Dünya hep oradaymış gibi duruyor ama sen artık ona ait değilsin. Bir masa, bir sokak lambası, kendi ellerin bile tanıdık değil; hepsi fazla, gereksiz, anlamsız.
Roquentin'in hissettiği bulantı, aslında hepimizin içindeki bir gerçek: var olmak bazen dayanılmaz bir yük. Sartre bunu göstermekle kalmıyor; o yükle yüzleşmeyi, hatta biraz da onunla dans etmeyi öğretiyor.
Kitap bittiğinde bir hikâye bitmiyor; senin içinde yeni bir sessizlik doğuyor. Boşluk ürkütücü, ama özgürlük. Anlam yoksa, anlamı yaratacak olan sadece sensin. Kısacası Sartre diyor ki: "Hayat absürt; gülümsemeyi unutma."