herkes bir gün eve döner. ama benim yolum hep bir duvarda son buluyor. sırtımı yasladığım yerin ağırlığı, beni taşıyacağına üzerime çöküyor. "sevgisizlikten mi böyle oldun?" diye sorsalar, hayır derim. çünkü ben, en büyük yaralarımı sevilirken aldım. şimdi nasıl anlatırım? insanlar sevgiyi sığınak yaparken, benim neden ondan kaçtığımı nasıl anlatırım?
kimsenin bilmediği bir sır gibi taşıyorum bunu. çünkü sevgiyle yaralanmış biri, sevgisizliğin dilini konuşamaz. belki de benim hikâyem budur: sırtımı dayayacak bir duvar bulsam da, o duvarın beni sarmadığı bir hikâye.