Ona ulaştırdıkları, Viyana'nın bir günlük gazetesindeki makalede anlatılanlar şöyleydi:
Viyana Belediyesi, Yahudiler'in oturduğu dairelerde gazı kesme kararı aldı. Bu konutlarda gazla intihar edenlerin artması, vatandaşın rahatını kaçırdığından, gazla intihar etme, bundan böyle kamu düzenini bozmak olarak kabul edilecek.
Kilisedeki rahibin çok dikkatli olması gerekiyordu, yoksa oraya da saldırılacağı kesindi. Bu insanlar inançlarını bile yitirmişlerdi. Tanrı'nın vereceği ceza, uğradıkları beladan daha ağır olamazdı ya!
Yıldan yıla her ekim ayında Nhâ Rosa'nın bedeni biçimsizce şişmeye başlar, yeni bir can ışığa kavuşurdu. Yakın geleceğin ne getireceğini bilmeden nasıl çocuk yapılabilirdi?
..................
Tam da Sertâo kurumaya başlarken bu kadın neden verimli oluyordu? Çocuğun yazgısı ne olacaktı? Bok yemek, güvercin avlamak, Pedro Azevedo'nun pamuk balyaları başında ya da çiftliğin herhangi bir yerinde didinmek mi ?
..... O günden sonra, bütün yörenin en büyük avcısı sayılan Balbino Devkulak, şuna inanır: Avda başarılı olmak isteyen, beyaz dağ faresini görmezden gelmelidir. Çünkü öbür dağ farelerini korumak isteyen bu hayvan, ne yapıp eder, avcıyı yanlış yola yöneltir. Sihirbazlığın dik âlâsı, beyaz mocô nun güzelliğine, büyüklüğüne kapılan avcılar, büyülenmiş gibidirler, boşuna vakit yitirirler; hem, zavallı bir ruha ateş etmeyi kim kendine yedirir ki?