Ûs

uygarlık tehlikeli bir eşiğe dayanmış bulunuyor.
"Sürdürülebilir kalkınma kavramı peydahlandığından bu yana üç on yıl geride kaldı ve bugün tüm gösterge ışıkları kırmızıda değilse de sarıda! İnsanlığın geleceğini ve uygarlığı kurtarmanın yolu, mevcut üretim, tüketim, bölüşüm ilişkilerini reddetmekle, kapitalizmden çıkmakla mümkün. Bu durumu insanlığın başına bela edenlerden çözüm beklemenin de bir karşılığı olmaz! Kaldı ki "bir sorunu yaratan düşünce tarzıyla o sorunu çözmek mümkün değildir" denmiştir... Şimdilerde bize "yeşil ekonomi"yi satmak istiyorlar. Ekonomi "yeşil" olacak ve ekolojik sorun, iklim felaketi önlenecek! Daha önce söylediğim gibi, aslında şu "yeşil ekonomi" dedikleri, küresel oligarşinin ve akıl hocalarının son ideolojik manipülasyonu ... Sermaye için "yeşil ekonomi" demek, sermayeye yeni değerlenme alanları açmak demek. Doğal olan ne varsa, özelleştirmek, metalaştırmak, bir kar aracına/nesnesine dönüştürmekten başkası değil... Aslında dayatılmak istenen sömürgeciliğin yeni versiyonu."
Yordam Kitap
Araştırma-İnceleme
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Kapitalizm aynı zamanda israf ve kıtlık, üretim ve yıkım, aşırı sömürü ve işsizlik, zenginlik ve yoksulluk, sermaye birikimi ve sefalet üretmeden yol alamayan bir üretim tarzı... Velhasıl tuhaf bir "uygarlık"... Böyle bir sistemden rasyonel bir düzenleme beklemek eşyanın tabiatına aykırıdır. 25 yıldan beri iklim zirveleri birbirini izliyor ama atmosferin ısınması cephesinde bir arpa boyu yol alınmış değil. Tabii bu dönemde küresel oligarşinin, ulus-üstü şirketlerin temsilcileri iklim zirvelerine paralel başka zirveler de yaptı... O zirvelerde de sömürü ve yağmanın önünün nasıl sonuna kadar açılacağına dair kararlar aldılar; küreselleşme dahilinde ticaretin ve finansın serbestleştirilmesi (liberalizasyon) gibi..."
Yordam Kitap
Araştırma-İnceleme
Yeşil ekonomi nedir?
"Tabii rengi eskiden de griydi ama şimdilerde artık karaya dönmekte! Aslında "yeşil ekonomi" -ki OECD cephesi "yeşil büyüme" diyor- 2012' deki Rio zirvesinde Sürdürülebilir Kalkınmanın yerini aldı. Şimdilerde kapitalizm varlığını sürdürebilmek için, her zamankinden daha çok ideolojik mistifikasyon (yanılsama) aracına ihtiyaç duyuyor... Tarihsel iflasını durdurmak için nafile zorlamalara başvuruyor. Artık insanlığa teklif edeceği hiçbir şey yok! "Büyük İnsanlığa" ancak sefalet, kaos, çöküş ve savaş sunabilir... Malum, iktidar gizlemesini bilenindir denmiştir! Hakim sınıflar bu işi gerçeği gizleyerek, gönüllü kulluk, ideolojik kölelik sayesinde başarıyor. Böylece, başta işçi sınıfları olmak üzere, ezilen ve sömürülen sınıfların, tarihsel devrimci potansiyelini ve sorumluluğunu etkisizleştirmeyi amaçlıyorlar... Tabii bunu ilelebet sürdürmeleri mümkün değil. İşte "yeşil ekonomi" (green economy) denilen de bu amaçla peydahlandı..
Yordam Kitap
Araştırma-İnceleme
"Sanayi kapitalizminin sahneye çıktığı dönemden beri insanlar, sanki bu dünyanın kaynakları sınırsızmış gibi davranıyor. Aslında bu söylediğimi nüanse etmek (ince ayrımı ortaya koymak) gerekiyor. Kapitalistler gezegenin kaynaklarının sınırsız olduğunu düşünüyor demek daha doğru. Zira yapıp ettiklerinin insani, toplumsal, ekolojik, işte biyolojik çeşitlilik, vb. kaygısıyla hareket etmiyorlar... Fakat 1980 sonrasında, neoliberal küreselleşme denilenle yıkım hızını ve yoğunluğunu artırdı... Birçok canlı türünün nüfusu azalıyor. Türlerin yok oluş hızı "doğal yok oluşun" 100 ila 1000 katı üstüne çıktığı ileri sürülüyor! Ve hız her geçen gün artıyor! Kapitalist toplumda canlıya yapılan her müdahale, her seferinde daha çok canlı türünün, biyoçeşitliliğin zarar görmesi demek!"
Yordam Kitap
Araştırma-İnceleme
Kapitalizmin dayattığı saçma üretim ve tüketim, gezegendeki tüm canlı türlerinin varlığını tehdit ediyor. Bir ülkenin, bir bölgenin sahip olduğu biyolojik çeşitliliğin azalması, eksilmesi, o ülkedeki yaşamın devamı için son derecede önemli sorunlar yaratıyor ve sonuçlar doğuruyor. Fakat canlı türlerinin azalması-tükenmesi sadece doğal süreçlerin sonucu olarak tezahür etmiyor. Asıl insan toplumlarının üretim, tüketim ve yaşam etkinliğinin bir sonucu. Eğer siz toprağı, suyu, havayı kirletirseniz, kaynakları hoyratça kullanırsanız, doğanın kendini yenileme hızını ve kapasitesini dikkate almazsanız, ekosistemin dengesinin, "sağlığının" bozulması da kaçınılmazdır.
Yordam Kitap
Araştırma-İnceleme