Ûs

Tecrübe ile sabittir.
İktisat (ekonomi) bölümlerinde okutulan ilk derslerden biri, "iktisada giriş"tir ve o derste kapitalizmin adı hiç geçmez... Oysa dersin adının "kapitalizme giriş" olması gerekirdi... Mesela ABD'de ekonomi bölümünde okuyan biri, dört yıl boyunca kapitalizmin adını hiç duymaz; kapitalizm kavramıyla hiç karşılaşmadan doktorayı bile tamamlayabilir... Aslında bilim diye okutulanın, öğretilenin bilimle bir ilgisi yok! Karl Marx, "Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı" dediği zaman, aslında "burjuva ideolojisinin eleştirisi" demek istiyordu... İktisat bilimi denilip yere-göğe konmayan bu öğreti, kapitalist barbarlığı meşrulaştırmak için peydahlandı... Bilimle değil, ideolojiler dünyasıyla ilgilidir...
Yordam Kitap
Araştırma-İnceleme
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Kapitalizmden kurtulmak gerekiyor. Zira bütün bu sorunlar, işte iklim krizi, ekolojik kriz, sosyal kötülük!er, işsizlik, yoksulluk, açlık, sefalet kapitalizmin eseri. O zaman bu beladan kurtulmak için mücadeleyi büyütmek gerekiyor. Eğer insanlar ellerini çabuk tutmazlarsa, insanlık ve uygarlık yok olmaktan kurtulabilse bile, akıl almaz bir vahşete sürüklenebilir... Kritik bir tarihsel kavşakta olduğumuzu bilmek ve gereğini yapmak gerekiyor."
Yordam Kitap
Siyaset & Politika
Dünyada yaklaşık 2 milyar insan sağlığa uygun içme suyuna ulaşamıyor. BM Gıda ve Tarım Örgütü'nün -ki, tarımsal-endüstri tekellerinin hizmetindedir- verdiği rakamlara göre, her 5 saniyede 10 yaşın altında bir çocuk açlıktan ölüyor... Oysa dünyamız 12 milyar insanı doyuracak potansiyele sahip... Nerdeyse bugünkü nüfusun 2 katı. İşte kapitalizm böyle bir şey!
Yordam Kitap
Araştırma-İnceleme
Neo-liberalizm kemer sıkma, porsiyon azaltmadır.
Şu anda dünyada neoliberal politikalar geçerli. Neoliberalizm dahilinde devletlerin "asli işlevi'', münhasıran sermaye sınıfının çıkarlarını gerçekleştirmeye endekslidir. Neoliberal politikalar 1980'den itibaren dayatılmaya başlandı. 1980 öncesinde ekonomiye dair "düzenlemeleri" devletler yapıyordu. 1980 sonrasında "düzenleme işi" IMF, Dünya Bankası, Dünya Ticaret Örgütü gibi "uluslararası" denilen ama aslında küresel oligarşinin hizmetindeki kurumlara bırakıldı... Devletler "işlevsizleşti" ... Başka türlü ifade edersek, görünen iktidarlarla gerçek "düzenleyiciler", rotayı belirleyenler arasında bir kopukluk oluştu. Rotayı belirleyen, finans oligarşisi ve dev kapitalist şirketler. Hükümetler de uygulayıcı durumundalar...
Yordam Kitap
"Kapitalistin çıkarı herkese en az bir otomobil satmayı gerektirir. Herkes otomobil kullanmaya kalkarsa da her seferinde daha çok yol, otoyol, köprü, park yeri, akaryakıt istasyonu yapmak, yolları genişletmek -tabii mümkün olduğu kadar- gerekecektir. Daha çok yol, otoyol, ekilebilir alanların daralması, bitki ve canlı popülasyonunun yok olması, daha çok zehirli gazın atmosfere karışması, yenilenemez doğal kaynakların yok olması, obezite riskinin artması, velhasıl kentlerin ölmesi demektir... Tabii hepsi bu kadar da değil, daha çok otomobil demek, daha çok kaza, trafik sıkışıklığı, stres, insanların ruh sağlığının bozulması, işe gidip gelmenin zorlaşması, vb... Oysa üretimin kar amacıyla yapılmadığı, ihtiyaç kavramının dejenere edilmediği bir toplumda her şey başka türlü olmaz mıydı?"
Yordam Kitap
Araştırma-İnceleme