Ûs

"Hitler esas olarak fiziki eğitime önem veriyordu ve her bir üyesi asker olan bir millet anlayışına uygun şekilde, okuldaki eğitimle askerlik eğitiminin iç içe geçmesini istiyordu. Bunun için de izcilik faaliyetleri düzenleniyor, kamplarda silah kullanma ve bomba atma talimleri yapılıyor, dövüş teknikleri öğretiliyordu. Eğitimin en önemli hedeflerinden biri askeri hiyerarşi ve disiplini tüm topluma yerleştirmek olduğu için, herkes mutlak bir ast üst ilişkisine ve disiplin kurallarına tabi olacak, yani itaat edecek şekilde eğitiliyordu. Aynı zamanda bu kamplarda ideolojik eğitim de veriliyordu. Gençler ırkçı ideolojinin tezlerini öğrenerek, Marksizm, komünizm ve Yahudi düşmanlığı temelli bir eğitim alıyorlardı."
Yordam Kitap
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hitler ırk devletinin en önemli görevlerden birinin gençliği eğitmek olduğunu söylüyordu. Kavgam'da bu konuya dair yazdıklarından birkaç satır okuyayım sana Ali: Irkçı devlet, gençliğin kalbine ırk duygusunu, ırk ruhunu soktuğu zaman, eğitme ve terbiye etme hususunda, asıl hedefe ulaşmış demektir. Kan saflığının ne olduğunu ve bunun bir zorunluluk olduğunu tam olarak anlamadan, erkek veya kız tek bir öğrenci okuldan çıkmamalıdır. Böylece ilk önemli şart yerine getirilmiş olur: Milletimizin temeli olan ırkın korunması şartı ki, bununla da daha sonra medeniyetin gelişmesi sağlanmış olacaktır. Naziler bu hedef doğrultusunda bütün gençliği doğrudan Hitler'e bağlayan bir te.şkilatlanma kurdular ve adını da Hitler Jugend, yani Hitler Gençliği koydular. 1933'te Naziler iktidara geldiğinde partinin gençlik örgütünün üye sayısı 100 binin biraz üzerindeydi. 1936'da gençlikle ilgili bir yasa çıkartıldı ve "Reich sınırları içindeki bütün Alman gençliği Hitler Gençliği'nde örgütlenmiştir" denildi.
Yordam Kitap
Hitler Nazi devletinde hiçbir şekilde greve izin verilmeyeceğini de söylemişti Kavgam'da. Nazi devleti sermayenin ve işçi sınıfının birbiriyle mücadele ederek üretimi azaltmasına ve topluma zarar vermesine izin vermeyecekti. Patron ve işçi birbiriyle ücret mücadelesi yapmamalı, bu meseleyi toplumun ve devletin yararına olacak şekilde ve ortaklaşa olarak çözmeliydi. Nazilerin iktidara geldikleri ilk günlerde korporatizm adına kimi sözler edildi, hatta Hitler korporatif kuruluşun yasal çerçevesini çizecek bir yasal düzenleme yapılacağını açıkladı ve yeni "korporatif devlet"in statüsünü belirlemek için bir komisyon bile kuruldu ama Alman sanayisi tüm bu gelişmelere anında çok sert bir tepki verdi. Hitler büyük sermaye ile uzlaşmak zorunda olduğunu biliyordu ama parti içerisinden gelen taleplere de bir şekilde yanıt vermek zorundaydı.
Yordam Kitap
Halkı nasıl manipüle ettiler?
Dopolovaro'nun Alman versiyonu şekillendi ve bu versiyonun adı "Kraft durch freude"ydi, yani "eğlence yoluyla güç" ya da "neşeyle gelen güç." Bu kapsamda işçilere ucuz tatil imkanları sağlanıyor, Alman halkı Prora Adası'na inşa edilen devasa bir tatil köyünde kitlesel bir şekilde tatil yapıyordu. 1500 kişilik devasa bir gemi inşa edilmiş ve 60 bin Alman'ın bu gemiyle seyahate çıkması sağlanmıştı. Ancak aslına bakıldığında tüm bu tatiller ve seyahatler, kitleleri Nazizme bağlamanın, onlara bir Nazi kimliği kazandırmanın araçlarından başka bir şey değildi. Tatiller ve seyahatler boyunca insanlara politik ve teorik eğitim veriliyor, Nazi propaganda filmleri izletiliyor ve Hitler'in konuşmaları dinletiliyordu. Tatil kampları ve seyahatlerin dışında işçilere tiyatrolardan ücretsiz bir şekilde yararlanma, spor kulüplerine ücretsiz olarak üye olma, birahanelerde ucuz bira içme imkanları sunuluyordu. Volkswagen de, yani herkesin kesesine uygun bir araba yapma projesi de yine bu kapsamda ortaya çıkmıştı. "Vosvos" sayesinde her işçi artık araba sahibi olabilecekti.
Yordam Kitap
Araştırma-İnceleme
Hitler'in iktidara gelmesinin üzerinden yaklaşık bir buçuk ay geçmişken, 20 Şubat 1933'te Alman büyük sermaye çevreleri ile Naziler arasında Hitler'in de katıldığı gizli bir toplantı yapılmıştı. Toplantıya katılan 24 şirketten bazılarının isimleri sana tanıdık gelecektir: Opel, Bayer, Siemens, Telefunken... Hitler'in yanında ise Göring ve Merkez Bankası başkanı vardı ve bu toplantıda Naziler sanayicilere "huzurlu bir gelecek, silahlanma ve gelecek on yıl, hatta yüz yıl içinde seçim yapılmayacağı" vaadinde bulundular. Ayrıca sendikalar ve komünistler yok edilecek, her patron kendi fabrikasının führeri olacaktı. Toplantının sonunda Naziler Alman sanayicilere "pamuk eller cebe" dediler ve Nazi Partisi için 3 milyon marklık bir bağış koparmayı başardılar. Çok geçmeden de vaatlerini yerine getirmek için harekete geçtiler.
Yordam Kitap - Dopolavoro ve korporasyonların Nazi Almanya'sındaki uygulaması.