Yüzyıllık Yalnızlık Eser İncelemesi
Puan vermedi
Yüzyıllık yalnızlık sadece bir hikaye değil, insanlık durumunu ve toplumsal hafızamızı yansıtan ilginç bir yapıttır. Yazar, kendi çocukluk anılarından esinlenerek hayali bir kasaba kurgulamıştır. Hiçbir yere çıkmayan, hayali yolculuğumuzda bile kasabadan, başka yere doğru yürüdükçe gerçek dünyadan uzaklaştığımız, kaybolduğumuz düşsel bir mekan yaratılmış. Yazar mekanı öyle kurgulamış ki, okuru özgür bırakmak yerine sadece onun istediği yerlere gidilmesine olanak tanımış, onun yaratmadığı yerlerde ise boşluğa düşüyoruz, hayali coğrafyayı kendi fiziksel coğrafya imgelemimizle devam ettiremiyoruz. Jose Arcadio Buendia ve karısı Ursula böyle bir coğrafyaya gelip yeni bir hayat kurmak amacıyla Macondo kasabasını inşa ederler. Her şey saf, doğal, temiz ve el değmemiştir. Zamanla kasaba genişliyor, ailenin çocukları oluyor ve kasabaya farklı yerlerden çingeneler geliyorlar, yanlarında daha önce görmedikleri eşyalar, araç gereçler, gösteriler, ritüeller ile birlikte. Ve tabiki Melquiades. Bu yenilikler Arcadio'nun ilgisini çekiyor ve merak duygusunu tetikleyerek atölyesinde günlerce, haftalarca sadece onunla ilgilendiği icatlar, keşifler üzerinde çalışmaya başlıyor. Bu hikâyenin o kadar büyüleyici, o kadar acayip bir akışı var ki; zaman bu kitapta bildiğimiz gibi düz bir çizgi hâlinde ilerlemiyor. Adeta kendi kuyruğunu ısıran bir yılan gibi sürekli bir sarmal çizip duruyor. İsimler bile hep aynı: José Arcadio'lar, Aureliano'lar, Amaranta'lar nesilden nesile aktarılıyor. Sanki her yeni doğan çocuk, bir önceki kuşağın kaderini, hatalarını, suçluluk duygusunu ve en önemlisi de yalnızlığını miras alıyor. Mesela ikinci kuşağın en çarpıcı karakteri Albay Aureliano Buendía'yı düşün. Adam tam yirmi yedi kere isyan bayrağı çekip iç savaşa katılıyor ama hiçbirini kazanamıyor. Çünkü
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,4bin okunma
8/10
·126 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 21:26
!!! DİKKAT !!! SPOİLER İÇERİR Merhabalar, başlangıçtaki açıklayıcı-eleştirel kısmı oldukça faydalı bulduğumu söyleyebilirim. Okurken daha dikkatli ve alıcı gözle bakabilmemi sağladı. ​Yıllar önce yazılsa da hâlâ hiçbir şeyin değişmediğinin ve aynı devam ettiğinin bir temsili gibi olmuş . Dük'ün uzaklaşmayla ne amaçladığını anlayabilsem de tek uygun çözümü bu muydu diye sormadan edemedim; sorumluluktan kaçmaktı benim açımdan. Çok da mantıklı gelmedi. ​Angelo karakteri "sosyal medyada ahlak bekçiliği yapıp arkada her türlü işi çeviren" bir tip gibiydi. Gücü ona ver ve arkana yaslanıp gerisini izle... ​Isabella'ya bakarsam durumu oldukça sıkıntılıydı. Kardeşinin hayatı ve kendi ilkeleri arasında sıkışıp kalması duygusaldı. Aşırı dindarlığı beni biraz sıksa da toplum yüzünden köşeye sıkışması çok canımı sıktı. ​Claudio'nun başına gelenler de üzücüydü fakat beni asıl sinirlendiren, ölüm korkusuyla kız kardeşinden yardım isteyip tüm yükü onun üstüne yıkması sinirlendiriciydi. Yaşadığı strese ve korkuya hak verebildim ama ikiyüzlü bir davranış olarak gözüme gözüktü. Biraz omurgalı olaydın keşke... ​Başlangıç olarak adalet, ahlak, merhamet kavramlarını yazar, bayağı önümüze çıkarmış gibiydi; güzel sorgulattı, düşündürdü. Bu açıdan oldukça beğendiğimi söyleyebilirim. İnsanın içinde kalan gizli tarafları açısından da inceleyiciydi. Günümüz bakış açısıyla baktığımda, hâlâ çok da ilerleyemediğimizi net olarak söyleyebilirim. Bulunduğumuz yerden çok da öteye gidememişiz; ahlak açısından vaaz verilmekten başka ötesi de olmamış. Ayrıca ikinci yarıdaki Angelo'nun ikiyüzlülüğü gerçekten çok gerçekçiydi, çöküşünü izlemek tatmin ediciydi. Ama açıkçası finali biraz havada kaldı bence — Isabella'ya karşı yapılanların üzerinden öyle kolayca geçilmesi ve herkesin bir anda affedip evlenmeye
Kısasa KısasWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Yayınları · 20112,175 okunma
Reklam
8/10
·440 syf.··
2026 28. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 22:36
‘Sezar, Rubicon kıyısında askerlerine yetişti. Bir anlık korkunç bir tereddüt yaşadı ve sonra Rubicon'un kabarmış sularını geçerek İtalya'ya, Roma'ya doğru ilerledi.’ Antik Roma tarihi ile ilgili üçlemenin ilk kitabı. Roma’nın Cumhuriyet döneminden diktatörlüğe geçişi, tarihi roman şeklinde anlatılıyor. ‘Cumhuriyet ''hiçliğe, sadece bir isme, cisimsiz ve özsüz'' bir hale indirgenmişken, neden Cumhuriyeti ortadan kaldırarak yurttaşlarının hassasiyetlerini rencide etsindi ki? Önemli olan biçim değil, iktidarın gerçekliğiydi. Ve Sulla'nın aksine Sezar'ın bundan vazgeçmeye hiç niyeti yoktu.’ Öncesinde okuduğum ‘Eski Yunan ve Roma tarihine Giriş’ kitabı sayesinde daha az kafa karışıklığı ile okudum. Sayfa sayısına rağmen hızlı okunuyor. Sadece çok sık yazım hatalarının olması okuma hızınızı düşürüyor. Keşke daha özenli yapılsaymış dedirtiyor insana.
Tarih
RubiconTom Holland · Kronik Kitap · 202520 okunma
Puan vermedi·312 syf.··
2019 22. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mart 2019 00:00
"Ölümün ardından her zaman diriliş gelir..." Bu gün, beş aydır beklettiğim, özel baskılı #neilgaiman kitabı olan #iskandinavmitolojisi ile geldim. Okuyan kadinlar kulubu nün #heraybiryayinevi etkinliğinde hazır @ithakiyayinlari varken daha fazla ertelemek olmazdı. Aynı zamanda @okumacemberiolusturalim etkinliğimizin biten ikinci kitabı olur kendileri. Efendim Nail Gaiman, kalemini tanımadan sevdiğim yazarlardan biri. Stephen King'i de hiç okumadan sevmiştim ki tanıyanlar King aşkımı bilirler. Keza Brandon Sanderson'da aynı şekilde. Gaiman'ı ilk kez okudum ve seveceğime emindim. Fantastik öykülere zaten her zaman okumalarımda yer veririm, üstüne mitoloji de olunca süper oldu. Kitap küçük hikayelerden oluşuyor, bir varmış bir yokmuş değil tabi ki İskandinav Tanrıları var burada. Efsanevi dokuz alemin yaradılışından başlıyor, Tanrıların kanlı savaşına kadar devam ediyor. Olayların geçtiği yerleri, karakterleri o kadar güzel tasvir etmiş ki, izliyormuş hissine kapıldım. Aksaklığa yer vermeyip akıcı da olunca keyfi katlandı doğal olarak. Hikayeler genelde Tanrıların en yücesi bilge Odin, oğlu ve Tanrıların en güçlüsü olan Thor ve Odin'in kan kardeşi Tanrıların en üç kağıtçı olanı Loki etrafında gelişiyor. Ne güce, ne de bilgeliğe sahip olmasına rağmen, her taşın altından çıktığından olsa gerek en çok bahsi geçen karakter Loki. Geri kalanlar, devler, cüceler ve yaratılan fantastik diyarlar... Genel anlamda eğlenceli bir okuma oldu benim için. Duvar ustası , Loki'nin çocukları, Freya'nın sıradışı düğünü, Thor'un çekicinin yapılması ve sonrasında ki kavuşma hikayesi, Loki'nin son günleri ekstra beğendiğim bölümler oldu. Mitolojik öyküleri ya da fantastik okumayı seviyorsanız tavsiye ederim. Başlangıç olarak da eğlenceli olabilir. Keyifli okumalarınız daim olsun...
İskandinav MitolojisiNeil Gaiman · İthaki Yayınları · 20183,584 okunma
Puan vermedi·544 syf.··
2019 20. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2019 00:00
Bu gün #kingokuyoruz etkinliğimiz için seçtiğim #doktoruyku kitabıyla geldim. Okuduğumuz tüm Stepgen King kitaplarını @stephenkingclubturkiye adresinden takip edebilir ve her ay yaptığımız okumalara katılabilirsiniz. Doktor Uyku Ocak ayında okuduğum #medyum kitabının devamı niteliğinde. Okuyucuları King'e "hocam ne oldu bu Medyum'da ki Danny karakterine" diye sormuşlar. O günden sonra King kendisini sürekli küçük Danny ve ailesini düşünürken yakalamış. Ve sonuç olarak ortaya bu kitap çıkmış, hem de ne güzel çıkmış. Kitabı bitirdiğimde, uzanıp, ne zaman tutmaya başladığımı fark etmediğim nefesimi gülümseyerek veriyorsam olay bitmiştir. King işte... Ayrıca Medyum'un kapak tasarımına laf söylemiştim kitabı güzel yansıtmamış diye, ama bu kapak olarak ta harika yansıtmış. Diğer kitapta 5 yaşında olan Danny burada 8 yaşında karşımıza çıkıyor. Overlook Otelinde yaşadığı kabus dolu günlerin izleri hayatına yer etmiş durumda. O otelden sağ kurtulan Danny ve annesi her şeyden uzak bir hayat sürerken işler değişiyor. Danny bir sabah oturdukları evin banyosunda Overlook Otelinden kendisi için gelen Bayan Massey'in çürüyen hayaleti olduğunu seziyor. Annesini banyonun kapısını açmaması için uyarıyor ve sessizliğe gömülüyor. Annesi otelden onlarla birlikte kurtulan, Danny ile aralarında özel bir bağ olan, onunla aynı özel yeteneklere sahip olan Dick Halloran'ı yardıma çağırıyor ve olaylar başlıyor... Bu kitapta tek sorunumuz hayaletler değil, hatta onlar hiç sorun çıkarmıyorlar. Asıl sorun özel yeteneği olan çocukları avlayan 'Onlar', Dick'in dediği gibi "öğretmen hazır olduğunda öğrencisi onu bulur". Danny'de bulunuyor öğrencisi tarafından, sonra kitabı elinizden bırakın bırakabiliyorsanız. Seviyorum bu adamın aklını ve yazdıklarını, bir de not bırakmış kitabın sonuna ay nasıl
Doktor UykuStephen King · Altın Kitaplar · 20132,173 okunma
1984 ~ george orwell
Puan vermedi·352 syf.··
2026 8. kitabı
Herkese merhabaaaa ^^ Çok sevdiğim bir yazar olan George Orwell'ın, 1984 adlı eserinin yorumuyla karşınızdayım. Distopik bir roman olan 1984'ün konusundan kısaca bahsetmek istiyorum: Dünya karanlık bir gelecektedir ve çeşitli savaşlar sonucunda üç ana ülkeye bölünmüştür. Bunlar; Okyanusya, Avrasya ve Doğuasya'dır. Hikayemiz Okyanusya'da geçer. Okyanusya'yı Büyük Birader'in başkanlık ettiği bir parti yönetir ve partinin kuralları acımasızdır. Neredeyse her yerde bir tele-ekran vardır. İnsanlar tele-ekranlarla sürekli olarak gözetlenmektedir. Parti, kendisine koşulsuz itaat edilmesini ister ve insanlara büyük bir baskı kurar. Farklı düşünenler ise düşünce polisleri tarafından yakalanır, işkence görür ve buharlaştırılırlar. Arkadaşlık, dostluk, aşk gibi kavramlar yasaklanmıştır. Keyif alarak kitap okumak bile hoş karşılanmamaktadır. Ayrıca insanlar yüz ifadelerine de dikkat etmek zorundadır. En basit bir mimik bile öldürülmelerine neden olabilir. Kullanılan dilde de sadeleştirilmeye gidilmiştir. Partinin aleyhine olan veya gereksiz görülen bütün kelimeler kaldırılmıştır. Bir olayı açıklamak için basit kelimeler kullanılmaktadır. Ayrıca parti kendi çıkarları için istediği zaman geçmiş hakkında da değişiklikler yapmaktadır. Geçmişle ilgili var olmasını istemedikleri bir bilgi olursa; onunla ilgili haberleri, kitapları, gazeteleri, filmleri, karikatürleri yok edip, o bilgiyi uygun gördükleri başka bir bilgiyle yeniden değiştirmekte ve insanları buna inanmaya zorlamaktadır. Ana karakterimiz Winston Smith işte böyle bir dünyada yaşamaktadır. İçten içe parti karşıtı düşünceleri vardır ve bizler de onun hikayesini okuruz. 1984 gerçekten çok etkilendiğim bir kitap oldu. Bir bölümünde biraz sıkılsam da yine de romanı çok başarılı ve zekice yazılmış buldum. Keyifle okuduğum ve
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200bin okunma
Reklam
Reklam