Sanat hep bir amaç için mi olmalı
8/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 14:22
Niçin kitap okuyorum sorusunun cevabını düşündürttü bana kitap.Bazen bu kitaptaki gibi şaşırmak,ürpermek,iğrenmek,merak etmek,arafta kalmak,bu kadar da olmaz ki demek,yazarın yaratıcı zihninin,yaratma becerisinin önünde eğilmek ve daha fazlası...Yazarın Kurtarma Mesafesi kitabını daha önce okumuştum.Orada da benzer hisler yaşadım.Beni dünyadan koparabildi,gündelik dertlerimi unuttum okurken.Yazar ,kitabımı okurken başka füşüncelere dalmama izin vermedi.Yularımı sıkı tuttuDaha ne isterim.
Ağızdaki KuşlarSamanta Schweblin · Can Yayınları · 2018408 okunma
İnsanlığın Karanlık Yüzü
Puan vermedi·376 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2026 01:44
İtiraf ederek başlamak istiyorum; bu kitabı okurken sık sık kendime aynı soruyu sordum: “Ben ne okuyorum?” Çünkü sayfalar ilerledikçe sadece bir roman değil, insanın içini ürperten bir karanlığın içine doğru yürüdüğümü hissettim. İskender Pala’nın kalemini zaten severim ama Azdahak beni gerçekten beklemediğim bir yerden yakaladı. Her sayfada ayrı bir ürperti yaşadım. Bazen elimdeki kitabı kapatıp birkaç dakika düşünmek zorunda kaldığım oldu. Günümüzde yaşanan pek çok olayın edebiyatın içinden bize tekrar hatırlatılması insanı sarsıyor. Kitapta anlatılan o karanlık ayinler, akıl almaz işkenceler, hamile gelinlerin kaçırılması, ritüellerde ceninlerin kullanıldığı sahneler… Bunları okurken insanın kanı gerçekten donuyor. Bir yandan sayfalar hiç bitmesin istiyorsunuz, bir yandan da “artık yeter” dediğiniz anlar geliyor. İşte tam da bu yüzden bu romanın etkisi uzun süre insanın içinden çıkmıyor. Roman adını, Türk ve İran mitolojisinde kötülüğün ve karanlığın sembolü sayılan Azdahak efsanesinden alıyor. Fakat yazar bu efsaneyi sadece bir masal olarak anlatmıyor; geçmişten bugüne uzanan bir kötülük zincirinin sembolü gibi kullanıyor. Mitoloji, tarih ve günümüz arasında kurduğu bağla okuyucuya şu soruyu sorduruyor: Gerçekten değişen bir şey var mı, yoksa kötülük sadece şekil mi değiştiriyor? Romanın en çarpıcı taraflarından biri de tam olarak burada ortaya çıkıyor. Okurken bazen bir efsanenin içindeymiş gibi hissediyorsunuz, bazen de gazete sayfalarından fırlamış gerçeklerin ortasında kalıyorsunuz. Bu geçişler öyle ustaca yapılmış ki hikâyenin nerede başlayıp nerede bittiğini anlamadan kendinizi olayların içinde buluyorsunuz. Benim için Azdahak, sadece bir hikâye değildi. İnsanlığın karanlık tarafıyla yüzleştiğim, zaman zaman ürperdiğim ama yine de elimden bırakamadığım
1000Kitap
Azdahakİskender Pala · Kapı Yayınları · 20253,616 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bir Döngünün Nefes Kesen Finali: Zihnimizdeki Düğümler Çözülüyor!
9/10
·360 syf.··
2026 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2026 00:00
Freida McFadden külliyatında bir yolculuğu daha tamamlamış olmanın verdiği o karışık hisler içindeyim; hem büyük bir tatmin hem de "şimdi ne okuyacağım?" boşluğu... Serinin üçüncü kitabında yazar, bizi çok daha kişisel ve sarsıcı bir yerden yakalamayı başarmış. Bu kez kahramanımızı yıllar sonra, hayatının bambaşka bir evresinde buluyoruz. Artık sadece kendi sırlarıyla değil, anne olmanın verdiği o korumacı içgüdüyle ve çocuklarının geleceğiyle sınanıyor. Evli, çocuklu ve dışarıdan bakıldığında "normal" görünen o hayatın altına gizlenen gerilim, ilk sayfalardan itibaren damarlarınızda dolaşmaya başlıyor. Seriyi tamamlamış olmanın heyecanı ve bu kusursuz kurgunun damaklarda bıraktığı o eşsiz tatla söylüyorum: Eğer zihninizin kıvrımlarında biraz ürpermek ve bir bulmacanın parçası olmak istiyorsanız, bu yolculuğa mutlaka çıkmalısınız. Benim kütüphanemde bu seri artık bir bütün olarak 10/10 köşesinde parlıyor.
1000Kitap
Hizmetçi İzliyorFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20245,2bin okunma
boş mezar..
Puan vermedi·240 syf.··
2026 2. kitabı
İlk okuduğumda pek anlam veremesemde bi kaç sayfa sonra kesinlikle kopamadığım bir kitap oldu. Özelikle Burhan karakterin başladığı kısım ile kitabın sonu için can atım. Beni etkileyen en çok boş mezar oldu ve tabi boş mezarın ahvali oldu. Kesinlikle çok akıcı olduğu gibi geçmişte yaşanan olayları bize daha iyi aktarması ve vatan kavramını daha iyi anlatıyor. Geçmişte ki olayları tekrar yaşamış gibi ürpermek oldukça zordu. Kesinlikle okunmalı..
FiganAhmed Günbay Yıldız · Timaş Yayınları · 20192,185 okunma
Spoiler yok
7/10
·576 syf.··
2026 6. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2026 23:41
#kitapyorumu Diyar Yıkıcı Corayne, ünlü bir korsanın kızı olarak yaşadığı liman kentinde sıradan bir hayat sürerken, bir gün karşısına çıkan bir Kadim ve bir suikastçı çıkar. Kendisine verilen bir kılıç ve “diyarı kurtarmak için ona ihtiyaç olduğu” sözüyle de kaderi bambaşka bir yöne evrilir. Konuyu Corayne üzerinden anlatmış olsam da aslında hikâye yalnızca ona ait değil. Dom, Sarn, Andry, Erida, Taristan. Her biri birer ana karakter. İlerleyen kitaplarda bu yolculuğun hepsini dönüştüreceğine inanıyorum. Zaten yalnızca Corayne’in hikâyesini okusaydık, liman şehrinden hiç çıkmamış bir kızın kılıcı eline alır almaz şövalyeye dönüşmesi pek etkileyici olmazdı. Karakterler açısından bakarsam, şu ana kadar Sarn dışında kimseyle güçlü bir bağ kuramadım. Çoklu karakter anlatısı, bazı noktalarda hikâyeden kopmama neden oldu. Aksiyon dozu yerindeydi; temposu genel olarak iyiydi. Ancak evreni tanıtmak için kullanılan uzun açıklamalar ve ayrıntılı betimlemeler, yer yer okuma hızımı düşürdü ve zaman zaman sıkıcı geldi. Bir de evren kadar yaratıklar anlatılmamıştı. Bu nokta da daha da ürpermek isterdim açıkçası. Romantizm cephesinde ise şimdilik beslenen bir dinamik yok. Seri boyunca hiç görmeyebiliriz ya da ilerleyen kitaplarda ortaya çıkabilir. Açıkçası Sarn ve Dom dışında olası başka bir çiftle ilgilenmiyorum. Epik fantastik seviyorum ama bu kitap oldukça yoğundu. Bu nedenle ikinci kitaba hemen başlamayacağım gibi duruyor. İlk kitabı okumadan seriyi komple almanızı önermem. Bunun dışında, yoğun ve detaylı fantastik kurguları sevenler için şans verilebilir bir seri. Addio..
Diyar YıkıcıVictoria Aveyard · Pegasus Yayınları · 202512 okunma
Yakın Karanlık
Puan vermedi·372 syf.·
2026 8. kitabı
Kitabın muhtevası ağır ve sarsıcı bir konuyu içerdiğinden dolayı bu inceleme en zor değinilecek, hatta konuşulması bile ağırlığından ötürü kelimelerin yutkunurken tükendiği hayatların yer aldığı bir karanlığa bakmayı gerektiriyor. Çünkü Kardeşini Doğurmak , uzakta bir yerde değil, çoğu zaman bir kapı komşusu kadar yakın olabilecek bir gerçeğin adını koyuyor. Aile denilen alanın kimi evlerde bir sığınaktan öte, bir kapan haline geldiği gerçeğini çarpıcı, sarsıcı ve okurken içinde bulunan dünyadaki insaniyetin ne kadar yoksunluğunu gözler önüne sererken ne kadar da alçalabileceğini anlatıyor. Kitabın konusuyla birlikte en sarsıcı olan, şiddetin kendisi kadar, şiddetin etrafında kurulan sessizlik mimarisi etrafıyla şekilleniyor oluşu. Toplumun bana ne diyebildiği konforu, aile içi düzenin ayıp duvarları, kurumların yavaşlığı, çevrenin duymamak için geliştirdiği reflekslerle örülü hayat hikayeleriyle Yazar, bu suskunluğun masum bir suskunluk olmadığını açıkça belirtiyor. İnsanların biliyor olup dile getirmemesi bir tür ortak suç ortaklığına dönüşüyor. Bu meseleye uzaktan bakıp ürpermek, bir tür maalesef ahlaki seyire dönüşebiliyor oysa burada ihtiyaç duyulan şey, ürpertiyi sorumluluğa çevirebilmekten geçiyor. Yazar da metin boyunca kurduğu anlatım çizgisi hikayeyi anlatmakla yol göstermek arasında gidip geliyor. Bir çocuk istismara uğradığında neden susar, anlatırsa nasıl tepkilerle karşılaşır, bir yetişkin neyi sorup neyi sormamalıdır. hukuki, tıbbi ve psikolojik süreçte ne gibi kırılmalar yaşanır… Bu soruların her biri her insan için merhamet kadar bilginin de gerektiğini söylüyor. Çünkü bazen iyi niyet bile yanlış soruyla yeni yara açabiliyor, bazen de cehalet, kötülüğün ikinci bir yüzü gibi çalışıyor. Benim açımdan kitabın en çarpıcı tarafı, ensesti yalnızca bir bireysel
Düşünce
Kardeşini DoğurmakBüşra Sanay · Doğan Kitap · 20188bin okunma