Zülfü Livaneli röportajlarında gözlemlenen bir kaç nokta üzerinden geçmeden edemeyeceğim
1. Batıda görülen "l can change" "değişebilirim"
felsefesine karşı bizim hâlâ değişmezlerimizi tercih etme çabamız..
2. Eğer tartışma ve aydınlanma peşinde koşuyorsanız hiçbir değişmeziniz olamaz. Yoksa kendinizi aldatırsınız, tribünlere oynuyorsunuz demektir.
3. Aydınlanma üzerindeki en büyük baskı ihanet damgası yeme ve kazanımları kaybetme korkusudur, yanlız kalmaya ve herşeyinizi riske atmaya hazır mısınız? Yoksa kendinizi hiç boşuna aldatmayın, ilk dönemeç sizi bekliyor.
4. Kibir sözcüğünü sözlüğünüzden çıkarın. Korkuyu unutun Yoksa labirentte aynı yollar üzerinde döner durursunuz. Başkaları üzerinde kendinizi gördüğünüzü asla fark edemezsiniz.
Başkaları yaşayarak öğrenir, ben düşünerek deyip farklı olduğunuz, aydın olduğunuz yanılsamasından da kurtulamazsınız.
Son olarak, saçları dökülmemiş düşünürler bana her zaman soğuk gelmiştir, kimse üzerine alınmasın. 😊