o gün öğrendiklerimle kaldım. bir daha hayata eskisi gibi bakamadım. ama keşke mesele sadece bakamamak olsaydı. o gün, hayatta kalmak için her gün yuttuğum nefes bile bana fazla geldi. göğsüm daraldı, ruhum ezildi, ve içimde ne varsa tek tek çöktü. hiçbir şey aynı olmadı. insanların yüzleri yabancılaştı. sanki bir uçurumun kenarındaydım, ama düşmek yerine kenarda yaşamaya mahkum edildim. eskiden masumiyet vardı gözlerimde, şimdi ise sadece boşluk. bazen bir aynaya bakıyorum ve kendi yüzümü tanıyamıyorum. o gün benden ne varsa çaldılar. ve en kötüsü, hala burada olmaya devam ediyorum. öğrendiklerimle, sustuklarımla ve kaybettiklerimle. sanki hayata dair son damla umudum da o gün kırılıp döküldü. şimdi avuçlarımda hiçbir şey yok. ve yine de, ellerim neden hala bu kadar ağır?
"tütünümü, anahtarımı aldım, tam evden çıkıyorum, bir şeyin eksik olduğunu, eksik olanmn ruhum olduğunu farkettim. önemsemedim. yol, bana uygun bir ruh önerebilirdi."