İnsanoğlu yararsız işlerle uğraşıyor. Bedeni çok geçmeden gübre olarak toprağa karışacak. Eski bir kitapta yazdığı gibi; börtü böceğin yiyeceği, pasın çürüteceği, hırsızların bulup çıkartacağı hazineleri biriktiriyorlar. Aptalca bir yaşam.
Yaşamı bir başarı çöplüğüne dönüştürmek yerine, önce onu algılamayı amaç edinmeliyiz. Yöneticisinden yurttaşına, herkes bir başarı öyküsünün; birisi mucize projelerin, diğeri sertifika koleksiyonunun peşinden koşunca, geride bir yaşam değil, yalnızca bir şantiye alanı kalıyor.
Her felaket sonrası bireysel ve toplumsal olarak bir çıkar yol, bir arınma yöntemi buluyoruz. Kahraman güzelliyor, kampanya yapıyoruz. Sonuçta felakete yol açan ve felaketi önleyemeyen nedenleri unutuyoruz. Böylece itiraz sürdürülebilir olmadığı gibi, anlık işlevini de yitiriyor.