esra.

esra.
@unesr
sanırım geri döndümm.
"ismaillerin kaderidir allah yolunda kurban olmak."
Reklam
Kitap daha çok okunsun diye amme hizmeti
9/10
·200 syf.·
2022 21. kitabı
Benim gibi peygamberin ölümünden birkaç nesil geçtikten sonra onun sözlerine mümkün olan en kısa yolla ulaşmak için yapılan çalışmaları, gösterilen insanüstü çabayı merak edenlere hitap edecek bir kitap. Bkz:Ali isnad Kitabın kapağında post-modern bir anlatı sunulduğu yazıyor. Ben böyle bir eserin diline daha tasavvufi bir renk yansıtılarak insanlar arasındaki hoş sohbetin de zaman zaman ortaya konulduğu bir anlatım görmeyi dilerdim. Peygamberin ölümünden iki asır bile geçmediği bir tarih hakkında yazılıyorsa böyle daha güzel olabilirdi ancak bu sefer de kitabın amacından uzaklaşılırdı galiba. Yani hadis tarihine dair içeriği sürükleyeci bir roman tarzında okurun aklında kalacak şekilde aktarmak. Bu sebeple yazara hak veriyorum fakat mantığımın ulaştığı sonuca gönlüm razı olmayınca ikisi arasında sıkışıp kalıyorum. Gül bahçesine kadar bizi götürmüşken uzaktan seyrettirmek yerine biraz koklatsaydı daha güzel olmaz mıydı peki? Bir de yazarın amacı göz önüne alınınca bana göre kitabın bir eksiği de okurken hadis usulu terimlerini akla getirip de parantez içinde veya dipnotta "işte buna da hadis alma yollarından biri olan münâvele denir" şeklinde eklemeler yapılmaması. Bence akademik bir amaçla yola çıktıktan sonra böyle bilgiler sunulmaması çalışmaya eksi puan olabilir. Kitabın sonunda hocanın öğrencilerine hitabından dönem içinde bu eserin onlara okutulduğu anlaşılıyor ve örnek olarak verilen final sınavı kağıdında "Rıhle nedir" gibi çok çok genel bir soru yer almış. Bence daha güzel olurdu dediğim gibi yapılsaydı. Sadece hadis alma yolları değil karıştırılan hadis usulu terimlerinden de akılda kalanlar olabilirdi. Ravilerin peygamberin hadislerine ulaşmak için aldığı zorlu yolları ve uzun mesafeleri hadis tarihinden duymuştum ama bu kitapla birlikte deve üzerinde ben
RâviMuhammed Enes Topgül · Ketebe yayınevi · 2021877 okunma
Ebû Hanife'nin arkadaşlarından, Ashab-ı kirâmın torunlarından bir zat, mescitte tefsir dersi yaparken içeri bir çocuk giriyor. Âlim, çocukla oynamaya başlıyor. Mescittekilerde; "Buraya biz tefsir dersi dinlemeye geldik. Sen çocukla oynuyorsun" dercesine kaş göz işareti yapıyorlar. Dönüyor diyor ki: "Siz benim bu çocukla ilgilenmemden rahatsız oldunuz değil mi? Ben de böyle çocuktum. Beş karış boyum, demir para gibi yanaklarım vardı. Mum gibi yanıyordum. Ellerim gömleğimin arasında kaybolurdu. Terliklerim de fare kulağı kadar küçücüktü. Bu halimle alimlerin tam ortalarına otururdum. Âlimlerin ortasında bir ağaçta bir çivi kadardım. Annem bana ceviz kadar bir kalem verirdi, onunla yazardım. Ben gelince 'Şeyh efendiye yer açın' diye şakalaşırlardı" diyor. "Beni orada büyük tuttukları için ben bugün burada size ders veriyorum. Bu çocuğun da yarın Allâh ve Rasûlullah diyebilmesi için benim onu büyük tutmam lazım" diyor. Ve anlatıcı şöyle bir yorum yapıyor sonunda "50 kere eşek herif dediğin çocuğun hafız olmasını istiyorsun. Allah katında eşeklere hafızlık yoktur"
Din
Şu halde hergün birkaç saat tâyin edilir. Evde tek başına oturan sâlik, abdestli olarak ve temiz bir giysi ile kıbleye dönerek gözlerini kapar ve bu kelimeyi söyler. Lâ ilâhe illallah'ın medlerini uzun okur, elini kalbinde tutar. Bu zikir ve Allah dışında gönlüne gelen her düşünceyi hayâl ve hevesi bu kelime ile uzaklaştırarak gönlünü korur. Kur'ân-ı Kerîm'de: "Onlar ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah'ı zikrederler" buyurulduğu gibi, sürekli zikredince sâlikin önünden perde (hicâb), karanlık ve hayaller kalkar. Allah'ın lütuf bulutu her tarafı kaplar. Fazîlet yağmurları yağmaya, lütuf ve saâdet rüzgarı esmeye başlar. İşte o zaman bazı şeyler görünür bazı latîf şeyler işitilir. Kelimelerle anlatılamayacak bazı lezzetler tadılır. Bu konuda şöyle denilmiştir: Senin aşkından dolayı bende oluşan dert Bilinemez ve anlatılamaz
Sayfa 95 - âli imrân 3/191
Şeriata giran gelen ve şeriatla çelişen usul ve metotlarla şeriata hizmet edilemez. 
Sayfa 22·Kitabı okudu
Reklam