitap · 2025435 okunma
Gölge'nin var olma çabasına tanık oluyoruz
Puan vermedi·128 syf.··
2026 11. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 12:19
Kitabın Sonunda #1 Bu kitabı bitirdim ama gölgeyi geride bırakamadım. Kitabın ortasında ona böyle seslenmeye başlamıştım. Görünmek isteyen ama nasıl görüneceğini bilmeyen, annesinin yörüngesinde yaşamaktan yorulmuş bir gölge... Kitabı kapattığımda içimde kalan ilk düşünce şu oldu: Böyle bir sonu hak etmedi. David'in ölümüyle birlikte sanki elindeki son tutunma dalı da kırıldı. Sonrasında yaşanan savrulma, yeniden düzen kurma çabası ve yalnızlık hissi beni uzun süre düşündürdü. Belki bu yüzden kitabın sonu benim için biraz askıda kaldı. Çünkü ben gölgenin ödülünü almasını istedim. Onca arayışın, kaybın ve çabanın ardından kendi hayatının merkezine geçtiğini görmeyi istedim. Ama hayat bazen romanlarda da cömert davranmıyor. Yine de kitabı kapattıktan sonra aklımda kalan soru şu oldu: Eğer başına gelecek her şeyi bilseydi, yine o yolun peşinden gider miydi? Ben sanırım giderdi diye düşünüyorum. Çünkü bazen insan sonunu bildiği için değil, ilk kez kendi seçtiği yol olduğu için yola çıkar.
Yani Rüzgâr Her Şeyi Alıp GötürmeyecekRichard Brautigan · Epona Kitap · 2026196 okunma
İKİ AİLE ARASINDA... YAPAYALNIZ...
7/10
·192 syf.··
2026 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 01:09
Düşünsenize, on üç yaşındasınız. Bir sabah anne ve babanız sizi karşılarına alarak aslında biyolojik aileniz olmadıklarını söylüyorlar. Üstelik daha bu gerçeği sindiremeden, aynı gün içinde sizi gerçek ailenize götürüp bırakıyorlar. Peki insan böyle bir durumda ne hisseder? Kendisini hangi aileye ait kabul eder? Onu dünyaya getirenlere mi, yıllarca büyütenlere mi; yoksa artık hiçbirine mi? Geri Verilen Kız, tam olarak bu soruların peşinden giden psikolojik ve dramatik bir roman. Kitap, on üç yaşına kadar rahat ve korunaklı bir hayat süren bir kız çocuğunun, bir anda yoksul ve kalabalık biyolojik ailesinin yanına gönderilmesini anlatıyor. Bir ailenin el üstünde tutulan tek çocuğuyken; yemeğini, yatağını ve yaşam alanını birçok kişiyle paylaşmak zorunda kalan bir çocuğa dönüşüyor. Fakat onu asıl yaralayan şey yalnızca yoksulluk değil. Esas yıkım, iki ailesi olduğu hâlde kendisini hiçbirine ait hissedememesi. Onu büyüten ailesi, on üç yılın ardından neredeyse bir eşya gibi geri veriyor. Biyolojik ailesi ise onun gelişinden büyük bir mutluluk duymuyor. Kız çocuğu iki aile arasında kalırken sürekli aynı soruyla yüzleşiyor: “Ben gerçekten kime aidim?” Romanın en güçlü tarafı, büyük olaylardan çok karakterin iç dünyasına yoğunlaşması. Kahramanın kırgınlığını, yalnızlığını, çaresizliğini ve kendisine bir yer edinme çabasını yakından takip ediyoruz. Yoksulluk ve sınıf farkı da oldukça etkili bir biçimde işleniyor. Varlıklı bir evden küçücük ve kalabalık bir eve geçen çocuğun yaşadığı kültürel ve duygusal sarsıntı okuyucuya başarılı şekilde aktarılıyor. Kitabın dili akıcı ve kolay okunuyor. Ancak hikâyenin genel atmosferi oldukça hüzünlü. Bazı okurlar bu hüznü fazla yoğun bulabilir. Bana göre ise böyle bir hikâyede hüznün bulunması kaçınılmaz. Sonuçta karşımızda, hayatı
Alıntı
Geri Verilen KızDonatella Di Pietrantonio · Domingo Yayınevi · 20254,175 okunma