Bilmiyorum ama kitap nedense bana sıkıcı geldi. Belki de liberal bir düşünceye hakim olduğundandır. Her neyse kitabın genel olarak anlattığı şey ise niye bu kadar çalışıyoruz? Makineler vakti zamanında bir insanın çok uzun sürelerde yapabileceği şeyi, çok daha kısa bir sürede yapabilmeye olanak sağlamasına rağmen insanın buna ayırdığı zaman niçin azalmıyor mantığı üzerine kurulu. Kısmen haklılık payı var. Fakat kitapta bazen öyle yerler geçiyor ki çalışmak bütünüyle günah keçisi ilan ediliyor. İyi güzelde yapılması gereken işleri yine birilerinin yapması gerekiyor. Ayrıca artan nüfus ile birlikte bu işlerin yarattığı iş yükü de hiçte azımsanacak bir şey değil. Durum buyken çalışmamanın -ki burada çalışmamaktan kasıt ettiğim yazarın çalışmamadan anladığı şeydir- yaratacağı kaosu düşünemiyorum bile. Yazar, yanlış konu üzerinde duruyor. Asıl sorması ve düşünmesi gereken konu, insanlar bu kadar çalışmasına rağmen neden en temel ihtiyaçlarını dahi karşılanmakta zorlanması şeklinde olmalı. Bu kadar çalışmaya rağmen insanın neden hayatın nimetlerine istediği ölçüde ulaşamıyor olması üzerine olmalıdır. Fakat yazar ne yapıyor? Sürekli çalışmayı kötüleyip, bunun ile ilgili hiçbir mantıklı çözüm sunamıyor. Özetle aşırı çalışmak ne kadar saçma ise neredeyse hiç çalışmamakta aynı kefededir. Hayatta her şey dengedir. Bunu özümserseniz zaten mutlu olursunuz. Kitapla ilgili diyeceklerim bu kadar.