Bitirmek için ciddi bir istek duyduğum ilk kitaptı. Bu, kitap kötü anlamına gelmiyor. O kadar sağlam bir kurgu ile yazılmıştı ki her an olay örgüsüyle ilgili yeni bir detay öğrenmek istedim, hızlıca okuyayım ve sis bulutu ortadan kalksın istedim. Ama hemen okuyup bitirmek istememin aksine yavaş yavaş, zamana yayarak ve keyfini çıkararak meşgul olunmayan bir vakitte okunmalı diyorum. Cümlelerin keyfini çıkarabilme lüksünü kendinize tanımalısınız.
Sis bulutundan bahsettim. Kitabın yarısından fazlasını okuduğunuzda bile hâlâ anlamlandıramadığınız, yazar tarafından aydınlatılmayan pek çok durum kafanıza takılıyor. Haruki Murakami gerçekten bir koşu pistinde okuyucuyu milim milim ilerletiyor gibi, neler olup bittiğini net bir biçimde göstermiyor. Kitapta Fukaeri adlı garip ve çekici, konuşurken soru cümlelerinin sonuna soru işareti eklemeyen, verdiği yanıtlara çoğu zaman "yanıt" denemeyecek bir kız var. Ve işte, 1Q84'ü en yalın bu şekilde anlatabilirim, kitap bir Fukaeri.
Ama merak etmeyin. Kitabı okurken bir şeyleri anlamlandıramamak bile size zevk verecek.
Peki kitap 10 numara mı? Benim için, tüm güzel detaylara ve müthiş kurgusuna rağmen hayır. Peki neden? En gereksiz, gösterişsiz, kurguya katkısı olmayan şeylerden o kadar çok bahsediyor ki insan sıkılıyor ve bir yerden sonra atlayarak okumaya başlıyor. Kitabın azımsanmayacak kadar büyük kısmı gereksiz ayrıntılardan oluşuyor. Bu ayrıntıların aslında kitapları renklendirdiğini düşünsem de 1Q84'te olduğu gibi fazlası hoş olmuyor. Ayrıca yazar detaylıca cinsel bölümler yazmaya bayılan bir kişi. Diğer kitaplarında olduğu gibi bunda da bu sahneler var. Cinsel sahne fazlalığından sıkılan biri olarak başlarda kitabı bırakmayı çok kez düşündüm.
Yine de, kitabı noktalamış biri olarak 7/10 veriyorum ve okumak isteyen herkesin