Özgün üslübu ve kurgusuyla elinizden bırakamayacağız bir Alper Canıgüz eseri daha karşınızda.Yalın,akıcı dili ve sürükleyici kurgusu sayesinde Kitabı
hem bir çırpıda bitirecek hem de bitti diye üzüleceksiniz.İyi okumalar...
Birbirinden güzel on sekiz hikayeden oluşan bu kitabı bir solukta okuyup bitireceksiniz.Her bir hikayede kendinizden bir şeyler bulup,kah gülecek kah ağlayacaksınız.
Alman yazar Goethe’ nin , sadece iki haftada yazdığı muhteşem eser...
Kitapta Werther adındaki bir gencin Lotte adındaki nişanlı bir kıza olan imkansız aşkı anlatılmaktadır.Dönenim toplumsal yapısının evli biriyle beraberliği onaylamadığı okura açık açık hissettiriliyor .Kitabı okurken Werther’in çektiği sancılar,acılar ve çaresizlikler o kadar iyi hissediliyor ki sonunda onun gibi ölüme gitmekten başka çarenizin kalmadığını düşünüyorsunuz.
Kitapta,Bar Psikoloğu olarak bilinen yazarın bu kitabı yazmaya nasıl karar verdiğini,”Bar psikoloğu” tabirinin ortaya çıkış sürecini,psikoterapi halkında yanlıs bilinenler vs...anlatılan konuların bazıları.Burda konudan ziyade yazarın içten,yalın,nükteli bir dil kullanması;okuyan herkesin kendinden bir şeyler bulması beni daha cok etkiledi.Tabi anlatılan konular yüzeysel kalmasa daha iyi olabilirdi.Hani tam can alıcı bir yer geliyor hoop konuyu hemen değiştiriyor.Ancak yine de okunmaktan keyif aldığım bir kitap oldu benim için.