Şu halde hergün birkaç saat tâyin edilir. Evde tek başına oturan sâlik, abdestli olarak ve temiz bir giysi ile kıbleye dönerek gözlerini kapar ve bu kelimeyi söyler. Lâ ilâhe illallah'ın medlerini uzun okur, elini kalbinde tutar. Bu zikir ve Allah dışında gönlüne gelen her düşünceyi hayâl ve hevesi bu kelime ile uzaklaştırarak gönlünü korur. Kur'ân-ı Kerîm'de: "Onlar ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah'ı zikrederler" buyurulduğu gibi, sürekli zikredince sâlikin önünden perde (hicâb), karanlık ve hayaller kalkar. Allah'ın lütuf bulutu her tarafı kaplar. Fazîlet yağmurları yağmaya, lütuf ve saâdet rüzgarı esmeye başlar. İşte o zaman bazı şeyler görünür bazı latîf şeyler işitilir. Kelimelerle anlatılamayacak bazı lezzetler tadılır. Bu konuda şöyle denilmiştir:
Senin aşkından dolayı bende oluşan dert
Bilinemez ve anlatılamaz
Sayfa 95 - âli imrân 3/191