"Geçen sabah senin üzüntülü olduğunu söylediler. Dokunsalar ağlayacakmışsın. Dokunmamışlar. Yine de ağlamışsın, dostun gözünden akan bir damla yaşın yeryüzündeki bütün gölleri tuz gölü yaptığını bilmez gibi. Gül ki, acılaşmasın göller. "
"Haklar! Haklar! Neredeymiş o haklar? O hakların hepsini katlettik. Her bireyin hakları vardır ama onların da gücü var ve artık hiçbir şeyin önemi yok."
"Neden güçleri var peki? Çünkü biz verdik onlara. Ve siz korkaklık ettiğiniz sürece o güce sahip olacaklar. Ülkelerde güçlü iradeleri olan on adam insanlığın canavar dediği şeye karşı çıkabilir ve on adam o canavarı yenebilir. Bir adam, tek bir yaşayan adam onlara hayır diyerek güçlerini yok edebilir. Ama sen ve senin gibi korkaklar, belki üstesinden gelebileceğinizi sanıyorsunuz. Onların kalbine bıçağı saplamak yerine onların parmaklarının arasından kaçabileceğinizi, sıvışabileceğinizi umut ediyorsunuz, ancak onların kölesi olacaksınız ve daha iyisini hak etmiyorsunuz."