Ûs

Neo-liberalizm kemer sıkma, porsiyon azaltmadır.
Şu anda dünyada neoliberal politikalar geçerli. Neoliberalizm dahilinde devletlerin "asli işlevi'', münhasıran sermaye sınıfının çıkarlarını gerçekleştirmeye endekslidir. Neoliberal politikalar 1980'den itibaren dayatılmaya başlandı. 1980 öncesinde ekonomiye dair "düzenlemeleri" devletler yapıyordu. 1980 sonrasında "düzenleme işi" IMF, Dünya Bankası, Dünya Ticaret Örgütü gibi "uluslararası" denilen ama aslında küresel oligarşinin hizmetindeki kurumlara bırakıldı... Devletler "işlevsizleşti" ... Başka türlü ifade edersek, görünen iktidarlarla gerçek "düzenleyiciler", rotayı belirleyenler arasında bir kopukluk oluştu. Rotayı belirleyen, finans oligarşisi ve dev kapitalist şirketler. Hükümetler de uygulayıcı durumundalar...
Yordam Kitap
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Kapitalistin çıkarı herkese en az bir otomobil satmayı gerektirir. Herkes otomobil kullanmaya kalkarsa da her seferinde daha çok yol, otoyol, köprü, park yeri, akaryakıt istasyonu yapmak, yolları genişletmek -tabii mümkün olduğu kadar- gerekecektir. Daha çok yol, otoyol, ekilebilir alanların daralması, bitki ve canlı popülasyonunun yok olması, daha çok zehirli gazın atmosfere karışması, yenilenemez doğal kaynakların yok olması, obezite riskinin artması, velhasıl kentlerin ölmesi demektir... Tabii hepsi bu kadar da değil, daha çok otomobil demek, daha çok kaza, trafik sıkışıklığı, stres, insanların ruh sağlığının bozulması, işe gidip gelmenin zorlaşması, vb... Oysa üretimin kar amacıyla yapılmadığı, ihtiyaç kavramının dejenere edilmediği bir toplumda her şey başka türlü olmaz mıydı?"
Yordam Kitap
Araştırma-İnceleme
Türkiye'nin %42'si Asgari Ücretle Çalışırken..
"Türkiye'de yaklaşık 10 milyon kişi asgari ücret ve altı gelirle yaşam mücadelesi verirken, işsizler ordusu da çığ gibi büyümeye devam ediyor. 2018 yılında Türkiye'de 40 dolar milyarderi, 83 bin 947 dolar milyoneri vardı. Kapitalizm dahilinde başka türlü olabilir miydi? Kapitalizm ücretli emek sömürüsüne dayanan, yegane ereği kar etmek ve karı artırmak olan, canlı olan her şeyi ölü nesnelere, metalara dönüştüren, kullanım değerinin yerini değişim değerinin aldığı, var olabilmek ve varlığını sürdürebilmek için sürekli olarak büyümek zorunda olan, toplumun temel üretici güçlerinin veya yaşam araçlarının dar bir sermaye sınıfının elinde olduğu, her türlü ahlaki değere yabancılaşmış (ahlak dışı değil ahlaksız), parasal ve maddi olan, hesaplanabilir-ölçülebilir olan dışında hiçbir insani değere itibar etmeyen, eşyanıri, şeylerin onu üreten insandan daha değerli sayıldığı, ekonomik olanın politik sosyal ve kültürel olanın önüne geçtiği, araçlarla amaçların ters yüz olduğu, öküzün arabanın arkasına koşulduğu tuhafbir uygarlıktır... Kapitalizm kirlidir ve kirletmeden yapamaz..."
Yordam Kitap
Araştırma-İnceleme
Eğer ekonomik büyüme yoksulluğun panzehiriyse, onca büyümeye, onca "zenginleşmeye" rağmen yoksulluk ve sefalet neden çığ gibi büyüyor? Doğal çevre tahribatı neden derinleşiyor? Sonuç itibarıyla şöyle bir tablo ortaya çıkıyor: her bir ülkede ve dünya ölçeğinde kapitalistler-burjuvalar, küresel oligarşi hızla zenginleşirken, geniş emekçi kitleler, yeryüzünün lanetlileri de hızla yoksullaşıyor ve bu arada doğal çevre tahribatı -ekolojik yıkım- da hızla derinleşmeye devam ediyor!
Yordam Kitap
Siyaset & Politika
"Mesela ırmak kenarına fabrika kuran bir kapitalist, suyu ve toprağı kirletir ve fatura o suyu içenlere, havayı soluyanlara, atmosfere, orada yetişen sebzeleri, meyveleri yiyenlere çıkar. Tabii insana, topluma ve doğaya verilen zararlar artarken karlar da artmaya, Gayrisafi Yurtiçi Hasıla da büyümeye devam eder... Ve siyasetçiler, yöneticiler ekonomik büyümeyle, "milli gelir" artışıyla övünürler, bir sonraki seçimleri kazanırlar... Fakat hepsi o kadar değil: Kirli suyu içen, kirli havayı soluyan, orada yetişen sebze ve meyveleri yiyenler hastalanır, başka kapitalistler onları tedavi ederek ve ilaç satarak kar ederler. Son olarak bizim kapitalist de ırmağın suyunu temizlemek üzere bir su arıtma tesisi kurar ve karlar artmaya, ülke kalkınmaya devam eder!"
Yordam Kitap
Araştırma-İnceleme